2018 Nobel Edebiyat Ödülü Feminist Yazar Olga Tokarczuk’a

Polonyalı feminist yazar Olga Tokarczuk, “sınırlar arası geçişleri bir yaşam biçimi olarak ansiklopedik bir tutkuyla temsil eden anlatısal hayal gücü” nedeniyle 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu.

Fotoğraf: Polityka.pl

2018 Nobel Edebiyat ödülünün verilmesi, Akademi üyesi Katarina Frostenson’un eşi Jean-Claude Arnault hakkındaki cinsel saldırı iddiaları nedeniyle ertelenmişti. Arnault yargılanmış ve tecavüzden suçlu bulunarak iki yıl hapse mahkum edilmişti.

Akademi üyesi Frostenson’un da istifasına yol açan skandalın yankıları sürerken Nobel ödülü alanların isimlerinin sızdırılması ve Akademi üyeleriyle ilgili çıkar çatışmaları iddiaları da gündeme gelmişti.

Bütün bunlar ödül komitesinin ifadesiyle, “Kamuoyunun Akademi’ye güvenini sarstı” ve bu nedenle ödülün verilmesi bir yıl ertelendi.

“Zeka ve incelik dolu”

Dün, 2018 Nobel Edebiyat ödülüne layık görüldüğü açıklanan  57 yaşındaki Polonyalı Olga Tokarczuk, doğa ile kültür, akıl ile delilik, erillik ve dişilik, yurt ve yabancılık gibi karşıtlıkları ve aralarındaki geçişkenlikleri ele alan hikayeleriyle ön plana çıkan bir yazar.

Akademi, Tokarczuk’un ödüle, “sınırlar arası geçişleri bir yaşam biçimi olarak ansiklopedik bir tutkuyla temsil eden anlatısal hayal gücü” nedeniyle layık görüldüğünü ifade etti.

Ödül komitesi Tokarczuk’un bilhassa “Jacob’un Kitapları” adlı 18. yüzyıl Avrupa’sında geçen epik romanından çok etkilendiğini belirtiyor.

En büyük çağdaş kadın yazarlardan biri

İlk romanını 1993 yılında yayınlayan yazar 1962 Sulechov doğumlu. Edebiyat dünyasına girmeden önce psikololog olarak çalışmış ve Carl Jung üzerine çalışmaları var.

Kendisini feminist ve vejetaryen olarak tanımlayan, Polonya Yeşiller Partisi üyesi ve halen iktidardaki sağcı Polonya hükümetinin açık muhaliflerinden olan Tokaczuk, eleştirmenler arasında en büyük çağdaş kadın yazarlardan biri olarak değerlendiriliyor.

2018 Man Booker Ödülü’nün de sahibi 

“Bieguni” adlı romanıyla 2018’de prestijli edebiyat ödülü Uluslararası Man Booker’ın sahibi olan Tokarczuk, Uluslararası Man Booker jürisinin başkanı Lisa Appignanesi tarafından “muhteşem bir mizah duygusuna, hayal gücüne ve kendine güvenen, capcanlı bir üsluba sahip ” bir yazar olarak nitelenmişti.

Orijinali 2007 yılında basılan roman, Türkçede 2016’da Alabanda Yayınları etiketiyle ‘Koşucular’ adıyla okuruyla buluştu.

Neşe Taluy Yücel’in Türkçeleştirdiği kitabın tanıtım bülteninde şu ifadelere yer veriliyor:

“Koşucular, kötülüklerin dünyanın içine işlediğine inanıyorlardı. İnsan bir yerde durup kalırsa, işte o vakit kötülüğün gücünün en yüksek seviyeye erişeceğini düşünüyorlardı. Kötülükten korunmanın tek yolu, yolculuk yapmak, hareket etmektir. Peki, çağdaş ‘koşucular’ kimdir? Aramızda bunlardan kaç kişi kaldı?”

Yazarın 2009 yılında yayımladığı, türü eko-gerilim olan “Prowadź swój pług przez kości umarłychise Tokarczuk’un dünya çapında bilinirliğinin daha da artmasını sağladı. Roman, ormanda yaşayan bir toplulukta, insanların ve hayvanların cinayetlerini araştıran yaşlı bir kadının, güç, para ve ataerkilliğin ittifakıyla yüzleşmesini konu alıyor. (2020’de Timaş Yayınları tarafından Türkçe yayımlanacak.)

Kitap, geçtiğimiz yıl Pokot (Spoor) adıyla sinemaya uyarlanmış, 2018 yılında Yabancı Dildeki En İyi Film Oskar ödülüne aday olmuştu.

Tokarczuk’un çok sevilen romanları arasında Türkçeye de çevrilen “Çok Eskiler ve Diğer Zamanlar”, “Gündüzün Evi Gecenin Evi” “Aç Gözünü Yaşamıyorsun” ve “Son Öyküler” bulunuyor.

Kaynak: Guardian, BBC

avatar
  Kaydol  
Bildir
11 Ekim 2019