“2019 Toprağın Kadınları” Türkiye Birincisi: Ebru Baybara Demir

Yves Rocher Vakfı tarafından yürütülen Toprağın Kadınları Yarışması’nın 2019 yılı Türkiye birincisi Mardinli Ebru Baybara Demir ile tanışın.

Mutfak Magazin

2001 yılında Yves Rocher Vakfı tarafından başlatılan “Toprağın Kadınları Projesi” kapsamında dağıtılan “Toprağın Kadınları Ödülleri” bugüne kadar 50 ülkede 400 kadına verildi. Ödülün bu yılki Türkiye birincisi Ebru Baybara Demir oldu.

Mardinli bir ailenin kızı olan Ebru Baybara Demir, İstanbul’da Turizm okudu. Demir, 20 yıl önce Mardin’de gezdirdiği bir alman turist grubunun, şehrin tek restoranındaki yemekleri beğenmemesi üzerine, grubu evine götürerek, annesi ve mahalledeki kadınlarının hazırladığı yemeklerle ağırladı.

Mardin’in ilk turistik işletmesini kurdu

artukluhaber.net

Daha sonra o kadınlarla bir araya gelip şehrin ilk turistik işletmesi olan “Cercis Murat Konağı”nı kurdu. Şehrin hala 1 saat ötesinde savaşın yaşandığı, bölgenin tek şef işletmesi olan Cercis Murat Konağı, birçok kadın için umut oldu.

Mutfağında geleneksel yemekleri pişirmeleri için kadınlara yer veren 3 çocuk annesi Demir, ilk olarak yüzünü toprağa dönerek toprakta olan biteni anlamaya çalıştı. Toprakta aşırı kimyasal kullanılmasından dolayı sağlıklı ürün üretilmemesi, çiftçinin para kazanamadığından tarımı bırakması, kibrit tohum kullanımından kaynaklı daha çok su, enerji kullanılması ve bu durumun da kuraklığa neden olması Demir’i yeni çözümler bulmaya itti.

Kadın mühendislerden oluşan ekiple yerel tohum arayışına girişti

Fullantalya.com

Bu sorunlara çözüm arayan Demir, kadın mühendislerden oluşan bir ekip kurdu. Demir’in kurduğu bu ekip, yaptığı saha çalışmalarında envanterdeki en eski yerel tohumlardan 5 tanesine ulaştı. Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü’nün desteği ile birlikte bir proje başlatan Demir, 70 kadın ile beraber 1650 kilo buğdayı 102 dönüm araziye ekti ve geçtiğimiz hasatta 22 ton buğday elde etti.

“Kadın tarım işçilerinin yalnızca yüzde 1’inin sosyal güvenlik kaydı var”

Türkiye’de 6 milyon tarım işçisinin yüzde 50’sinin kadın olduğunu belirten Demir, bu kadınların yalnızca yüzde 1’lik kısmının sosyal güvenlik sistemine kaydı olduğunun altını çiziyor. Bu projeyle 70 kadının tamamının sosyal güvenlik kaydının yapıldığını ve devletten düzenli maaş almalarını sağladıklarını ifade eden Demir, özellikle Suriyeli mülteci kadınların rahat yaşayabilmeleri ve bu işi sürdürülebilir hale getirmeleri için çalışma izinlerini aldıklarını belirtti.

“Suriyeli mülteci kadınların geleneksel tarım bilgileri projede yol gösterdi”

800 bin nüfusa sahip Mardin’de 2011 yılında yaşanan mülteci kriziyle birlikte 100 bin kadar da mülteci yaşadığının altını çizen Demir, Suriyeli mülteci kadınların geleneksel tarım bilgilerinin bu projede kendilerine yol gösterdiğini aktardı. Bu sayede toprağı kimyasaldan temizlemeyi öğrenen, Birleşmiş Milletler’in açıklamış olduğu iklim raporunda belirtildiği üzere, dünyada karbondioksit salınımını azaltmanın en etkili yolunun doğru tarım yapmaktan geçtiğine inanan Demir, bu projeyle bunun bir modelini oluşturduklarını belirtiyor.

Son Dakika Türk

Şu an projede 27 kadın mühendis, 310 kadın tarım işçisisin hepsinin sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olduğunu ve kooperatifleştiklerini belirten Demir proje ile amaçladıkları şeyi şu şekilde ifade ediyor: “Eğitim ve gelir düzeyi düşük bu insanların, bildikleri en iyi işten başlayarak onların kimliklerine uygun bir ekonomi yaratarak, bunu sürdürülebilir kılmak.”

“Üretim amacımız, bir marka yaratmak değil, Türkiye’nin tohum deposunu oluşturmak”

20 ton buğdayı, 650 dönüm araziye ektiklerini ifade eden Demir, üretim amacını şu sözlerle ifade ediyor: “Üretim amacımız, bir marka yaratmak değil, Türkiye’nin tohum deposunu oluşturmak, örnek bir model çalışmak ve iklim değişikliğine, kuraklığa karşı susuz tarıma geçerek bir model oluşturmak. Tarım girdi maliyetlerini düşürerek, nasıl tarım yapılacağını ve toprağı iyileştirerek, sağlıklı gıdaya nasıl ulaştırılabileceği konusunda buradaki çiftçileri eğiterek tarıma geri dönmelerini sağlamak kısa vadede hedefimiz. Özellikle mülteci konusu, toprağı iyileştirme, yerel tohumların korunması ve sağlıklı gıdaya ulaşılma konusunda nasıl ekosistem yarattığımızı dünyaya bir model olarak sunmak bizim uzun vadede hedefimiz. Toprağa saygılı, doğaya saygılı, gıdaya saygılı ve özellikle iklim değişikliği ile birlikte gün geçtikçe azalan su kaynaklarına saygılı bir tarımı dünyaya, bir model olarak gösterebilmek.”

Kaynak: Youtube, Ebru Baybara Demir

avatar
  Kaydol  
Bildir
4 Kasım 2019