Annelik Kariyeri: İngiltere’de Kadınlar Doğumdan Sonra İşe Dönmüyor

Akademisyen Shani Orgad, İngiltere’de, kariyer sahibi kadınların çocuk sahibi olduktan işe geri dönmesinin nedenlerini araştırdığı yeni kitabı “Heading Home”da, “kariyer başarısı, annelik ve kadınlık” dengesinin değer görüldüğü kültürel bir ortamda, kadınların bu mitle baş etme yöntemlerini anlatıyor.

İngiltere’de medya ve hükümet kadınların güçlenmesini savunuyor. Kadınların  her şeye sahip olabileceğini ileri süren kültürel bir ortamda, neden başarılı profesyonel kadınlar – avukatlar, finans yöneticileri, öğretmenler, mühendisler ve diğerleri – çocuk sahibi olduktan sonra işe geri dönmüyorlar? Kararları hakkında ne hissediyorlar ve hikayeleri çağdaş toplum hakkında bize ne söylüyor?

Akademisyen Shani Orgad, yeni kitabı “Heading Home”da (Eve Dönmek), cinsiyet eşitliği vaadi ile kadınların devam eden eşitsizlik deneyimleri arasındaki keskin farkı ortaya koyuyor.

Orgad, eşleri yüksek pozisyonlardaki işlerinde çalışmaya devam ederken, çocuklarına bakmak için işlerini bırakan eğitimli Londralı kadınlarla yaptığı görüşmeler ışığında bu kitabı yazmış. Cinsiyet eşitsizliğine neden olan yapısal güçleri tespit etmelerine rağmen, bu kadınlar, bireysel başarıya kıymet biçilen kültürel ideallerin dışında karar veriyorlar.

Orgad’ın merak ettiği konu ise, kadınların hem anneliğin hem de iş hayatının başarılı bir şekilde birleştirilmesini destekleyen bir kültürel ve siyasi ortamda, anne olduktan sonra neden böyle bir seçim yaptıkları.

Orgad, bu hikayeleri medyadaki kadınların ve aile kurumunun tasvirleriyle yan yana koyuyor ve kadınların, -eşitlikçi bir ilişkide iş ve evlilik dengesinin kurulması fantezilerine aykırı hareket etseler bile- bu ideallere göre kendilerini değerlendirmeye ve yargılamaya devam ettiklerini anlatıyor. Bu kadınlar, medyanın pompaladığı  “kariyer başarısı, annelik ve kadınlık” dengesini kuramadıkları için kendilerini bir yandan da başarısız hissediyor.

İşe geri dönmeyen anneler, kendilerini ailenin CEO’su olarak atadıkları yeni rollerinde, iş kadını olarak sahip oldukları bilgi ve becerileri, ‘tamamen anne olmaya dayanan bir kimlik’ benimsemeye kanalize ediyorlar.

Yazar, günümüzün kültürel kodlarına göre, bencil olmayan bir ev kadını olmanın popüler olmasa da eğitimli, güçlü ve bağımsız annelerin değer görüldüğünü ifade ediyor. Orgad, ev işlerinin kadın ve erkek arasında eşit bölünmesiyle sonuçlanan bu “eşitlikçi” hikayenin, anneliğin  ev ve iş arasındaki cinsiyetçi bölünmenin daha da derinleştirdiği görüşünde.

Orgad’ın analizi, bu “eşitlikçi hikaye”nin, eşit ortaklığa dayanan “aile efsanesini” sürdürmekte olduğunu, ev ve iş arasındaki cinsiyetçi bölünmeden kaynaklanan zor duygularla baş etme yönteminden ibaret bir hale geldiğini ortaya koyuyor.

‘Ayrıcalıklı’ orta sınıf annelerin deneyimlerine odaklanan yazar, bu tercihini şöyle açıklıyor: “Baskının ayrıcalığın olduğu yerde de yaşanabilir, seçim yapabilmekle eşitsizlik birbirini dışlayan şeyler değildir.”

“Heading Home”, kadınları, duygularını ve davranışlarını değiştirmeye çağırmak yerine, isteklerini, hayal kırıklıklarını ve öfkelerini susturmamamız ve güçlendirmemiz gerektiğini ve hem işte hem de evde uzun vadede eşitliği sağlayacak olan sosyal altyapıyı talep etmemiz gerektiğini savunuyor. Londra’daki kadınların hayatlarının ötesine geçen ‘ortak’ bir deneyime ses vererek, ailesi için kariyerinden vazgeçen kadınların hikayesini anlatıyor.

avatar
  Kaydol  
Bildir
10 Mayıs 2019