BM Çevre Birimi’nin Yeni Başkanı Andersen: “Gelecek için Umutluyum”

Birleşmiş Milletler Çevre Birimi’nin yeni başkanı Inger Andersen, dünyanın dört bir yanında gençlerin liderlik ettiği iklim protestoları sayesinde rüzgarın yön değiştirdiğini, önümüzdeki dönemde birçok  devlet ve şirketin temiz enerjiye geçiş sağlayacağını söylüyor.

BM Çevre Birimi’nin eski başkanı Erik Solheim, bir denetim sırasında kurum içi kurallara aykırı bir şekilde resmi seyahatlerde büyük miktarda para harcadığını tespit etmesi üzerine Kasım ayında aniden istifa etti. Daha önce dünyanın en büyük yeşil ağı olan Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’ne başkanlık eden Danimarkalı ekonomist Inger Andersen Haziran ayında Solheim’in yerine göreve geldi.

Andersen, göreve gelir gelmez, yeni projeler ve aksiyon planları için kolları sıvadı. Solheim skandalının ötesine geçip acilen iklim krizini çözme vaktinin geldiğini ifade eden Andersen: “İklim eylemini konuşmamız gerek. Biyolojik çeşitliliği konuşmamız gerek,” diyor.

Küresel ısınma, 2015 Paris iklim anlaşmasında belirlenen 1,5 santigrat derece (2.7 F)  sınırını aşmak üzere. Geçen yıl yayınlanan bir ABD bilim raporuna göre bu durum sel, kuraklık ve diğer hava felaketleri riskini artırıyor. Mayıs ayında yayımlanan bir başka çalışma, bir milyona yakın hayvan ve bitki türünün, insanların ekonomik büyümenin peşinden gitmesi sebebiyle yok olma tehlikesi altında olduğu konusunda uyardı.

Andersen, gelecek için umutlu. Şirketlerin iklim değişikliğinin büyük oranda sorumlusu olan kirli yakıtlardan uzaklaştıklarını, birçok ülkenin önümüzdeki dönemde ısınmayı artıracak faaliyetlerde bulunmayacaklarını taahhüt ettiğini ifade ediyor.

Andersen’e göre, şirketler, dünyanın dört bir yanında gençlerin iklim protestolarını rüzgarın yön değiştirdiğine dair güçlü bir gösterge olarak aldığını söylüyor. Gençlerin, devletleri iklim değişikliği ile mücadele konusunda daha net adımlar atmaya teşvik ettiğinin de altını çiziyor: “Bu hareket, ülkelerde iklim eylemi “aciliyetini” gündeme getirmek isteyen liderler için de çok etkili oldu.”

“Kimseyi geride bırakmamalıyız”

Andersen ayrıca küresel ekonomide odağın kömür gibi karbon yoğun enerjilerden, güneş gibi yenilenebilir kaynaklara kaymasıyla işsiz kalması beklenen işçilere de dikkat çekiyor: “Kimseyi geride bırakmadığımızdan ve bunun gerçekten adil bir geçiş olduğundan emin olmalıyız.”

Özellikle zengin ülkeler, fosil yakıtlardan uzaklaşarak temiz enerjiye geçiş yapıyor. Birçoğu kömürle çalışan elektrik santrallerini kapatma sürecinde ve bu santrallerden çalışan birçok kişi işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya.

Örneğin Almanya’da, yenilenebilir enerji kaynakları geçen yıl ilk kez kömürü geçerek enerji üretiminin yüzde 40’ından fazlasını oluşturdu. Dünyadaki her on kömür santralinden dördü artık kâr getirmiyor.

Kaynak: Reuters

avatar
  Kaydol  
Bildir
3 Temmuz 2019