BM Kadın Birimi’nden Yeni Rapor: “Değişen Dünyada Aileler”

BM Kadın Birimi, aile içinde cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik, “aile dostu politika gündemine dair önerilerde bulunduğu, “Değişen Dünyada Aileler” başlıklı bir rapor yayınladı.

Dünyanın dört bir yanındaki aileler bugün farklı görünüyor, hissediyor ve yaşıyor. Aileler, kadınların ve kız çocuklarının haklarını elde etmelerinde çok etkili olabileceği gibi, engel de oluşturabilirler.

Aileler, sevgi ve şefkat alanlarıdır ancak çoğu zaman kadınların ve kızların haklarının ihlal edildiği, seslerinin boğulduğu ve cinsiyet eşitsizliğinin hüküm sürdüğü yerlerdir. Günümüzün değişen dünyasında yasalar ve politikalar aile yaşantısının gerçekliğine dayanmalıdır.

BM Kadın Birimi’nin “Dünyadaki Kadınların Gelişimi 2019-2020: Değişen Dünyada Aileler” başlıklı raporu, bugün ailelerin gerçekliğini ekonomik, demografik, politik ve sosyal dönüşüm bağlamında değerlendiriyor.

Raporda küresel, bölgesel ve ulusal veriler yer alıyor. Aynı zamanda aile yasaları, istihdam, ücretsiz bakım çalışması, kadına yönelik şiddet ve  göç gibi temel sorunlar analiz ediliyor.

“Hukukta kadınlara yönelik negatif ayrımcılığın azalması konusunda büyük ilerlemeler görüyoruz ancak beklendiği üzere aile yasalarındaki değişim oldukça yavaş,” diyen BM Kadın Birimi Genel Direktörü Phumzile Mlambo-Ngcuka, şöyle devam ediyor:  “Aile içi şiddetin şaşırtıcı derecede yaygınlaştığını gösteren istatistikler, kadınlar için en tehlikeli yerlerden birinin evleri olduğunu gösteriyor.”

Raporda, ailelerde cinsiyet eşitliğini ilerletmek için  aile dostu politika gündemi önerileri yer alıyor. Rapordaki maliyet analizine göre, bu gündemi sağlayacak politika paketi çoğu ülke için uygun maliyetli. Rapor, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmanın ailelerde cinsiyet eşitliğini desteklemeye bağlı olduğunu ortaya koyuyor.

Raporda öne çıkan noktalar:

  • Kadınların kazanımlarının daha sürdürülebilir olduğu gelişmiş ülkelerde bile, erkek bir partnerle yaşayanlar, genellikle aile gelirinin yarısından daha azına katkıda bulunuyor.
  • Örneğin, gelir koruması olmayan bekar anneler, iki ebeveynli ailelere kıyasla çok daha yüksek bir yoksulluk riski ile karşı karşıya.
  • Genel olarak, kadınların ekonomik kaynaklara erişimi iyileşmiş olsa da, ücretsiz bakım hizmetlerinin dağılımı eşitsizliğini koruyor. Erkeklerle karşılaştırıldığında, kadınlar ailelerinin ücretsiz bakım ve ev işlerinin üç katını yapıyorlar.
  • Aileler birlikte göç ettiklerinde – tabii bu her zaman mümkün değil – sosyal koruma ve kamu hizmetlerine eşit erişime sahip olmuyorlar, özellikle de düzensiz statülü göçmenler söz konusu olduğunda.
  • Aile içi şiddet sıklıkla ölümle sonuçlanıyor. 2017’de, kasıtlı cinayet kurbanlarının tahminen yüzde 58’i kendi ailesinin bir üyesi tarafından öldürüldü.

Aile dostu politika önerileri

  • Ayrımcılık karşıtlığı, çeşitlilik ve eşitliğe dayanan aile yasaları yürürlüğe koymak.
  • Aileleri ve toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek için yüksek kaliteli ve erişilebilir kamu hizmetleri sağlamak.
  • Kadınların yeterli ve bağımsız bir gelir kaynağına ulaşmalarını sağlamak.
  • Aileleri bakım, zaman, para ve hizmet sağlayarak desteklemek.
  • Aile içi kadına yönelik şiddeti önlemek için mekanizmalar, yasalar, politikalar geliştirmek.
  • Göçmen aileleri ve kadın haklarını destekleyen politika ve düzenlemeler geliştirmek.
  • Ailelere ve hane içine yönelik cinsiyete duyarlı veri tabanları oluşturmak.
  • Aile dostu politikalar için kaynak geliştirmek.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: UNWomen

avatar
  Kaydol  
Bildir
27 Haziran 2019