Cinsiyet Dengeli Liderlik: Kriz Zamanlarında Finansal İstikrar

IMF Genel Müdür Yardımcısı Antoinette Sayeh, Women’s World Banking forumunda yaptığı konuşmada cinsiyet dengeli liderlik üzerine konuştu: “Kriz zamanlarında toplumsal cinsiyet dengeli liderlik, sadece çeşitli karar alma süreçleri açısından değil, aynı zamanda kadınları orantısız bir şekilde etkileyebilecek önlemlerden kaçınmak için daha da önemlidir.”

Antoinette Sayeh

Kadınları güçlendirmek ekonomik istikrarı sağlamak, büyümeyi teşvik etmek ve gerçekten de tüm ekonomileri dönüştürmek için kesinlikle çok önemlidir. Ve bu IMF’nin görevlerinin merkezinde yer alıyor. Bu yüzden bir kurum olarak bu konuya odaklanıyoruz.

Hepiniz, hem fırsatlar hem de sonuçlarla ilgili olarak, cinsiyet farklılıklarının tüm dünyada çok önemli olduğunu biliyorsunuz. Eğitim, sağlık ve finansal hizmetlere erişimde yasal kısıtlamalar veya engeller sebebiyle kadınlar küresel ekonomiye tam olarak katılmıyorlar.

Ve kadınlar pandeminin neden olduğu ekonomik krizin yükünü taşıyorlar. Amerika’da, işgücünün yarısından azını oluşturmasına rağmen, Nisan ayında işi kaybedenlerin yüzde 55’ini oluşturdular. İngiltere merkezli bir düşünce kuruluşu olan Mali Araştırmalar Enstitüsü’ne göre, İngiltere’de karantina sırasında annelerini işlerini kaybetme veya işlerini bırakma olasılıkları erkeklerin bir buçuk katı.

Ekonomik açıdan bakıldığında, bu kaybedilmiş bir fırsattır. IMF çalışmaları, kadınların işgücüne katılımının çok düşük olduğu ülkelerde cinsiyet farkının kapatılmasının GSYİH’yı ortalama yüzde 35 oranında artırabileceğini gösteriyor. Buradaki ekonomik fırsat çok açık.

Bugün cinsiyet dengeli liderlik üzerine odaklanmak istiyorum. Finans sektöründeki kurullarda cinsiyet çeşitliliğinin artmasının daha güçlü finansal sonuçlar doğurduğunu, daha az risk ve esneklik ile ilişkili olduğunu biliyoruz.

Kanıtlar ayrıca, kurullarda cinsiyet çeşitliliğinin artmasının daha fazla banka istikrarı, daha az çatışma ve daha fazla şeffaflık ve etik odağı ile ilişkili olduğunu göstermektedir.

Aslında, bir firmanın üst yönetimine veya yönetim kuruluna sadece bir kadın daha eklemek 8 ile 13 baz puan daha fazla ekonomik getiri ile ilişkilendirilir. Yine de, dünya genelinde, kadınlar bankalarda ve banka denetim kuruluşlarında yönetim kurulu koltuklarının yüzde 20’sinden daha azına sahipler ve banka CEO’larının yüzde 2’sinden daha azını oluşturuyorlar. OECD ülkelerinde bile yönetim kurulu üyelerinin sadece yüzde 22’si kadındır – gelişmekte olan ülkelerde bu rakamlar çok daha düşüktür.

Kriz zamanlarında – şu anda içinde olduğumuz gibi – toplumsal cinsiyet dengeli liderlik, sadece çeşitli karar alma süreçleri açısından değil, aynı zamanda kadınları orantısız bir şekilde etkileyebilecek önlemlerden kaçınmak için daha da önemlidir. Bu nedenle, kadınların finans liderleri olarak rolünü ciddi bir şekilde incelememiz gerekiyor.

Ancak IMF olarak sadece buradaki ülkelere vaaz vermekle kalmıyor, aynı zamanda kendi içimizde de diyalog halindeyiz. Halen, üst düzey yöneticilerin yüzde 30’u ve bölüm müdürlerinin yüzde 28’i kadındır. IMF İcra Kurulu da 2016 yılında, Yönetim Kurulu’na işe alım için gelecekteki kadın aday havuzunu artırma stratejisini kabul etti. Tabii ki, çok daha fazlasını yapmaya devam etmeliyiz.

Bu nedenle, bugünkü tartışmamızın, sonuçta değişiklik yapmak için gereken bazı somut fikirlerin ve uygulanabilir adımların ortaya konmasına yardımcı olacağını umuyorum.

Kapatmadan önce panelistlerimize bu tartışmaya katıldıkları için şimdiden teşekkür ederim. Bu önemli forumu düzenledikleri için Para ve Sermaye Piyasaları Bölümümüze ve Kadın Dünya Bankacılığı’na da teşekkür ediyorum.

Orijinali imf.org’da yer alan makale EAK Platformu tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir.

avatar
  Kaydol  
Bildir
18 Haziran 2020