Değişimin Kaldıraçları Olarak Kadınlar

Foreign Policy Analytics’in yayınladığı “Değişimin Kaldıraçları Olarak Kadınlar Raporu” erkek egemen endüstrilerde mevcut cinsiyet eşitsizliklerine ışık tutmanın yanı sıra kadınların pozitif değişime nasıl öncü olduğu ve olabileceğini ortaya koyuyor.

Bugün, bazı köklü endüstriler, küresel ekonomide rekabeti koruyabilmek için gitgide daha çok yenilik ve değişim yaratma baskısı ile karşı karşıya. Bu geleneksel erkek egemen endüstrilerde cinsiyet çeşitliliğinin arttırılması, değişimi kolaylaştırmak ve hızlandırmak için etkili bir araç olabilir.

FP Analytics, kadınların örgütsel ve endüstriyel değişime nasıl ön ayak olduklarına dair ciddi  bir bilgi eksikliği olduğu kabulüyle, erkek egemen ve çevre, sağlık ve sosyal etkileri geniş olan on dört köklü endüstriyi kapsayan küresel bir çalışma gerçekleştirdi.

Dünya genelinde halka açık 2.300’den fazla şirketin veri analizine ve kariyerlerinin farklı noktalarındaki 160’tan fazla kadınla derinlemesine birebir görüşme ve ankete dayanan “Değişimin Kaldıraçları Olarak Kadınlar Raporu”, bu sektörlerdeki mevcut cinsiyet eşitsizliklerine ışık tutmanın yanı sıra kadınların pozitif değişime nasıl öncü olduğunu ve olabileceğini, cinsiyet çeşitliliğini önleyen faktörleri ve bu faktörleri ortadan kaldırmak için başvurulabilecek iyi uygulamaları gösteriyor.

Raporda ön plana çıkan bulgular şöyle:

  • İncelenen on dört endüstri genelinde, ortalama olarak kadınlar dünya çapında halka açık şirketler tarafından işe alınan çalışanların yüzde 20’sinden biraz fazlasını temsil ediyor, üst yönetimin sadece yüzde 18’ini oluşturuyor ve yönetim kurulundaki koltukların sadece yüzde 13’üne sahipler.
  • Alkol ve tütün, kadın çalışan oranlarının en yüksek olduğu endüstriler ancak eşitlikten oldukça uzaktır. Bu arada inşaat malzemeleri, metal ve madencilik  endüstrilerindeki kadın temsiliyeti çok düşüktür.

  • Bu sektörlerde kadınların temsili yetersizdir ve hem yönetim kurullarında hem de üst yönetimde olmak üzere liderlik rollerinde temsil oranı daha da düşmektedir.
  • FPA’nın şirketler düzeyinde veri analizi, kadınların üst yönetimde temsiliyeti ile kurumsal kârlılık arasında ve kadınların yönetim kurullarında temsil edilmesi ile çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (ESG) konularının yönetimine ilişkin kurumsal performans arasında pozitif bir ilişki tespit etti.
  • Ayrıca yönetici pozisyonlarında daha fazla kadın olması ile daha yüksek kârlılıkla ilişkili olduğunu ortaya koyuldu. Buna göre, kadınla şirketlerin yeni gelir kaynaklarına yönlendiriyor, yeniliği teşvik ediyor ve paydaş güveni oluşturmak için şeffaflığı artırıyorlar.
  • Üst yönetim kadrosunda kadınların daha fazla temsil edildiği şirketler, alt ortalama yüzde 47 daha karlı.
  • Yönetim kurullarında kadınların daha fazla temsil edildiği şirketler ortalama yüzde 32 daha şeffaf.
  • 2013’ten 2018’e kadar kurullarda cinsiyet çeşitliliğini artıran şirketler, enerji tüketiminde yüzde 60, sera gazı emisyonlarında yüzde 39 ve su kullanımında yüzde 46 azaltım sağlama yöneliminde.
  • Yönetim kurullarında kadınların daha fazla temsil edildiği şirketlerin sosyal sorumluluk performansları yüzde 74 oranında daha yüksek bir derecelendirmeye sahip.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

avatar
  Kaydol  
Bildir
27 Mart 2020