Kadınlar Niteliksiz İşlerde, Düşük Ücretle ve Uzun Saatler Çalıştırılıyor

DİSK-AR tarafından yapılan “Türkiye İşçi Sınıfının Görünümü” araştırmasına göre, her 4 kadından biri çalışma ortamında cinsiyet temelli ayrımcılığa uğruyor, kadınların aldıkları ücret erkeklere ödenen ücretlerin altında kalıyor.

Evrensel

2017 yılında DİSK-AR tarafından yapılan “Türkiye İşçi Sınıfının Görünümü” başlıklı alan araştırmasının sonuçları yayımlandı.

Türkiye’de OHAL’in sürdüğü 2017 yılı Eylül-Kasım aylarında 30 ilde yapılan araştırmaya 15 yaş üzeri 2 bin kişi katıldı. Katılımcıların yüzde 28,8’ini kadınlar, yüzde 71,2’sini ise erkekler oluşturdu. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları ile kanaat, tecrübe ve tutumlarını ele alan çalışmada, işçi kadınların eğitim ve medeni durumları ile çalışma ve aile biçimlerinin incelendiği “Ayrımcılık ve Toplumsal Cinsiyet” başlığı da yer aldı.

Aile modeli değişiyor

Rapora göre, Türkiye’deki işçi hanelerinde yalnızca erkeğin çalıştığı aile modeli önemli değişiklikler yaşadı. Geleneksel aile yapısında görülen “Eve ekmek getiren erkek” modelinin aksine bugün her iki ebeveynin de aileyi geçindirdiği “dual-earner” denilen aile modeline doğru bir dönüşüm yaşandı.

Yapılan araştırmada, katılımcı kadınların yüzde 20,2’si, katılımcı erkeklerin ise yüzde 42,2’si haneye kendilerinden başka birinin gelir getirmediğini belirtti. Ücrete dayalı çalışan işçi kadınların yüzde 76’sının annesi, hayatları boyunca bir işte çalışmadı. Anneleri de kendileri gibi ücretli düzenli işte çalışan işçi kadınların oranı ise yüzde 16 olarak tespit edildi.

Araştırmaya katılan işçilerin genel eğitim seviyesi ilköğretim/ortaokul mezunu düzeyinde olduğu göze çarparken, kadınların toplam lise, meslek yüksekokulu ve yüksekokul mezunu olma oranları erkeklerden yüksek. Kadınların yüzde 30’u ilköğretim/ortaokul mezunuyken, yüzde 21,6’sı genel lise, yüzde 2,6’sı mesleki ve teknik lise, yüzde 33,3’ü lisans veya ön lisans mezunu. Ancak kadınların yüzde 23’ü, yaptıkları işin vasıflarına uygun olmadığını düşünüyor. Bu oran erkeklerde ise yüzde 11 olarak görülüyor.

Kadınlar, iş yerlerinde uzun saatler çalıştırılıyor

Rapor, kadınların eğitim seviyeleri artmasına rağmen kadın emeğinin vasıflı işlerde değil, daha düşük ücretli ve niteliksiz işlerde yoğunlaştığını gösteriyor.

Kadınların çalışma hayatıyla ilgili sorunlarının başında düşük ücretler ve uzun çalışma saatleri bulunuyor. Araştırmaya göre, kadınların yüzde 64,5’i düşük ücret aldığını, yüzde 53,7’si çalışma saatlerinin uzun olduğunu düşünüyor.

Ayrıca “Her an işini kaybetme korkusuyla yaşayan” kadınların oranı, yüzde 41,3’ü buluyor.

Araştırmaya katılan kadınların yalnızca yüzde 17,2’si “Yaptığı işi seviyor”.

“Eşit işe eşit ücret” ilkesi yalnızca kağıt üzerinde, kadınlar erkeklerden daha az kazanıyor

Raporda, kadınlarla erkekler arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin de altı çiziliyor. Yaşanan bu ücret eşitsizliği, cinsiyete dayalı ayrımcılığı gözler önüne seriyor. Kadınların yüzde 22,6’sı bin 400 TL’nin altında ücretlerle çalıştırılırken erkeklerin yüzde 13,8’i bin 400 TL’den az ücret alıyor. 2 bin – 4 bin TL arasında ücretlerle çalışan kadınların oranı ise erkeklerden yüzde 7,9 daha düşük. Ayrıca kadınların yüzde 13,6’sı aynı iş ve pozisyon için ücret ve kazançlarda ayrımcılık yaşadığını düşünüyor. “Eşit işe eşit ücret” ilkesi yalnızca kağıt üzerinde kalırken, kadınlar erkeklerle aynı işleri yapmalarına karşın daha az kazanıyor.

Her dört işçi kadından biri cinsiyet temelli ayrımcılığa uğruyor

Rapora göre, her dört işçi kadından biri, çalışma hayatında cinsiyet temelli ayrımcılıkla karşı karşıya. Kadınların yüzde 13,7’si doğrudan cinsiyete dayalı ayrımcılık yaşadığını ifade ederken, yüzde 7’si medeni durumu nedeniyle, yüzde 4’ü çocuk sahibi oldukları için ve yüzde 2,7’si cinsel yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını belirtiyor.

Sendikaya bakış olumlu

Rapora göre, işçi kadınların sendikalara yönelik bakış açısı ve tutumu genellikle pozitif. Kadınların yüzde 3’ü sendikalara “çok olumlu”, yüzde 39’u “olumlu”, yüzde 30’u “ne olumlu ne olumsuz” bakıyor. Sendikalara yönelik kanaatleri “olumsuz” olan kadınların oranı yüzde 12, “çok olumsuz” olanların ise yüzde 5 olarak göze çarpıyor.

Sendikalara yönelik kanaatinin olumsuz olduğunu ifade eden kadınlar, bunun ağırlıkla “Sendikaların işçilerini temsil etme konusunda samimiyetsiz olmaları” ile gerekçelendiriyor. Kadınların yüzde 11’i ise sendika içi yolsuzluklara işaret ediyor.

Kaynak: Evrensel

avatar
  Kaydol  
Bildir
21 Ekim 2019