Dizilerin “Kadına Yönelik Şiddet” Karnesi

“Dizilerin Şiddet Karnesi” raporunu açıklayan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, “Kadına yönelik şiddet olmadan dizi yapılamayacakmış gibi anlayış var,” diyor.

Geçtiğimiz hafta, düzenlediği basın toplantısıyla “Dizilerin Şiddet Karnesi’ni açıklayan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, televizyon kanallarında ve internet ortamında yayınlanan dizilerde şiddet, silah, ölüm, kadını aşağılayan ifadelerin yer aldığını, bunlar olmadan dizi yapılamayacakmış gibi bir anlayış hakim olduğunu söyledi.

En çok izlenen diziler arasından rastgele seçim yapılarak ve belirlenen 8 yapımdan birer bölüm izlenerek hazırlanan raporda, toplam 23 sahnede kadına yönelik şiddet uygulandığı, bir dizinin yalnızca bir bölümünde 3 kez kadına yönelik şiddet sahnesi bulunduğu ifade ediliyor.

“Sanki silahın olmadığı bir sahne çekilmesi mümkün değil”

Diziler, kadına yönelik şiddet, kadının güçsüz gösterildiği, şiddet söylemenin olduğu, psikolojik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin desteklendiği, silah ve ölüm sahnelerinin olduğu başlıklar altında incelenmiş. Taşçıer raporun bulgularını şöyle detaylandırıyor:

“Bu sahnelerden 4’ü babanın kızına, diğerleri de erkeğin eşine, kadına yaptığı şiddet, işkence, tecavüz edilmeye çalışılması, sandalyeye bağlanması, kafasına zorla silah dayandığı sahneler. 30 sahnede genel şiddet bulunuyor. Bu sahnelerde boğma, tokat atma, sopalarla dayak atma, fare zehiriyle zehirleme, silahla vurulma ve işkence sahneleri mevcut. İzlenen 8 dizide 219 kez silah gözükmüş ve ateşlenmiş. Söz konusu sahnede her türlü silah var. Öyle bir hal almış ki sanki silahın olmadığı bir sahnenin çekilmesi mümkün değil. İzlenen 8 dizinin de ortak özelliği hepsinde silah sahnesinin bulunması.”

“Çocukların üzerindeki etkisi de düşünülmeli”

Dizilerde çok sayıda fiziksel şiddet sahnesinin yer aldığını belirten Taşcıer, 52 sahnede şiddet söylemi bulunurken, bunların 32’sinin ölüm tehdidi olduğunu söyüyor:  Ölüm tehdidinin toplumda yarattığı olumsuz durum, özellikle çocuklar üzerindeki etki de dikkatle düşünülmesi gereken bir durum.”

Taşcıer, sansürü asla kabul etmediklerini ancak bu dizilerin kontrol edilerek, toplum üzerinde özellikle gençler ve çocuklarda yaratacağı etki öngörülerek yayınlanması gerektiğinin de altını çiziyor: “Zira olumsuz etkileri maalesef toplumun şiddete olan duyarsızlığını artırıyor.”

2018’de 440 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, 317 kadına cinsel şiddet uygulandığını ifade eden Taşcıer, televizyon dizilerinin buna etkisinin açık olduğunu, bu nedenle “Dizilerin Şiddet Karnesi” isimli bir rapor hazırladıklarını ifade ediyor.

avatar
  Kaydol  
Bildir
21 Haziran 2019