Eğitimciler Flört Şiddetine Nasıl Müdahale Edebilir?

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği “Flört Şiddeti: Okul Odaklı Önlem ve Müdahalede Engeller, İhtiyaçlar, Çözüm Önerileri” başlıklı bir araştırma raporu yayımladı. Rapora göre, flört şiddeti okullarda çalışılması gereken yaygın bir sorun.

Görsel: Mor Çatı

Rapor, derneğin, liselerde görev yapan okul psikolojik danışmanlarının akran ve flört şiddetini önlemeye yönelik mesleki kapasitelerini geliştirmek amacıyla 2017-2018 eğitim döneminde gerçekleştirdiği eğitici eğitiminin bir çıktısı.

Dernek, okul psikolojik danışmanlarının, liselerde flört şiddeti vakalarıyla ilgili yaşantıları, flört şiddeti ile mücadelede ihtiyaçları, karşılaştıkları engeller ve mücadeleye ilişkin çözüm önerilerini belirlemeye yönelik ihtiyaç analizi yaptıktan sonra odak grup çalışmaları gibi çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi.

Sabancı Vakfı Hibe Programı tarafından desteklenen, “Ne Var Ne Yok?! Eğitici Eğitimi Projesi” adı verilen bu izleme-araştırma sürecinin sonunda da  bu rapor hazırlandı.

Flört şiddeti nedir?

Rapora göre, flört şiddeti, flört yaşantısındaki birçok şiddet türünü kapsayan şemsiye bir kavram ve çok farklı tanımlarla karşımıza çıkabiliyor.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’ne (ÇŞMD) göre flört şiddeti “duygusal/romantik/cinsel bir beraberlik içerisinde ya da beraberlik bittikten sonra partnerlerden birinin diğeri – ya da birbiri – üzerinde güç ve kontrol kazanmaya çalıştığı, zarar verici davranış biçimleri” anlamına geliyor.

Flört şiddeti ve özellikle duygusal şiddet son yıllarda araştırılmaya başlanan bir konu. Türkiye’de 812 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilen yakın tarihli bir araştırmaya göre, kadınların %80,1’i ve erkeklerin %75,5’i partnerlerine psikolojik şiddet, kadınların % 43,0’ü ve erkeklerin %35,0’i fiziksel şiddet ve kadınların %25,0’i ve erkeklerin %41,8’i cinsel şiddet uyguluyor.

Rapora göre, gençlerin psikolojik şiddeti bir sorun olarak görmemesi ve tam tersine aşk, sevgi, kıskançlık adı altında normalleştirmesi ve kabullenmesi flört şiddetinin bir formu olan psikolojik şiddetin tespit edilmesini zorlaştıran bir etken.

Mor Çatı’nın flört şiddeti rehberine göre, flört şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal, dijital ve ısrarlı takip başta olmak üzere farklı şekillerde deneyimlenebiliyor. Fiziksel flört şiddetinde, sevgilinin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesi söz konusuyken, cinsel flört şiddeti, sevgilinin cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için karşı tarafı zorlaması, “hayır”ı kabul etmemesi olarak vuku buluyor.

Psikolojik flört şiddetinin belirtileriyse, sevgilinin korku uyandıracak, karşı tarafın güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranması. Sevgilinin karşı tarafa isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapması ve ne giymesi gerektiğini söylemesi, onu başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir.

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları karşı tarafı kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla tehdit etmesini kapsıyor. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddete örnek gösterilebilir. Israrlı takipte ise, ayrıldığın ya da  birlikte olunan sevgilinin sürekli karşı tarafı izlemesi ve takip etmesi flört şiddetine dahil sayılıyor.

Flört şiddettinin cinsiyetten ve cinsel yönelimden bağımsız yaygınlığı, fiziksel ve cinsel şiddetin habercisi olması, yıkıcı etkileri ve en önemlisi, bu etkilere karşı gençler tarafından önemli ve ciddi bir sorun olarak algılanmayışı önleyici ve müdahale edici programlar geliştirilmesini elzem kılıyor.

Ne Var Ne Yok?! Eğitici Eğitimi Projesi

Ne Var Ne Yok?! Eğitici Eğitimi Projesi kapsamında başvurulan, farklı özelliklere sahip 17 liseden katılan okul psikolojik danışmanlarının ifadeleri, flört şiddetinin okullarda çalışılması gereken yaygın bir sorun olduğuna işaret ediyor.

Raporda yer alan bazı noktalar özetle şöyle:

  • Psikolojik danışmanlar, flört şiddetinin önlenmesine yönelik okullarda çalışabilmek için çalışma koşulları gereği, en çok, sınıflarda uygulayabilecekleri şiddete yönelik grup temelli koruyucu-önleyici yaklaşımlara ihtiyaç duyduklarını belirtti.
  • Lise dönemindeki gençlerin yaş ve gelişim özellikleri göz önüne alındığında, gençleri çalışmalara katılmaya teşvik eden, formel olmayan, interaktif, hak temelli, anti-hiyerarşik, materyal destekli ve güçlendirici yöntemlere olan ihtiyacı psikolojik danışmanlar çok sık dile getirdi.
  • Materyal destekli ve güçlendirici yöntemlerle, kişisel sınırlar, onay ve onay inşası, güvenli ve güvensiz ilişki, sanal şiddet, stalking, mağdur suçlayıcılık, mahremiyet hakkı, fiziksel, cinsel, duygusal flört şiddeti, flört hakları, şiddet döngüsü, güç dinamikleri, tahakküm, kontrol gibi konuşulması zor olan birçok konu gençlerle rahat bir biçimde konuşulabildi.
  • Okullarda bir sorun olarak algılanmayan flört şiddetine yönelik koruyucu-önleyici çalışmaları yürütmek, özellikle okullardaki var olan siyasi atmosfer göz önüne alındığında, psikolojik danışmanlar için destek ve dayanışma olmadan zor görünüyor.
  • Genç katılımlı, anti-hiyerarşik, uygulamalar ve uygulamalar sırasında psikolojik danışmanların kullandığı kapsayıcı ve güçlendirici dil, psikolojik danışmanlar ile gençler arasında güvenli bir alan ve ortak bir dil yaratılmasına yol açtı. Bu güvenli alan ve ortak dil, gençlerin de dilini dönüştürmüş ve gençler ihtiyaçlarını daha net bir şekilde ifade etmeye başladı.
  • Psikolojik danışmanlar, yürüttükleri koruyucu-önleyici çalışmalar ile okullardaki flört ve akranlar arası şiddetin nedenlerinden biri olarak gördükleri “bireysel nedenler” konusunda bir gelişme gösterdiklerini düşünseler bile, toplumsal/kültürel, ailesel, ekonomik ve hukuksal nedenler için daha kapsamlı çalışmalar yapmak gerektiğini düşünüyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

avatar
  Kaydol  
Bildir
29 Mart 2019