Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu’nun 5 Aralık Mesajı

2019 yerel seçimleri yaklaşırken, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun tüm siyasiye partilere yerel seçimlerde kadın aday göstermeleri için yaptığı çağrı bizim de çağrımızdır.

Kadınların seçme ve seçilme hakkı elde etmesinin yıl dönümünde, biz de Eşitlik Adalet ve Kadın Platformu olarak daha fazla kadının yerel seçimlerde aday gösterilmesi ve yerel yönetimlere seçilmesine ilişkin haklı talebimizi yineliyoruz.

2014 Yerel Seçimleri sonucunda Aydın, Diyarbakır ve Gaziantep başta olmak üzere yalnızca üç büyükşehir belediyesini kadın adaylar (Özlem Çerçioğlu, Gültan Kışanak ve Fatma Şahin) kazandı. 919 ilçede yapılan seçimlerde, sadece 33 ilçenin belediye başkanı kadın oldu. Büyükşehir belediye meclislerindeki kadın üyelerin oranı ise yüzde 10. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun verdiği rakamlara göre, son 88 yılda seçilen 31 bin belediye başkanından sadece 119 tanesi kadın.

Yerel yönetimlerde neden daha fazla kadın olmalı?

ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Ulusal Demokrasi Enstitüsü’nün (NDI) Dünyadaki 100’den farklı ülkede 35 yıl süren çalışmaları neticesinde vardığı sonuca göre, kadınların siyasi katılımı, cinsiyet eşitliğini sağlama, vatandaşların ihtiyaçlarına daha fazla cevap verme, temsil sorunu yaşayan farklı kimlikler arasında daha fazla işbirliği yapma ve daha sürdürülebilir bir geleceğin inşası gibi demokratik kazanımlar sağlıyor.

Bununla birlikte kadınların yerel yönetimlere katılımı, yereldeki sorunlara önerilen çözüm türlerini ciddi şekilde etkiliyor. Buna göre kadınlar,

  • Seçmen taleplerine daha duyarlı; ailelerin kadınların, çocukların, gençlerin ve azınlıkların önceliklerini yansıtan bir siyaset anlayışı benimsemeye eğilimli oluyor.
  • İşte eşit ücret, cinsel haklar, kadına yönelik şiddet gibi kadına yönelik politikaların gelişiminde rol oynuyor.
  • Eğitim, altyapı ve sağlık gibi kalkınma göstergelerini önceleyen, demokrasiyi daha etkili hale getirmeye yönelik somut adımlar atıyor.
  • Yoksulluğun giderilmesine yönelik çalışmalar yürüterek ülkenin sosyo-ekonomik koşulların iyileştirilmesine katkı sağlıyor.
  • Toplumsal çatışma konularını çözmeye ve toplumsal barışı sağlamaya yönelik politikalar geliştiriyor.

Mustafa Kemal Atatürk, 5 Aralık 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasından 84 yıl sonra, kadınların siyasete katılımında böylesi bir eşitsizliğin hala var olacağını düşünmüyordu. Seçme hakkının yanı sıra seçilme hakkının da gereğince uygulanmasını beklerdi.

Atatürk’ün hayal ettiği devrimin hakkıyla yerine getirebilmesi ve 2019 seçimlerinde, demokrasi ve eşitlik ilkelerinin yerine getirilerek daha iyi bir belediyecilik anlayışının gelişmesi için, kadın adayların çoğalmasını ve hak ettikleri yönetim kademelerinde yerlerini almalarını istiyoruz.

avatar
  Kaydol  
Bildir
5 Aralık 2018