Eşitlik Birimi İstiyoruz

Türkiye’de on altı yıldır iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi (ve onun lideri) toplumun yalnızca yarısını ikna edip, diğer yarısını da yok sayarak adım adım yeni bir yönetim sistemi kurdu.

Özüne baktığımızda devlet mekanizmasını tek elden yönetmek isteğini gördüğümüz, denge ve denetleme mekanizmalarını ortadan kaldıran, çoğunluğun azınlığa tahakküm kurduğu, dışlayıcı bu sistemin sürdürülebilir bir yapı olmadığını düşünüyorum. Bir liderlik ömrü var: er ya da geç bitecek. Mevcut sistem ve yönetme biçimi sona erdiğinde yerine getireceğimiz yönetim sistemini planlamaya şimdiden başlamalıyız.

Biz Eşitlik Adalet Kadın Platformu olarak başkanlık sistemini, kadının eşitlik adalet mücadelesindeki kazanımlarını kaybettiği sürecin devamı olarak görüyoruz. Kadın örgütlerinin talebi bir Kadın Bakanlığı iken, Bakanlar Kurulu açıklandığında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığı’nın birleştirildiğini, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı haline getirildiğini öğrendik. Kadın örgütleri ve temsilcileri bu yeni bakanlığın toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik işlevsel olmayacağı ve ayrımcılığın artarak devam edeceği endişesini taşıyor.

Oysa kadın hareketi, devletin eşitlik sağlama görevini kurumsal yapılar yoluyla yerine getirmesi için uzun yıllar süren mücadele sonunda anlamlı bir yol kat etmişti. 1990’da kurulan Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı, merkezinde kadın sorunları olan birimlerdi. Az sayıda personel kadrosuyla çalışsa da bağımsız kadın örgütleri ile birlikte çalışma kültürü geliştirmiş nadir kurumlardan biriydi. İmren Aykut, Türkan Akyol, Önay Alpago, Işılay Saygın gibi bakanların yaptıkları çalışmalar ile siyasete kadın bakış açısı kazandırmak yolunda önemli adımlar atıldı. Medeni Kanun’da yer alan ve kadına eşininki dışında kendi soyadını da kullanma imkânını sağlayan değişiklik, Gelir Vergisi Kanunu’nda evli kadının tek başına aile birliğinden bağımsız vergi mükellefi olması, Nüfus kütüğüne ait bilgiler içeren tüm belgelerde baba adının yanı sıra anne hanesi de eklenmesi önemli kazanımlar oldu. Kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin 4320 sayılı Ailenin Korunması Kanunu çıkarıldı.

2002 yılında iktidara gelen Ak Parti döneminin ilk yıllarında, Avrupa Birliği uyum sürecinin kaldıraç etkisi ile önemli kazanımlar elde edildi. Güldal Akşit’in bakanlığı sırasında Anayasa’ya “Kadın erkek eşit haklara sahiptir. Devlet kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesinde yükümlüdür” maddesi eklendi. ‘Töre saikiyle’ kasten öldürmeye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve evlilik içi tecavüze de ceza getirildi. Nimet Baş’ın bakanlığı sırasında TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kuruldu, Fatma Şahin döneminde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kabul edildi.  Fatma Şahin bu süreçte kadın örgütleriyle yakın iş birliği içinde çalıştı.

Ak Parti’nin devlet eliyle ideolojisini yerleştirdiği dönemin başlaması ile 2011 yılında Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı kaldırıldı ve yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kuruldu. Bütçesi hızla büyüyen bu bakanlık; gıda, barınma, yakacak yardımları ile seçmen tabanına maddi destek aktarıldığı, doğum yardımları ile çocuk yapmanın ödüllendirildiği, çocuk ve yaşlının ev içinde bakımını yine kadınlar eliyle yapılmasını maaşa bağlayan, Ak Parti Örgütü’nün maddi destek mekanizması haline geldi.

Misyonu Toplumsal Cinsiyet Eşitliği olan bir kamu kurumu kalmadı

Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü, şimdi Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı’nın 18 alt biriminde sadece bir tanesi olup işlevsiz bir konumda.  Kadın’a yönelik ayrımcılık, şiddet artarak devam ederken, misyonu toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak olan özerk bir devlet kurumu kalmadı. Oysa Anayasa’nın 10. Maddesi gereği devlet eşitliği sağlamak ile yükümlü.

Bu nedenle, Eşitlik Adalet Kadın Platformu olarak özerk bir Eşitlik Birimi’nin kurulmasını talep ediyoruz. Bütçesinin devlet tarafından sağlandığı, bağımsız kadın örgütlerinin yönetimde aktif rol aldığı, kadının eğitim, iş yaşamı, sosyal yaşamda karşılaştığı her türlü ayrımcılık ile mücadele edecek olan Eşitlik Birimi’nin benzerleri farklı ülkelerde mevcut.

Kendisi de sivil toplumdan gelen Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un bu konu ile ilgili bağımsız kadın örgüt temsilcileri ile bir an önce toplanması ve onların katkısı ile Eşitlik Birimi’nin kurulması ve geliştirilmesi yönünde öncülük etmesini öneriyoruz. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyeleri başta olmak üzere bütün milletvekillerinden bu konunun takipçisi olmalarını talep ediyoruz.

Toplumun yarısı olan biz kadınlar, devlet bütçesinden hak ettiğimiz payı almak ve gerçek eşitliği sağlamaya yönelik özerk kamusal Eşitlik  Birimi’nin  yaşama geçmesini sağlamak için mücadelemizi başkanlık sisteminde de sürdüreceğiz.

*Kapak Görseli: “Let Equality Blossom”-Hear Our Voice- Brooke Fischer-amplifier

avatar
  Kaydol  
Bildir
30 Temmuz 2018