Feminist Gazeteci Seda Kaya Güler’in Dünü ve Bugünü

Kadınların gönlünde özel bir yeri vardır gazeteci ve yazar Seda Kaya Güler’in. Kadınca’da Duygu Asena’nın öğrencisi olarak kariyerine başlayıp, Asena’dan son gelmiş en sıkı feminist yazarlardan biri haline gelmiştir. Toplumsal cinsiyet konusunda birçok roman yazmış, kadın dergiciliğinin en saygın örneklerine ön ayak olmuştur.

Kadın ve erkek arasındaki toplumsal eşitsizlik ortadan kalkıncaya kadar da yazmaya ve mücadeleye devam edeceğini söyleyen Güler, son kitabı “Hayallerim, Tutkum ve Ben”de hem kendi yayıncılık öyküsünü, hem de o dönem medyadaki cam tavanları anlatıyor.

1958’de Elazığ’da doğan Güler’in çocukluğu ve ilk gençliği İzmir’de, daha sonrası İstanbul’da geçti. Üsküdar Kız Lisesi mezunu oldu. Şimdiki adı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan İktisadi Ticari İlimler Akademisi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu Radyo-televizyon bölümünü bitirdikten sonra 1981’de Kadınca Dergisi’nde muhabir olarak çalışmaya başladı.

Kadınca Örgü, Moda ve Dekorasyon, Erkekçe Dergisi’nde yazı işleri müdürlüğü, Rapsodi Dergisi’nde yayın yönetmenliği yaptı.

1992 yılından 2000’e kadar Sabah Gazetesi’nde başta Melodi olmak üzere tüm günlük ve haftalık eklerin yayın yönetmenliğini üstlendi. Gazetecilikte kadın bakış açısından ilklere imza attı.

Aynı dönemde Sabah Grubuna ait aylık Gelin, Sofra, Bebeğim ve Biz, haftalık kadın dergisi Mimoza dergilerini çıkardı. 2002-2003 yılları arasında, TV 8’de yayınlanan “Gözümüzden Kaçmayanlar” ve “Söz Kadınların” adlı programları hazırlayıp sundu.

2005-2006 yılları arasında Digitürk, Elmax’ta yayınlanan “Aşk ve Kadınlara Dair” adlı programda ünlü konuklarıyla her hafta aşktan söz etti. 2008-2009 yılları arasında Akşam Gazetesi’nin Pazar ekine röportaj yaptı. Yeni Asır’da köşe yazarlığı yaptı.

2011 yılında kadınların sahibi olduğu bir yayınevi kurarak “Rengarenk Kırmızı” adlı bağımsız aylık bir kadın dergisi çıkardı.

Ezber bozan kitaplar…

Bu sırada pek çok kitap yayımladı Güler. Her birinde günlük hayatta karşılaştığımız basit gibi görünen ama etkileri ve sonuçları çok önemli toplumsal cinsiyet meselelerine değindi, doğru bildiğimiz yanlışlara yanlış bildiğimiz doğrulara dikkat çekti, alışılagelmişin dışına çıkarak ezber bozdu.

“Erkekte Kadın Korkusu”, kadınların aşk ve ‘yatak odası’ hikayelerinin anlatıldığı “Aşk Seks ve Kadınlara Dair”, kadınların iş hayatındaki sorunlarının anlatıldığı “Aşk, İş ve Kadınlara Dair”, “Aşk Eski Bir Yalan”, “Genç Kızlar ve Aşka Dair”, “Köpük Annem ve Ben”, bir kadının aşkı, seksi ve cinsel tatmin arayışının hikayesini anlattığı erotik roman “Kıpkırmızı” ve 14 yıl boyunca Yeni Asır Gazetesi’nde yayımlanan yazılarının bir seçkisini sunan “Bayan Değil Kadın”…

Ve şimdi de en son kitabı “Hayallerim, Tutkum ve Ben”in heyecanını yaşıyor Güler. Güler, kitabında hem kendi yayıncılık öyküsünü, hem de o dönem medyadaki cam tavanları anlatıyor.

Güler kitabını şöyle anlatıyor:

“Bu gazeteci olmak isteyen küçük bir kızın hayallerini gerçekleştirmenin hikâyesi. Aynı zamanda medyanın bir döneminin de hikâyesi…Bir kadın olarak ailemde ve yakın çevremde ayrımcılıkla karşılaşmadım desem de toplumsal cinsiyet hayatın her alanında karşınıza çıkıyor. Medyada da… Erkeklerin tekelinde olan bu dünyada var olmanız hiç kolay değil. Bunu en iyi kadınlar bilir. Hele ki size sunulanla yetinmeyip, yönetici olmayı veya yine erkeklerin tekelindeki alanlarda yazmayı hedeflemişseniz, öyle entrikalarla karşılaşırsınız ki, hırsınız daha çok artar. Bazıları da farkında değildir cinsiyet ayrımcılığı yaptığının. Neyse ki önünüzü açan ve size fırsatlar sunan ve hak ettiğinizin karşılığını verenler de var. İyi ki de var. Yine de öyle bir dünya ki burası sürekli kendinizi ispat etmek zorundasınız. ‘Ben yaparım, yapabilirim, çok da güzel yaparım, sizin kadar hatta sizden daha yaparım, gerçekten yaparım!’ diye göstermek zorunda kalırsınız. Ben de kaldım. Bazen öne çıktım bazen kendimi geri çektim. Cam tavan sendromuna ben de kapıldım zaman zaman ama hep hayallerimin peşinden koştum. Kendime sürekli hedefler koydum ve birini gerçekleştirince diğerini gerçekleştirmeye odaklandım. İşte bu kitap benim gazetecilik kariyerimin öyküsü. Yaptıklarımın ve de yapacaklarımın… Zira hayaller ve hedefler hiç bitmez. Bitmemeli.”

 

avatar
  Kaydol  
Bildir
28 Haziran 2019