“Festival Alanı”: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Üzerine Sohbetler

British Council’in Sanat Direktörü Esra Aysun’un, toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine sohbetler gerçekleştirdiği radyo programı Festival Alanı’nda bu hafta Anadolu Kültür’ün Genel Müdürü Asena Günal ve SES Derneği’nin Başkanı Gülseren Onanç ile politika, liderlik ve güç üzerine konuşuldu.

Bu haftasonu Festival Alanı’na esin kaynağı olan WOW festivalinin BBC arts işbirliği ile ilk dijital versiyonu vardı.

Festival, direktör Jude Kelly’nin Avustralya’nın ilk kadın başbakanı Julia Gillard ile pandemi dönemine cinsiyet lensi ile bakarak yaptıkları sohbet ile başladı. Kelly pandemiyi kontrol altına almakta en iyi yönetim becerisini gösteren ülkelerin liderlerinin hep kadın olduğundan bahsedince, Gillard bunun nedeninin bu dönemde toplumun yöneticilerden, siyasetçilerden net ve gerçek bilgi ve empati beklediğini ve genelde bunu yapabilenlerin kadın liderler olduğunu belirtti.

Buradan hareketle, Esra Aysun’un  siyasette kadın liderliğinin farkını sorması üzerine, Gülseren Onanç’ın salgınla daha da görünür hale gelen krizin bir sistem krizi olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Dünyamız uzun zamandır krizde ve bu bir system krizi. Her ne kadar şu anda yaşadığımız pandemi süreci bir sağlık krizi gibi anlaşılsa da aslında özünde bir sistem krizi. Bu global bir kriz. Özünde insanı ama özellikle muhafazakar, otoriter beyaz heteroseksüel, güçlü erkeklerin doğaya, kadına, farklı cinsel eğilimi olana ve her türlü ötekine karşı kurmak istediği hakimiyet yatıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Bizim öncelikli olarak bu liderlik biçimini değiştirmemiz gerekiyor.”

“Kumandan tipi” olarak adlandırdığı liderlik biçimiyle (Trump, Boris Johson, Bolsonaro, Putin, Erdoğan) bu süreçte başarılı süreç yönetimlerine imza atan kadın liderlerin (Angela Merkel, Jacinda Ardern, Tsai Ing-Wen, Mette Frederiksen, Sanna Marin) özelliklerini karşılaştıran Onanç, bu liderlerin koruyu ve kollayıcı bir liderlik tipi sergilediklerini söyledi: “Bu liderler nasıl fark yarattı? Çok yetkin olduklarını gösterdiler. Otantikler, kendileri gibiler, samimiler. Yaşamı, insanı, doğayı merkeze alıyorlar. Oldukları yere büyük mücadelelerle geldikleri için mağdurun durumunu çok iyi biliyorlar. Empati kurabiliyorlar.”

Asena Günal, kadın liderlerin meseleye bütünlüklü bakabilmesinin önemine de vurgu yaptı: “Erkek siyaset sadece virüsle mücadeleye, sağlığa, ekonomiye yoğunlaşırken kadın siyaset bunun gündeliğe etkisini de düşünür. Kadınların ekonomik güvenceden yoksun, güvencesiz ve şiddete her zamankinden daha açık olduğunu görür. Mesela Almanya’da Merkel salgında sığınma evi kapasitesini artırdı. Yeni Zelanda’da Arden maaş kesintisine en tepeden, kendisinin ve bakanların maaşından başladı. Danimarka ve Norveç liderleri, çocuklara yönelik basın toplantısı yaptı ve onlara biraz korkmanın normal olduğunu söyledi.”

“Feminizm etkisi eşitlikçi bir liderlik için örnek oluşturur mu?”

Onanç tanımladığı kumandan zihniyetinin altında hiyerarşik, aile kavramı altında erkeği yücelten bir zihniyet yattığını ifade etti: “Dünyanın böyle devam edemeyeceğini gören Birleşmiş Milletler, 17 başlıkta Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı belirledi. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın özünde Eşitlik var. Ve bu hedefler ulaşmak için hükümetler ve bireyleri ortak çalışmaya danışmaya davet eder. Feminizm eşitlik mücadelesinde dayanışma içinde ilerlemektir. Bu nedenle feminizm eşitlikçi bir liderlik için önemli bir altyapı sağlar.”

Feminizmin kadınların ezilme durumlarının ortaklığına dair farkındalığından, bilinç yükseltme gruplarından çıkan bir şey olduğunu söyleyen Asena Günal sözlerini şöyle noktaladı: “Başka kadınları kurtarmak için değil kendi hayatın için mücadele ediyorsun. Mikro alanda kurulduğu için de yüksek siyasetle mesafesi var. İktidarı ele geçirmek için değil, iktidar olursam dünya değişir diye değil, iktidar ortadan kalksın diye siyaset yapmak farklı bir şey. Elbette erkeklerin yerine kadınların geçmesi fark eder, eşit temsil çok önemli, siyasette kadınların olması hayatı daha iyi kılar ama bunun kendisiyle feminizme ulaşılmaz. Yine de kadınların, özel olarak da feminist mücadeleden veya kadın örgütlerinden gelen kadınların siyasetteki varlığı çok iyi sonuçlar doğurur.”

Programı buradan dinleyebilirsiniz.

avatar
  Kaydol  
Bildir
27 Mayıs 2020