Flormar’ın Güçlü, Cesur Kadınları

Bugün Flormar’ın işten çıkardığı 120’den fazla işçinin direnişlerinin 45. Günü. Bir aydan fazla süredir, 15 Mayıs’tan beri fabrikanın önünde, gasp edilen emeklerini, sendikal haklarını geri istiyorlar. Emeklerini savunuyorlar. İşten çıkarılanların çoğunluğu kadın işçiler. Nitekim, Flormar’ın çalışanlarının yüzde sekseni kadın, ürünlerini tüketenler de kadınlar.

İşten çıkarılan kadınlar 1.5 yıldan 12 yıla kadar çeşitli sürelerde Flormar’a işçilik yapmışlar. Sendikalaşma süreçleri ise Ocak 2018’de başlayıp Mart 2018’e değin sürmüş. Bu sürecin sonunda yeterli çoğunluk sağlanarak Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası (Petrol-İş) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na toplu görüşme ve sözleşme yapmak için yetki başvurusu yapmış. Bir yandan da bu süreçte Flormar yönetimi sendikalaşmanın önüne geçmek için işçilere sendikadan vazgeçmeleri halinde 500 lira bağlılık primi vereceğini söylemiş, kabul eden de olmuş etmeyen de. Ancak Nisan 2018’de de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Petrol-İş’in yetki tespitini yapmış ve yetkili sendika olduğunu Flormar yönetimine bildirmiş. Buna rağmen Flormar yönetimi kimi işçileri İş Kanunu’nun 25. Maddesi ile haklarından mahrum bırakarak işten çıkarttı. İş Kanunu’nun 25. Maddesi ile işten çıkarılan işçiler ne kıdem ve ihbar tazminatı alabiliyorlar ne de işsizlik maaşı. Kimi işçiler de kendilerinden önce işten çıkarılan meslektaşlarına, arkadaşlarına el sallayarak, alkış tutarak destek oldukları, onlarla konuştukları için çevik kuvvet çağrılarak işten çıkarıldılar. Aralarında fabrikada tanışıp evlenen ve balayı dönüşlerinde arkadaşlarına destek oldukları için karı koca işten çıkarılan bir çift de var.

Feministlerin işten çıkarılan işçileri ziyarete gittikleri 9 Haziran’da, işten çıkarılan arkadaşlarını neden desteklediklerini şöyle ifade ediyor bir kadın işçi;

“olmaz yani, her gün yüz yüze bakıyoruz”

Flormar yönetimi bugüne kadar işçi çıkarmaya devam etti, işçiler sendikalaşma sürecinde tehdit edildiklerini, baskı gördüklerini aktarıyorlar. Hala çalışmakta olan 200 işçinin ise yarısı sendikalı. Onlara şöyle sesleniyor direnen kadınlar;

“Korkmasınlar, sendikadan vazgeçmesinler, biz direnerek kazanacağız”

“Kadınız diye bizi güçsüz gördüler”

İşçileri sendikalaşmaya iten sebepler arasında ücretlerinin düşüklüğü, yıllarca çalışmalarına rağmen ücretlerinde herhangi bir artışa gidilmemesi, şeflerin kaba davranışları, 12 saat gibi uzun çalışma saatleri ve bu sebeple yolda geçen zamanla birlikte hayatlarının yarısının fabrikada geçmesi, iş güvenliği ve sağlığının sağlanmaması geliyor. Sendika ile bu sorunları aşacaklarını düşünüyorlar.

Fabrikadaki tüm işçileri etkileyen bu sorunların yanı sıra kadın işçilere uygulanan ayrımcı politikalar kadın işçileri özellikle sendikalaşmaya itmiş. Flormar yönetiminin kadın işçilere dönük politikaları için bir kadın işçi “Kadınız diye bizi güçsüz gördüler” diyor. Kadın işçiler erkek işçilerden farklı, ayrımcı uygulamalara maruz kaldıklarını söylüyorlar. Bu uygulamalar, yemek molalarında erkeklere oturmaları için ek süre verilirken kadınlara verilmemesi, hata yaptıklarında erkeklere gösterilen tahammülün kadınların hatalarında kadınlara gösterilmemesi, erkeklerin istekleri şefler ya da yönetim tarafınca karşılanırken kadınların servis ve benzeri gibi taleplerinin karşılanmaması ve üstelik talep ettikleri için laf işitmeleri, gece vardiyası çıkışlarında kadınların güvenliklerinden kaygı duydukları için istedikleri servisin maliyeti artıracağı sebebiyle sağlanmaması gibi uygulamalar.

İşten çıkarılan işçilerden Sultan Kılıç “sendika olmayınca olmuyor, istediğin zammı alamıyorsun, hiçbir sosyal hakkın yok” diyor, bir diğer işçi uzun çalışma saatlerinin etkisini “bazen ağladığımı bilirim uzun süre çalışmaktan” ifadeleriyle açıklıyor.

Kadınlar hem işlerini geri istiyorlar hem de iş yerlerine sendika ile girmek istiyorlar. Kadınların sendikalaşarak, sendikalarını arkalarına alarak aşağıdakileri talep ediyorlar;

Daha iyi şartlarda çalışmak

Daha iyi bir ücret

Daha çok saygı görmek

Seslerini daha iyi çıkarabilmek

İş güvenliğinin ve sağlığının sağlanması

Yasal haklarının kullandırılması

Sendikalaşarak Bir Araya Geldiler 

İşçi kadınlar sendikalaşmalarının ilk olumlu etkisinin kendilerini bir araya getirmesi olduğunu söylüyorlar. Flormar işçileri olarak “ilk defa bir araya geldik” diyorlar. Uzun çalışma saatleri ve kısa molaları sebebiyle birbirlerini dahi tanımadıklarını ancak sendikalaşma sürecinde tanıdıklarını ve işten çıkarılmalarının ardından direnişleri sırasında dost olduklarını, kardeş gibi olduklarını söylüyorlar.

Onlara eşleri de destek oluyor, tek gelirleri kızlarının maaşı olan anne babaları da. Kadınlar çocuklarını ailelerine bırakarak her gün direniş alanına, fabrika önüne gelip gidiyorlar, Petrol-İş Sendikası araç sağlıyor, maddi ve manevi olarak arkalarında.

Dayanışma ile Paylaşıyoruz, Güçleniyoruz 

İstanbul’dan 150 kadar feminist 9 Haziran günü Flormar işçisi kadınları ziyaret ettik ve onlarla bir araya geldiğimizde kendi adıma söylüyorum, attığım sloganlar gerçek oldular ve hiç olmadığı kadar güçlü hissettirdiler. “Yaşasın kadın dayanışması” sloganını atmak, önceden hiç bu kadar gerçek değildi. Haklarından mahrum bırakılarak işten çıkarılmış bir kadın işçi ile KHK ile işinden edilmiş bir kadının yan yana gelip aynı sloganı atması onlara rağmen nasıl ayakta kaldığımızı gösteriyor. Dayanışma ile ayakta kalıyoruz ve üstüne güçleniyoruz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim-Sen) ihraç edilmiş bir üyesi olarak benimle gösterdiği maddi ve manevi dayanışmayı, Petrol-İş Sendikası da üyesi oldukları için işten çıkarılan işçi kadınlarla gösteriyor. Gebze’de bir düğün salonunda oturmuşuz ve birbirimizin isimlerini bilmiyoruz ama sendikalarımızın desteğini, birlikte olunca bu zor günleri elbet aşacağımızı konuşuyoruz, “çünkü haklıyız” diyoruz.

İşçilerden Hatice Yılmaz “Kadın olarak her şeyi başaracağımıza inandık. Belki bizi güçsüz gördüler o yüzden attılar, ama şimdi daha da güçlendik” diye özetliyor bu süreci. Kadınlar güçlü hissediyorlar ve ben gibi işçi olsun olmasın diğer kadınları da güçlü hissettiriyorlar. Sağ olsunlar, var olsunlar.

Güçlerinin farkında olan işçi kadınlar, feminist kadınlar, KHK’lı kadınlar dayanışmanın getirdiği neşeyle birlikte bir düğün salonuna yakışır biçimde erik dalı oynadık. Lakin bu erik dalı başka erik dalı. Direnişçi Flormar işçisi kadınlar uyarlamışlar;

 

 

avatar
  Kaydol  
Bildir
28 Haziran 2018