Floyd Protestolarına Katılan Kadınlar Anlatıyor: “Adalet Yoksa, Barış da Yok”

ABD’de siyah vatandaş George Floyd‘un polis memuru Derek Chauvin tarafından öldürülmesiyle başlayan protestolara katılan kadınlar anlatıyor: “Hedef gösterilmediğimiz ve öldürülmediğimiz bir dünyada yaşama özgürlüğümüz için yürüyorum.”

Fotoğraf: New York Times

Günlerdir, New York’ta ve ABD’nin birçok şehrinde protestolar devam ediyor. Binlerce kişi Brooklyn’deki Barclays Center’ın etrafından dolaşarak “Nefes Alamıyorum” diye bağırdı. Yüzlerce kişi polisin merkezlerinin önünde diz çöktü ve memurları dayanışma içinde “diz çökmeye” çağırdı. Protestocular Manhattan Köprüsü’nün trafiğini kapattılar. Birçoğu da şehrin ticari kalbi olan SoHo ve Midtown Manhattan’da vitrinleri alaşağı ettiler.

Geçen hafta Minneapolis’te George Floyd’un polis tarafından öldürülmesiyle başlayan protestolar, hem salgın hem de ekonomik krizin çifte travmasından acı çeken bir ülkede suları daha da bulandırdı.

New York’un protesto günlerinden bazı sahneler kaotikti, arabalar alev aldı, çöpler havaya uçtu. Diğerleri barışçıydı: Protestocular birbirlerine bandaj ve maske verdiler ve polis tarafından öldürülen siyah kadın ve erkeklerin isimlerini haykırırken göz yaşlarına boğuldular.

New York’taki kalabalık şaşırtıcı derecede gençti, birçoğu 20’li yaşlardaydı. Genç siyah kadınların taşıdığı pankartlar, polis şiddeti sebebiyle kaybedilen hayatları saygıyla anıyordu:  “O benim babam, erkek kardeşim, amcam, kuzenim. Hayatı önemli.”

İki aydır sessiz kalan bir şehir şimdi nabzı atıyor. Peki sokakları dolduran insanlar kimler?

Tehilah LeBlanc, Barclays Center, Brooklyn

17 yaşındaki Tehilah LeBlanc, erkek arkadaşıyla Atlantik Caddesi’ndeki yürüyüşe katıldı ve hep bir ağızdan “Adalet yoksa, barış da yok!” diye haykırdılar.

LeBlanc, polis zincirinin önünden geçerken içinde bir korku dalgası hissettiğini anlatıyor: “Bir polis silahıyla elini yana doğru indirdi. Kalbim o an küt küt atmaya başladı.”

LeBlanc, duygularını eyleme dönüştürmek istediği için protestolara katılmaya karar verdiğini anlatıyor. “İnsanlar benim yaşımdaki birinin Floyd’un görüntülerini izlemesinin çok korkunç olduğunu söylediler” dedi. “Ama görmek zorunda olduğumu hissettim. Ve kalbim ağırlaşmaya başladı. ”

George Floyd’un adını Barclays Center’dan geçen insanlarla haykırırken kederliydi: “İsimlerini her bağırdığımda daha da sinirleniyorum,” diyor LeBlanc. “Kardeşim ya da babam olabilirdi. Birisinin babası, oğlu ve erkek kardeşiydi. ”

Ronni H., Williamsburg, Brooklyn

21 yaşındaki Ronni H. Pazar günü öğleden sonra, Brooklyn’de güneşlenen ve piknik yapan insanları protestolara katılmaya çağırdı.

Özellikle de mutenalaştırılmış bir mahallede insanların oturup protestocuları uzaktan izlediğini görmenin çok sinir bozucu olduğunu anlatıyor Ronni. “Birçok beyaz insan Williamsburg’a getirildi ve burada yaşayan siyahların hayatını alt üst etti.”

Parkın yanından geçerken “Bize katılın! Bizimle yürüyün! ” diye bağırdı Ronni.

Parkta güneşin tadını çıkaran bir kadın kalkıp yürüyüşe katılmaya karar verdi. “Böyle bir şeyi görüp de katılmamam imkansız,” dedi Jackie Rodriguez.

Shoshana, St. Mary Park, Bronx

35 yaşındaki Shoshana, Bronx’ta bir ortaokul öğretmeni. Son birkaç ayını, öğrencilerinin sağlığından endişe ederek geçirdi. “Birlikte çalıştığım öğrencilerin çoğu tutuklandı” diyor. “Kendimizi koronavirüsten bile koruyamıyoruz çünkü bizi hedef gösteriyorlar. Hedef gösterilmediğimiz ve öldürülmediğimiz bir dünyada yaşama özgürlüğümüz için yürüyorum.”

Cumartesi günü beş saat boyunca Bronx’tan St. Mary’s Parkı’na doğru yürüdü. 142. Sokak’ta bir polis memuru Shoshana’nın önüne çıktı ve kolundan çekiştirdi. Diğer protestocular müdahale etti, aralarına girdi ve polise onu bırakmasını söyledi.

Shoshana, yürürken 2014 yılında Eric Garner’ın ölümünden sonra The Peace Poets adlı gurubun bestelediği bir şarkı söylüyordu: “Kardeşimin hala ‘nefes alamıyorum’ dediğini duyuyorum.”

Chloe Wallace, Williamsburg, Brooklyn

26 yaşındaki Chloe Wallace, Williamsburg’daki Brooklyn-Queens Otoyolu yakınında yaşıyor. Pazar öğleden sonra mahallede tepelerinde gezinen helikopterlerin sesini duydu ve protestocuların yaklaşmakta olduğunu anladı Sokağa koştu ve Bedford Avenue’daki yürüyüşe katıldı.

Wallace bir an için koronavirüse yakalanma konusunda endişelendi. Maske takmasına rağmen, o ve erkek arkadaşının ebeveynlerini ziyaret edeceğini de biliyordu. Fakat beyaz bir insan olarak protestolara katılmanın önemli olduğunu düşünüyordu. Geçtiğimiz haftalarda, beyaz bir kadın olan Amy Cooper’ın, Central Park’ta kuş gözlemcisi siyah bir adamı polise ihbar edişini hatırladı.

Wallace, “Eşitsiz bir toplumda,  yarattığımız sistemlerdeki rolümün farkında olmak istiyorum” diyor: “Siyah insanların söylediklerini dinlemek ve protestolara katılmak ileriye doğru atılacak tek adım.”

Orijinali New York Times’da yer alan yazı Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu tarafından Türkçeleştirilmiştir.

Kaynak: New York Times

avatar
  Kaydol  
Bildir
9 Haziran 2020