Hindistan’ın Kadın Sarpanch’larından Öğreneceğimiz Çok Şey Var

Hayal edelim ki, yıllarca uluslarası şirketlerde çalışmış, MBA diplomasını almış, yönetim tecrübesi edinmiş bir kadın doğduğu köye geri dönsün ve yerel yönetime liderlik etsin. Nasıl olurdu?

Chavi Rajawat’ın hikayesi bu noktada oldukça ufuk açıcı ve öğretici. Airtel ve Times of India gibi uluslararası şirketlerde çalışma deneyimi olan Rajawat, 2010 senesinde şehir hayatından vazgeçiyor ve Rajasthan eyaletine bağlı olan köyü Soda’ya geri dönüyor.

Hindistan ulusal kanunu Soda köyünün bir kadın lider (ya da yerel deyimiyle sarpanch) tarafından yönetilmesini gerektiriyor ve köyün yerlileri Rajawat’ın seçimlerde aday olmasını talep ediyor. Ve böylelikle Rajawat Hindistan’ın en genç sarpanch’ı olarak göreve başlıyor.

Rajawat’ın liderliğindeki köy heyeti yeni yollar ve tuvaletler inşa ediyor, 7,000 yerleşik nüfusuna su, elektrik ve banka hizmetlerini getiriyor.

Kadınlar nezdinde uygulanan yerel liderlik mevzusu Soda köyüne özgü değil. 1993’te yapılan anayasal değişiklikle birlikte Hindistan’daki köy heyetlerinin üçte biri kadın temsilcelerden oluşmak durumunda. Ve hükümet tarafından tesadüfi yapılacak bir belirlemeyle her 3 köyden biri, bir kadın sarpanch tarafından yönetilmek zorunda. 1993’ten bu yana uygulanmakta olan bu kota, kadınlar yönetimde olduğunda neler olduğunu gözlemleyebileceğimiz bir alan yaratıyor.

Cinsel suçları rapor etmedeki artış

Kadınların yönetimdeki varlıklarının etkileri üzerine yapılan araştırmalar mevcut. Örneğin, Iyer ve araştırma takımı, her bir eyaletteki kadına yönelik işlenen suçların, 1990’larda cinsiyet kotasının uygulamasından önce ve sonraki oranlarını karşılaştırıyorlar. Iyer ve arkadaşlarının yaptıkları araştırmanın sonuçlarına göre, kadına yönelik total suçlarda %25, tecavüz oranlarında %11 ve kız çocuklarının kaçırılma oranlarında %12 artış görülüyor. Muhtemel bir yorum, kota uygulamasının kadınlara dönük bir baskıyı tetiklemiş olması. Bir diğer ihtimal ise, tecrübesiz kadın liderlerin yönetiminde kanun ve düzen boşluğu ortaya çıkması. Fakat veri aynı zamanda hırsızlık ve cinayet gibi diğer suçlarda bir artış olmadığını gösteriyor. Derinlemesine bir inceleme gösteriyor ki, rakamlar işlenen suçlardaki artışa değil, suçların polise bildirimindeki artışa işaret ediyor. Anketlere göre, kadın liderlerin bulunduğu köylerde yaşayan kadınlar, erkek lider tarafından yönetilen köylerde yaşayanlara oranla, cinsel suçların polise bildiriminde bulunmaya daha eğilimli. Kadın sarpanch tarafından yönetilen köylerde yaşayan kadınlar polise başvurduklarında, daha iyi bir muamele görüyor ve daha ciddiye alınıyor.

Ve ek olarak, kadına yönelik işlenen suçlar noktasındaki polis tutuklamalarının oranları, kota uygulaması başladıktan sonra görünür bir şekilde artmış durumda. Cinsel suçun rapor edilebilirliğindeki artışın harekete geçme üzerinde bir etkisi olduğu açıkça görülüyor.

Tecavüz, cinsel saldırı ve eviçi şiddet, kabüllenilmesi ve kamusallaştırılması oldukça zor deneyimler. Hindistandaki polis teşkilatının %90 erkeklerden oluştuğu da gözönünde bulundurulduğunda, cinsel suçların rapor edilmesi daha da zor hale geliyor. Bu bakımdan kadın liderlerin varlığı, bu suçların bildirimi noktasında kadınlara cesaret kazandırıyor.

Hindistan’daki kota uygulaması ve Rajawat’ın hikayesi, kadınların yönetimdeki ve siyasetteki varlığının nasıl bir dünyanın kapılarını araladığı üzerine düşünmemiz için güzel bir fırsat sunuyor.

Kapak görseli: Chavi Rajawat (sağda oturuyor) Soda köyündeki ofisinde, Rajasthan, Hindistan, Ekim 4, 2017. Thomson Reuters Foundation/Himanshu Sharma

*Odette Chalaby’ın apolitical’da çıkan haberinden Ceren Gülbudak tarafından türkçeleştirilmiştir. “When women have power: lessons from India’s local leaders” adıyla yayınlanan yazının orjinaline ulaşmak için tıklayınız.

avatar
  Kaydol  
Bildir
27 Mayıs 2018