İklim Değişikliği ile Mücadele: Kentleri Kahraman Yapmak

Uluslararası Kent Forumu kapsamında, kentlerin geleneksel çevre hizmetlerinin ötesinde, iklim değişikliğiyle mücadele ve bu mücadelenin önemli bir bileşeni olarak döngüsel ekonomi konuları tartışıldı.

Marmara Belediyeler Birliği tarafından ilki bu yıl düzenlenen Marmara Uluslararası Kent Forumu / Marmara Urban Forum (MARUF) dün başladı. İki yılda bir, uluslararası düzeyde yapılması planlanan MARUF, 1-2-3 Ekim tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.

MARUF, kamu sektörü, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili diğer paydaşlar arasında bilgi, deneyim ve olanak paylaşımına zemin oluşturmayı ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda, kentsel hizmetler ve kent yönetimi konusunda farklı yaklaşımları bir arada değerlendirmeyi hedefliyor.

Yeni kentsel gündemin uygulanmasına katkı sağlamak amacıyla, yerel ve uluslararası bilgi ve deneyimi bir araya getirecek MARUF, kentsel sorunlara alternatif çözüm üretme arayışında.

Kentleri kahraman yapmak

Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu olarak biz de dün konferans kapsamında Çevre ve İklim Değişikliği teması altında “İklim değişikliği ile mücadele: Kentleri kahraman yapmak” oturumuna katıldık.

Boğaziçi Üniversitesi’nde Ekonomi Profesörü Gökhan Özertan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda Yurdanur Ünal, Burak Gürkan, Gamze Çelikyılmaz, Shannon McDaniel, Erdem Ergin konuşmacılar arasında yer aldı.

Yurdanur Ünal: İklim değişikliği ile mücadelede kolektif çalışmalara ihtiyaç var

Oturumda ilk sözü alan İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nde Profesör olan Yurdanur Ünal, iklim değişikliği ile ilgili mücadele için kolektif çalışmak gerektiğini ifade etti.  “Şehirlerde, iklim değişikliği ile ilgili sorunlara çözüm arayacak çalışmalar yaparken, daha kolektif çalışmalara ihtiyaç var. Örneğin; şehir planlamacıları, meteoroloji mühendisleri, inşaat mühendisleri ve çevre bilimciler hep beraber çalışmalıdırlar ki bu probleme çözüm bulabilsinler.”

Ünal, öncelikli olarak iklim değişikliği ile mücadele için şehir ölçeğinde incelemeler yapılması gerektiğinin altını çizdi: “ Çeşitli şehir ölçeği modelleri kurgulanarak, zarar azaltma stratejileri geliştirmemiz gerekiyor. Su altı toplama havzalarının betonarme yapılarla kaplandığı yerlerde oluşacak alt yapı sorunlarını çözmek için biçimsiz yapıları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Ve en önemlisi hava kirliliği ile mücadele etmemiz gerekiyor. Çünkü hem sağlık açısından hem de sera gazı emülsiyonunun azaltılması bakımından bu durum oldukça önemli.”

Burak Gürkan: Şehirlerin kahraman olması için yardımcılara ihtiyacı olacak

Oturumda ikinci olarak söz verilen konuşmacı Burak Gürkan, GRUNDFOS isimli özel bir pompa şirketinde Türkiye, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Bölge Direktörü olarak görev alıyor. Özel sektörde iklim değişikliği için atılan adımları kendi çalıştığı şirket üzerinden anlatan Gürkan, sözlerine oturumun isminden yola çıkarak “şehirleri kahraman yapmaya” değindi ve şehirlerin kahraman olabilmesi için yardımcılara ihtiyacı olacağını  ifade etti.

“Biz dünyanın su ve iklim sorunlarına çözüm bulmak için çalışıyoruz”

Dünyanın en fazla pompa üreten firmasında çalıştığını ifade eden Gürkan, “Biz dünyanın su ve iklim sorunlarına çözüm bulmak için çalışıyoruz” dedi. Pompaların A noktasından B noktasına su taşımaya yaradığını anlatan Gürkan bu işlem için elektrik harcadıklarını ve bu elektriğin dünyadaki tüketilen elektriğin yüzde 10’una tekabül ettiğini belirtti. Aynı zamanda Türkiye’de bu pompa işlemiyle pompalanan suların yalnızca yüzde 40’nın tüketiciye ulaştığını, yüzde 60’ının ise pompalama işlemi esnasında kaybolduğunu ifade etti. Bu nedenle iklim değişikliği ile mücadelede pompa üreticisi olarak önemli bir noktada durduklarını kaydeden Gürkan, şirket olarak aldıkları önemleri anlattı: “Dünya’daki tüm pompa şirketleri yüksek teknolojiyle üretilmiş pompalar üretirse, su pompalama işlemiyle dünyada harcanan elektrik oranı yüzde 5’e düşecektir. Biz bu teknolojiye sahip tasarruflu pompaları üretiyoruz hem elektrik hem de su kaybını önleyecek pompalar. Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden 6’ıncı ve 13’üncü maddelerini dikkate alıyoruz. Biri su ile ilgili diğeri ise iklim değişikliği ile ilgili karbon emülsiyonunu azaltmak için benimsediğimiz hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. Benim üç tane oğlum var ve ben işe giderken her sabah oğullarımı düşünerek işe gidiyorum. Dünya için iyi bir şeyler yapabilmek adına, ben gittikten sonra da onların geleceği ve mutluluğu adına iklim ve su sorunu adına hepimizin çalışması lazım.”

Gamze Çelikyılmaz: İklim değişikliği yalnızca ekolojik değil çevresel ve ekonomik bir sorundur

Kıdemli iklim değişikliği uzmanı olan Gamze Çelikyılmaz ise iklim değişikliği sorununu şöyle özetledi: “120-130 yılda sıcaklığın yükselmesi gereken 11 dereceyi biz çok daha kısa sürede yaptık sorun aslında tam olarak bu. kuraklık artıyor, buzullar eriyor, orman yangınları artıyor, seller ve yoğun hava olaylarının sıklık derecesi yükseliyor ve bununla birlikte gıda zinciri, şehir altyapıları, sağlıklı ve temiz suya ulaşım, ekosistem ve canlıların varlığı, insanların mutluluğu tehlike altına giriyor.”

Çelikyılmaz iklim değişikliğiyle mücadele için paydaş işbirliğinin önemli olduğunu ifade etti: “İklim değişikliği yalnızca ekolojik değil çevresel ve ekonomik bir sorundur bunun için kuraklık, sel veya diğer iklim sorunlarıyla yerel olarak uyum sağlamalıyız. Yerel yönetimleri, özel şirketleri, hükümetleri ve diğer iş birliklerle çok paydaşlarla sorunun teknik, finansal ve zamansal sorunlarını çözmeliyiz.”

Erdem Ergin: Gençlerin iklim için önceliklerine bakın

İklim dayanıklılığı ve afet risk yönetim uzmanı, aynı zamanda BM Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Temsilcisi olan Erdem Ergin ise oturumda gençlerin iklim değişikliği ile mücadele konusunda aldığı pozisyona dikkat çekti. Ergin, “Gençlerin iklim için önceliklerine bakın ve alacağınız kararlarda bu öncelikleri gözetin. Yeni gelen kuşağın beklentilerini dikkate alın” dedi. Ergin aynı zamanda, 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta’nın başlattığı iklim hareketine ve akabinde 20 Eylül’de yaptığı çağrıyla dünyanın birçok yerinde gerçekleşen küresel iklim grevlerini oldukça önemli olduğunu belirtti.

Bu yıl 2700 iklim olayı olduğunu belirten Ergin, yaşanan bu olayların yerel yönetimleri “sürdürülebilir kentler” konusunda çalışmaya ittiğini ifade etti. Sürdürülebilir kentleri, sonuç odaklı değil de etki odaklı olarak düşünmemiz gerektiğini söyleyen Ergin, bu yönde stratejik planlar geliştirilmesini önerdi:

“İklim değişikliği ile mücadelede özgün modeller geliştirmemiz gerekiyor ancak başka ülkelerden de yararlanabiliriz. Bize benzer iklim sorunları yaşayan Meksika ve Filipinler’de alınan önemlerden yararlanıyoruz.”

Gökhan Özertan: İklim sorununu Türkiye’nin gündeminde ilk sıralara çekmeliyiz

Oturumun kapanış konuşmasını gerçekleştiren moderatör Gökhan Özertan, iklim değişikliği ile mücadele için üç önemli noktayı dikkate almamız gerektiğini söyledi: “İlk olarak iklim değişikliğinin çok boyutluluğunu göz önünde bulundurmamız gerekiyor. İkinci olarak çözümü herkesin paylaşması gerekiyor. Üçüncü ve son olarak iklim sorununu Türkiye’nin gündeminde sabırla, ısrarla ilk sıralara çekmemiz gerekiyor.”

Kaynak: MARUF

avatar
  Kaydol  
Bildir
2 Ekim 2019