İngiliz Feminist Parti Lideri Reid: “Mücadelemiz ile Erkekler de Kazanacak”

İngiltere’nin Kadınların Eşitlik Partisi’nin yeni lideri Mandu Reid, kadınların oy kullanma hakkı kazanmasından bu yana 100 yıl geçmesine karşın, cinsiyet eşitliğinden çok uzakta olduklarını söylüyor: “Keşke bu partiye ihtiyacımız olmasaydı, ancak diğer partilerin hiçbiri cinsiyet eşitliği konusunda yeterince iddialı değil.”

İngiltere’nin ilk siyasi parti lideri olan Reid, görevi daha farklı seslere yer açmak istediğini söyleyen partinin ilk lideri Sophie Walker’dan devraldı.

Kadınların Eşitlik Partisi, TV sunucusu Sandi Toksvig ve gazeteci Catherine Mayer tarafından 2015 yılında “farklı politikalar üretme” vaadiyle kurulmuştu.

Parti, cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği, ebeveyn izni, düşük ücretli çocuk bakımı, politikada ve iş yerinde eşit temsil ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete son verilmesi gibi konularda kampanyalar yürütüyor.

Destekçileri arasında Oscar ödüllü aktris Emma Thompson ve şarkıcı Lily Allen da bulunduğu parti, şu anda ülke genelinde on binlerce üyeye ve 75 merkeze sahip.

Mayıs ayındaki yerel seçimlere katılan parti, ilk yılına göre büyük başarı elde etti. Kay Wesley, Congleton East bölgesinden meclis üyeliğine seçilirken,  çoğunluğu daha önce hiç seçim deneyimi olmayan  yirmi sekiz kadın, belediye meclis yarışında tatmin edici sonuçlar aldı.

38 yaşındaki Reid, hedefinin partinin tabanını genişletmek olduğunu, “İngiliz siyasetinde sesi duyulmayanların sesi olacağını” ifade ediyor. İngiltere’de milletvekillerinin üçte birinden azını kadınlar oluşturuyor ve yalnızca yüzde 4’ü siyahi ya da etnik azınlık kökenli kadınlar.

Popülizmin yükselişe geçtiği bir dönemde Reid, “benim gibi insanların görünmesi ve cesaretle düşündüklerini söylemesi her zamankinden daha önemli” olduğu görüşünde.

“Erkeklerin mücadelemizden kazanacakları çok şey var”

Tutkulu bir feminist olmasına rağmen, pek çok gencin bu terimden çekindiğini kabul ediyor: “Ben de 20’lerimde bu etiketten rahatsızdım.”

Reid, insanların eşit ücret ya da menstrüel yoksulluk gibi önemsedikleri konularla ilgilenmelerini sağlamanın, bu tür çekinceleri aşmanın anahtarı olduğunu söylüyor.

“Kendimi feminist olarak adlandırdığım için özür dilemiyorum, ancak bunun ne anlama geldiğini ortaya koymak ve insanlar için kayda değer olan konularla ilgilenmek çok önemli” diyen Reid’e göre, feminizm temelde adalet, özgürlük ve toplumun potansiyelini gerçekleştirilmesiyle ilgili.

Uzun süre Svaziland’da yaşayan Reid, genç yaştan itibaren toplumsal adaletsizliğin farkında olarak büyümüş.

London School of Economics’ten mezun olan Reid, hükümette çalışmış ve üç Londra belediye başkanı için görev yapmış bir siyasetçi. Reid, kadınların potansiyellerini gerçekleştirebilmesi ve cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğinin üstesinden gelinebilmesi için, eşit koşullara dayalı ebeveynlik ve düşük ücretli çocuk bakımının elzem olduğunu düşünüyor.

Reid’e göre cinsiyet eşitliği aslında herkesin hayatını iyileştirmekle ilgili. Erkeklerin de ataerkilliğin empoze ettiği beklenti ve kısıtlamalar altında yaşadıklarını söyleyen Reid, partiye daha çok erkeğin katılmasını arzu ediyor: “Mücadelemizden kazanacakları çok şey var.”

Kaynak: news.trust.org

avatar
  Kaydol  
Bildir
15 Mayıs 2019