Kadın Sivil Toplum Örgütleri Pekin+25 UNECE Toplantısı’nda

Hükümetler, sivil toplum ve uluslararası kurumlar,  Pekin+25 Konferansı’nı anmak, atılması gereken adımları konuşmak için 29-30 Ekim’de Cenevre’de Pekin+25 UNECE bölgesel toplantısında bir araya geliyor.

Avrupa bölge toplantısı pazartesi günü Cenevre’de Sivil Toplum Buluşması ile başladı. Pekin+25 UNECE salı ve çarşamba günleri resmi toplantılarla devam edecek.

Küresel alanda feministler ve sivil toplum temsilcileri Pekin+25 sürecinin etkili ve başarılı olabilmesinin hangi koşullarda mümkün olacağını anlattıkları, hükümetlere, BM’ye, STKlara, özel sektöre önerilerde bulundukları bir belge yayınladılar.

Türkiye’den farklı sivil toplum örgütlerini temsil eden ve Pekin+25 Hazırlık Grubu adıyla bir araya gelen kadınlar da, toplantıda sunmak üzere “Pekin+25 Sürecine Dair Türkiye Kadın Örgütlerinin Paralel Raporu” başlıklı bir politika tutum belgesi hazırladılar.

Rapor, Türkiye’de kadınların mevcut durumuyla ilgili tabloyu, ulusal düzeyde mevzuatın, uygulamanın, dünyada da uluslararası araçların geldiği durumu ve insan hakları ihlallerinin kadınları nasıl etkilediğini ortaya koyarak bir çözüm önerisi sunuyor. 

“Küresel Bağımsız Bir Kadın Kuruluşu” Önerisi

Raporda, kadınların insan haklarını koruyacak, Pekin Deklerasyonu taahhütlerinin yerine getirilmesini izleyebilecek, tüm kadınların engeller ile karşılaşmadan başvurabileceği, sorunlarına çözüm bulabilecek bir Küresel, Bağımsız bir Kadın Kuruluşu‘na ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları konusunda CEDAW, GREVIO, İnsan Hakları Komitesi gibi bazı uluslararası izleme ve başvuru organları bulunsa da, bu kurumların tamamen “bağımsız ve özerk” olduklarından söz edilemeyeceğini ifade eden rapor, bunun sebebi olarak, uzmanların aday gösterilmelerinin ve seçimlerinin doğrudan taraf ülkeler/hükümetler tarafından yapılmasını örnek gösteriyor. Ayrıca raporda ifade edildiğinde göre, bu organlar aday gösterim ve seçim süreçlerine kadın örgütlerinin katılımı için ya kısıtlı alan tanıyor.

Buradan hareketle, raporda dünya çapında kadınların ve kadın örgütlerinin başvurabilecekleri, parçası olabilecekleri ve kendi hayatlarını etkileyecek politika ve usullere karar vererek uygulayabilecekleri “bağımsız bir kuruluş” ihtiyacından söz ediliyor:

“Toplumsal cinsiyet konusundaki hesap verebilirliği tekrar kurumsallaştırmak acil bir ihtiyaçtır. Tüm kadınların ihtiyaçlarına ve şikâyetlerine çözüm bulabilecek güçte bağımsız bir kuruluşun kurulmasının şimdi tam zamanı. Kadınların hiçbir engel (dil, coğrafya, sınıf vb.) olmadan başvurabilecekleri, işe yarayacak çözümler bulabilecekleri ve kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, feminist değerler ve kadınların güçlenmesi konusunda politikalar geliştirebilecekleri bir kuruluş. Bu kurumun ayrıca şikâyet alma, kadın ve kız çocuklarına karşı yapılan suçları engelleme ve kadın ve kız çocuklarına karşı suç işleyenlerden hesap sorabilecek yetkisi olmalıdır.”

avatar
  Kaydol  
Bildir
29 Ekim 2019