Kadınlar Çocuk Sahibi Olma Planlarını Gözden Geçiriyor

Pandeminin, çiftlerin gelecek planları üzerindeki etkisi çok yönlü. Halihazırda kadınlar çocuk sahibi olma planlarını yeniden gözden geçirmeye başladı bile. Uzmanlar, yakın gelecekte bir “koronavirus bebek patlaması” beklemiyor.

Başlangıçta, ülke genelinde uygulanan evde kalma tedbirleri, “koronavirüs bebek patlaması”nın yaşanacağına dair esprileri de beraberinde getirdi. Bu espriler, felaketlerin yaşandığı süreçlerden dokuz ay sonra, doğum oranının arttığı, özellikle de bu salgın sürecinde evde kalması özellikle istenen insanların etkileneceğini gösteren araştırmalara dayanıyor.

Ancak zaten, birçok ABD’liye evde kalması söylendikten sadece haftalar sonra, pandeminin insanların çocuk sahibi olmayla ilgili kararları üzerindeki etkisinin bundan daha karmaşık olacağı açık.

Bazıları böyle dünya çapında bir krizin çocuk sahibi olmayı denemeleri için onlara ilham verdiğini söylüyor. Örneğin Victoria Insley, Vox’a eşiyle çocuk sahibi olmaya çalıştıklarını ancak geçen yıl işsiz kaldıktan sonra süreci askıya almaya karar verdiklerini söylüyor. Ancak Mart ayında, yaklaşık iki haftalık sosyal mesafe deneyiminden sonra tekrar denemeye karar vermişler. Pandeminin onlara “hayatın kısa” olduğunu fark ettirdiğini söylüyor Insley.

Ancak bazı çiftler ise tam tersi bir karar alıyor. Uzmanlara göre, klinikler doğum kontrol reçeteleri taleplerinde bir artış olduğunu bildiriyor ve kürtaj ilacı tedarikçileri da talebin arttığını ifade ediyor.

Gelecekten emin olduğunda uzun vadeli kararlar alınıyor

Bunun ana sebebi ekonomik olabilir. Milyonlarca ABD’li işini kaybetti ve birçok endüstri kepenk indirdi, aileler finansal gelecekleri konusunda endişeli.  Birçok çocuk bakımevinin şu anda kapalı olması ve birçok insanın ailelerinden destek alamaması çocuk sahibi olma planlarını sekteye uğratabilir. Vox’a konuşan, Maryland Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü Philip Cohen, “İnsanlar geleceklerinden emin olduklarında uzun vadeli kararlar alıyorlar” diyor.

İnsanlar evlerine kapandığında, hamile kalma oranlarının arttığına dair popüler bir inanış olsa da bunun doğrulandığı pek söylenemez. New York Times’a göre çalışmalar düşük şiddetli fırtına olaylarının doğum oranlarında hafif bir artışa neden olduğunu ancak fırtına şiddetlendikçe bu oranların düştüğünü  gösteriyor. “Hayatta kalmaya çabalıyorsanız, bebek yapmıyorsunuz,” diyor araştırmacı Richard W. Evans.

Ve salgınlar fırtınalara benzemiyor. Bazı insanlar evde eşleriyle olmalarına rağmen, çoğu sağlık çalışanı aslında ailesine virüs bulaştırmamak için onlardan uzak duruyor. Ve virüsün yayılmasını yavaşlatmak için restoran, bar ve diğer işletmelerin kapanmasıyla,  22 milyon insan Mart ayından bu yana işsizlik başvurusunda bulundu ve işsizlik oranı Büyük Bunalım’dan bu yana en yüksek seviyelere ulaştı.

Cohen, kısa vadede işsizliğin doğum oranlarını düşürdüğünü söylüyor ve bu durum mevcut kriz için de geçerli. Çocuk sahibi olmak söz konusu olduğunda, “tümüyle ya da geçici olarak işsiz kalan ve işlerini kaybedebileceklerinden endişe duyan insanların çocuk sahibi olmayı erteleme olasılığı yüksek” diyor.

Bazı insanlar ayrıca hamile kalmanın ve gelecek yıl doğum yapmanın nasıl bir deneyim olacağından da endişe duyabilirler. Hamilelik sırasında koronavirüsün risklerine dair birçok soru hala cevapsız. Virüsün hamilelik sırasında fetüse geçmesi mümkün ve yenidoğanlar üzerinde hafif bir etkisi olabilir. Doğum yapan ebeveynler için de koşullar önemli ölçüde değişti ve ülke çapında hastaneler doğum odasına ziyaretleri sınırladı. Bundan dokuz ay sonra anne-babalar için tablonun nasıl olacağını tahmin etmek zor, ancak tıbbi bakımla ilgili soru işaretleri, ailelerini genişletmeyi düşünenen insanların yaşadığı belirsizlik hissini daha da büyütüyor.

Kaynak: Vox

 

avatar
  Kaydol  
Bildir
30 Nisan 2020