Kadınların Güçlendirilmesi İklim Değişikliğini Önleyebilir

Küresel ısınmayı engellemek için çözüm önerileri sunan ‘Drawdown: The Most Comprehensive Plan Ever Proposed to Reverse Global Warming’ kitabının yazarı, çevre bilimci Katharine Wilkinson’a göre, küresel ısınmayı durdurmanın bir yöntemi de kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek.

Fotoğraf: TEDWomen

2017 yılında yayımlanan, dünyanın önde gelen bilim adamları ve politika belirleyicileri tarafından yapılan titiz araştırmalara dayanan ‘Drawdown’, küresel ısınmayı engellemek için öneriler sunan en kapsamlı iklim kitaplarından biri. Kitap, önümüzdeki 30 yıl içinde uygulandığı takdirde, küresel ısınma seviyesini düşürecek (atmosferdeki sera gazı oranının en yüksek seviyeye ulaşıp azalmaya başlaması) 80 çözüm planı sunuyor.

Kitapta yer alan çözüm önerileri, gerçekçi ve ekonomik açıdan gerçekleştirilebilir olmaları açısından umut verici. Önerilerin birçoğu bazı ülkelerde halihazırda uygulanıyor. Kitapta birçok farklı sorun iklim değişikliğiyle ilişkilendiriliyor. Çocuk evlilikleri, seks ticareti ve kız çocuklarının eğitim sorunu bunlardan sadece birkaçı.

Kitabın yazarı Katharine Wilkonson’a göre iklim değişikliği temelde bir adalet sorunu. İklim değişikliği herkesi etkilese de, araştırmalar en çok etkilenenlerin kadınlar ve kız çocukları olduğunu ortaya koyuyor. Bu orantısız etki, özellikle yoksulluk koşulları altındaki mevcut kırılganlıklardan, ya da su, yakıt bulma ve ekip biçme gibi birçok toplumda kadınların ve kızların oynadığı rollerden kaynaklanıyor. Wilkonson, Otto Simonsson’un “Her Saniyede Bir” adlı kısa filmine referans veriyor. Film, Bangladeş’te iklim nedeniyle yerinden edilme ve cinsel sömürü arasındaki bağlantıyı aydınlatıyor. Wilkinson, iklim değişikliğinin kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet teşkil ettiğini, haklarını ve fırsatlarını engellediğini belirtiyor. Öte yandan, Wilkinson’a göre iklim değişikliği feminist çözümleri olan insan yapımı bir sorun ve küresel ısınmaya verdiğimiz tepkilerle adaleti sağlayabiliriz.

Kitapta yer verilen 80 çözüm önerisi listesinde kız çocuklarına eğitim ve aile planlaması ilk sıralarda yer alıyor. Araştırmalara göre, kadınların ve kız çocuklarının haklarının güvence altına alınması, atmosfer üzerinde rüzgar türbinleri, güneş panelleri ve ağaçlandırma kadar olumlu bir etkiye sahip. Bu büyük ölçüde, toplumsal cinsiyet eşitliğinin insan nüfusu üzerindeki etkisinden kaynaklanıyor. Kadınlar ve kız çocukları nitelikli eğitime ve üreme sağlığı hizmetlerine erişebildiğinde, hayatları için daha farklı kararlar alabiliyor. Ve bu kararlar daha az çocuk sahibi olmayı da içeriyor.

Wilkinson’a göre, eğitim ve aile planlamasını güvence altına almak, nüfus artışını düşürebilir. Bunun, ‘nüfus kontrolü’ gibi kadınlara yönelik baskıcı uygulamalardan farklı bir anlamı var. Gelecek otuz yılda 100 milyar metrik tondan fazla karbondioksit salımını engellemek insanın elinde. Araştırmalar, kadınların ve kız çocuklarının ihtiyaçlarına ve taleplerine cevap vermenin ivediliğini gösteriyor. Wilkinson, iklim değişikliğinin önüne geçilmek isteniyorsa, kadın sorunlarına çözüm getirmeye çalışan sivil toplum örgütlerine desteğin artırılması gerektiği görüşünde.

avatar
  Kaydol  
Bildir
30 Ocak 2019