KAGIDER’den YÖK’e Çağrı: “Eşitlik ve Adalet Birbirini Tamamlar”

KAGIDER, Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ni durduran YÖK’ü kararını gözden geçirmeye çağırdı.

Akademide Kadın Çalışmaları ve Sorunları Komisyonu’nca 2015 yılında hazırlanan ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından, “Tutum Belgesi” adıyla üniversitelere gönderilen Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ geçtiğimiz günlerde durdurulmuştu.

YÖK Başkanı Yekta Saraç, ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ kavramına farklı anlamlar yükelendiği için bu kararı aldıklarını ifade etmişti: “2015 yılında hazırlanan bu tutum belgesinde kadına yönelik her türlü eşitsizlik ve adaletsizliği önlemeye yönelik yürütülen bu çalışmalar ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ kavramı adı altında dile getirilmiştir. Ancak gelinen süreçte bu kavrama, murat edilenin dışında farklı anlamlar yüklendiği ve bu yüklemelerin ‘toplumsal değerlerimiz ve kabullerimizle mütenasip olmadığı ve toplumca kabul görmediği’ hususunun göz önünde bulundurulması gereği ortaya çıkmıştır.” 

Bunun üzerine kamuoyuyla endişelerini paylaşan KAGIDER, mevcut olan eşitlik kavramının yerine adalet kavramının konulmasının fırsat eşitliği ve eşitlik taleplerinin içeriklerinin muğlaklaşması tehlikesini beraberinde getireceği konusunda uyardı.

Duyurunun tamamı:

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet adaleti birbirini tamamlayan ve kuvvetlendiren iki kavramdır. Bu kavramların nasıl kullanılması gerektiği, uluslararası anlaşmaların dikkate alınmasını, önem ve hassasiyet gösterilmesini gerektiren bir konudur.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 1979 yılında kabul edilen “Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini”nin (CEDAW) ilk maddesinde ‘siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel, kişisel veya diğer alanlardaki kadın ve erkek eşitliğine dayanan insan haklarının temel özgürlüklerin, medeni durumları ne olursa olsun kadınlara tanınması’ ifadesi yer almaktadır.

Uluslararası anlaşmalarda mevcut olan eşitlik kavramının yerine adalet kavramının konulması fırsat eşitliği ve eşitlik taleplerinin içeriklerinin muğlaklaşması tehlikesini beraberinde getirecektir. Bu durumda, var olan eşitlik talepleri kültürel, coğrafi temellere ve inanca dayalı olarak tartışmaya açık hale gelebilecektir.

Ülkemizde kadın girişimciliğinin ve istihdamının geliştirilmesi, kadının her alanda güçlendirilmesi için mücadele eden bir sivil toplum kuruluşu olarak YÖK’ün bu yöndeki karar ve çalışmalarını yeniden gözden geçirmesi acil, doğal ve öncelikli beklentimizdir.

Değerli kamuoyuna saygıyla duyururuz.

KAGIDER

avatar
  Kaydol  
Bildir
28 Şubat 2019