Migros depo işçileri yapılan brüt %28 zamma karşı direnişe başladı. İstanbul ve Adana’da başlayan iş bırakma eylemleri kısa sürede İzmir, Bursa, Diyarbakır, Antalya, Mersin, Erzurum, Kocaeli ve Ankara’ya yayıldı. Maaşlara net %50 zam talep eden işçiler; kadın depo işçilerinin maruz kaldığı mobbing ve tacizi dile getirerek kadın örgütlerinden mücadelelerine destek talebinde bulundular.

23 Ocak’ta Migros depo işçileri, %28 zam kararına karşı bir araya gelerek; maaşlara net %50 zam ve maaşlardan kesilen vergilerin Migros tarafından ödenmesi talebiyle iş bıraktılar. İstanbul ve Adana’da başlayan iş bırakma eylemi kısa sürede yayılarak İzmir Bursa Diyarbakır, Antalya, Mersin, Erzurum, Kocaeli ve Ankara’ya yayıldı. Direnişin öncülüğünü yapan DGD-SEN 2 günde 12 depoda iş bırakıldığı ve 20’ye yakın depoda iş yavaşlatma eylemlerinin gerçekleştiğini duyurdu. 26 Ocak’ta DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar tarafından Migros boykot çağrısı gerçekleştirildi.
Çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele eden 26 yaşındaki Nursima “Kazanana kadar halkımızın hiçbir şekilde Migros’tan alışveriş yapmasını istemiyoruz. Sonuçta bugün benim başımda, yarın onların evlatlarının başında; kimin nerede nasıl ne şekilde çalışacağı belli olmaz.” sözleriyle boykot çağrısını yineledi.
Esra Şengül “Kadınlar için tabii ki de zor burası. Ağır bölümler var, kadınlara ağır bölümleri evet vermiyorlar ama bazen de zorluyorlar bunun için. Bununla ilgili mobbing yapıyorlar. Örnek veriyorum, ben rahatsızlandım burada, meslek hastalığı dedikleri bir rahatsızlığım vardı. Buna rağmen bana sürekli baskıyla “O zaman rapor al, çık işten, çık işten” dediler, sürekli bana bu dayatıldı.” sözleriyle kadın işçilerin yaşadığı baskıyı dile getiriyor. Bununla birlikte işten ilk çıkarılanların kadınlar olduğunu ifade ediyor.

İşçilerin talepleri DGD-SEN tarafından gerçekleştirilen bir paylaşımda şu şekilde özetleniyor: “Taşeron US-Grup ve M.B.M taşeronları depolardan gidecek. İşçilerin tamamı Migros kadrosuna alınacak. Migros mağaza çalışanlarının aldığı tüm haklar depo işçilerine de verilecek. Banka Promosyonları işçilere eksiksiz ödenecek. Tüm ücret artışları net %50 olacak ve vergiyi Migros patronu ödeyecek.”
KADIN İŞÇİLERDEN KADIN ÖRGÜTLERİNE AÇIK ÇAĞRI
Direnişteki kadın işçiler 2 Şubat’ta gerçekleştirilen bir paylaşım ile kadın örgütlerine ve kadın dayanışma derneklerine bir çağrı gerçekleştirdiler. Açlığa, güvencesizliğe, baskıya ve kadın düşmanı sömürü düzenine karşı mücadele ettiklerini dile getirerek destek talebinde bulundular. Çağrıda Migros depolarındaki kadın işçilerin karşılaştığı baskı, mobbing ve tacizden bahsediliyor, hamile kadınların işe alınmadığı ve hamile kalan kadınların işten çıkarıldığı dile getiriliyor. Migros yönetiminin sendikasızlaştırma politikalarıyla şiddeti ve sömürüyü kalıcı hale getirmek istediği vurgulanıyor.
DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar basın açıklamasında “Kadın haklarına saygı duyduklarını, çalışanlarının yarısının kadın olduğunu, depolardan gelen, mobbing, taciz ve şiddeti sosyal medyada duyurduğumuz için bizi manipüle etmekle suçluyorlar. Biz 2020 yılında onlarca kadınla tacize karşı direniş örgütledik. Tacizci amirler gitsin dedik. Bir heyet oluşsun, işçilerin iradesi tanınsın, kadın işçiler bunları çözsün dedik. Depolarda bir tane kadın amir yok. 3-4 sene sonra Migros depolarında taciz edilen 26 yaşındaki kadın arkadaşımız, depolardan attırtamadığımız tacizci tarafından katledildi.” sözleriyle kadınların süregelen direnişini ve kadın işçilerin güvenliğine dair kayıtsızlığı dile getirdi.
Direnişin kadın işçileri, kadınları taciz ortamlarında çalışmaya zorlayan, hamileliği cezaya dönüştüren anlayışa karşı kadın derneklerinden dayanışma talebinde bulunuyor. İşçiler kadın örgütlerini, Migrosun kadın düşmanı çalışma politikalarını teşhir etmeye, kadın işçilerle açık dayanışma kurmaya ve depolarda taciz edilen kadın işçilerin sesi olmaya çağırıyor.
Bir kadın işçi “Özellikle kadınların yanımızda olmasını istiyoruz. Bu süreçte o yüzden bir boykot çağrısı yaptık aslında. Kadınlarımızın böyle daha çok sesimizin duyulmasını istediğimiz için de arkadaşlarımızla şartlarımızı bilmelerini, görmelerini istiyoruz, zorluk yaşadığımızı görmelerini istiyoruz” diyerek kadınlara çağrıda bulundu.
“DİYALOG, ÇÖZÜM İSTİYORUZ”
Migros yönetiminden uzlaşı göremeyen işçiler 31 Ocak cumartesi günü, “diyalog, çözüm istiyoruz” diyerek Migros patronu Tuncay Özilhan’ın evinin önünde bir basın açıklaması gerçekleştirerek taleplerini dile getirmek için buluştular. Basını zorla alandan çıkaran polis 100’e yakın depo işçisini ters kelepçeyle gözaltına aldı. Gözaltına alınan işçiler gece serbest bırakıldı.

Direnişlerini devam ettiren işçiler 4 Şubat’ta yeniden taleplerini dile getirmek üzere Tuncay Özilhan’ın evinin önünde buluştular. DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar da dahil olmak üzere pek çok işçi gözaltına alındı. Aynı akşam Migros işçilerinin gözaltına alınmasına tepki göstermek için Kadıköy’de toplanan gençler de gözaltına alındı.
CESARET BULAŞICI
Migros depo işçilerinin kısa sürede yayılan direnişi, pek çok kadın örgütü, gençlik örgütleri ve siyasi partiler tarafından da destek gördü. Gençlik örgütleri Türkiye’nin farklı noktalarındaki Migroslarda basın açıklaması ve kasa yavaşlatma eylemleri gerçekleştirerek hem direnişin sesini duyurdu hem de boykot çağrısını yineledi.
Migros işçilerinin ardından, 29 Ocak’ta Bim ve A101 depo işçileri de %27’lik zam oranın karşı net %50 zam ve promosyon haklarının eksiksiz ödenmesi talebiyle bir araya geldi.
6 Ocak 2025’te ise Trabzon ŞOK depo işçileri “Yüzde 27 brütten zam sefalet ücretidir. Bizler en ağır işleri yıllarca özveriyle yapıp, bizim üstümüzden trilyonlarca kar elde edip bizi mağdur etmelerini kabul etmiyoruz.” Diyerek iş bıraktılar.
Türkiye’nin dört bir yanında depo işçilerinin direnişi devam ediyor.
