Keira Knightley Anlattı: Bir Annenin Film Setlerinden Yükselen İsyanı

Ünlü oyuncu Keira Knightley, annelikle ve setlerde yaşadığı cinsiyet ayrımcılığıyla ilgili kişisel deneyimini paylaştığı, “Zayıf Cinsiyet” başlıklı bir yazı yayımladı.

Fotoğraf: Guardian

Knightley’nin yazısı, bu ayın başında yayımlanan, Emma Watson, Alaa Murabit, Charlie Craggs gibi ünlü birçok kadın aktivist ve oyuncunun feminizm hakkında yazdığı makaleleri bir araya toplayan “Feministler Pembe Giymez (ve Diğer Yalanlar)” adlı kitapta yer aldı.

Geçtiğimiz günlerde, Knightley’in kızına ithaf ettiği bu yazıdan bazı bölümler paylaşıldı. Çocuk sahibi olduktan sonra, ebeveynlerden beklenen, ve cinsiyete göre değişen beklentilerle ilgili yazdıkları çok yankı buldu.

“Bana ihtiyacın olursa bütün gece yanında dururum. Bazen ağlarım, çünkü çok yorgunum. Bütün gece seninle ayakta kalırım ve sabahtan akşama kadar çalışırım. Erkek meslektaşlarım geç kalabilir, repliklerini ezberlemeyebilirler, çığlık çığlığa bir şeyler fırlatabilirler, sarhoş olabilirler ya da sete hiç gelmezler. Çalıştıkları için isterlerse çocuklarını hiç görmezler. Çünkü konsantre olmaları gerekir. ”

2018 tarihli bir araştırma, babalık izninin, cinsiyetler arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırmak için sadece bir başlangıç olduğunu ve annelere uygulanan standartların eşitlikten çok uzak olduğunu ifade ediyor.

Kinghtley’e göre, doğumdan kısa bir süre kamuoyu önüne çıkan Cambridge Düşesi Middleton örneğinde olduğu gibi, kadınlara doğumdan hemen sonra tekrar işe dönmeleri için baskı yapılıyor:

“Gizle. Ağrılarını, vücudunun bin parçaya bölünmesini, hırçın hormonlarını gizle. Güzel görün. Şık görün, savaş alanını gösterme, Kate. Yaşam ve ölümle savaşından yedi saat sonra, vücudunun yarılmasından yedi saat sonra,  kanlar içinde çığlık atan bir hayat ortaya çıkıyor. Gösterme. Söyleme. Kızınla birlikte bir sürü erkek fotoğrafçının karşısına çık.”

Geçmişte kadınların beyazperdede nasıl gösterildiğini eleştiren ünlü oyuncu, kadınların film setlerinde kendilerini kapana kısılmış hissettiklerini anlatıyor.

“Beni küçümsüyorlar, beni dinlemiyorlar, benimle konuşmuyorlar, sesimi, deneyimimi, fikrimi duymak istemiyorlar.”

Knightley,  yazısında insanların kadınların görünüşlerini nasıl kontrol ettiklerini ve başarılarına bir sınır koymaya çalıştıklarını çok güzel bir dille anlatıyor.

“Erkeklerle çalışıyorum ve onları sevmediğimi düşünerek endişeleniyorlar. Bu onları kızdırıyor, üzüyor ve bağırmalarına neden oluyor. Onları seviyorum. Ama flört etmek ya da onlara annelik etmek istemiyorum. Seninle flört etmek istemiyorum çünkü seninle yatmak istemiyorum ve sana annelik etmek istemiyorum çünkü annen değilim.”

Kaynak: globalcitizen.org

avatar
1 Toplam yorum
0 Yorumlara verilen cevaplar
0 Takipçiler
 
En çok cevap verilen yorum
En güncel tartışma
1 Yorum yapan yazar
Servisîmin Cömert yeni yorum
  Kaydol  
En güncel En eski En çok oy alan
Bildir
Servisîmin Cömert
Ziyaretçi
Servisîmin Cömert

Kadına karşı ayrımcılık ve küçümseme heryerde!!! Bu dünya ya değişecek, ya değişecek!!!

9 Mayıs 2019