LGBTİ+’lar İş Yaşamında Cinsel Yönelimini Gizlemeye Zorlanıyor

Kadir Has Üniversitesi ve Kaos GL’nin yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de LGBTİ+ bireylerin çoğunluğu iş hayatında cinsel yönelimini tamamen açık yaşayamıyor, ayrımcılık işe alımdan başlıyor ve özellikle kamuda işyerinde nefret söylemi yaygın.

Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi ve Kaos GL Derneği, ‘Türkiye özel sektör ve kamu çalışanı LGBTI+’ların durumu 2019 yılı araştırması’nı açıkladı.

Türkiye’de beşinci yılını dolduran çalışma dahilinde yürütülen araştırmadan öne çıkan bulgular şöyle:

* Çalışanların çok azı iş hayatında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya interseks durumuna dair tamamen açık davranabiliyor.

* Çalıştığı kurumda cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özellikleri yönünden ‘tamamen açık’ olduğunu beyan eden kamu sektöründen katılımcıların oranı yüzde 4.4. Özel sektördekilerde ise oran yüzde 17.4.

* Özel sektörde katılımcıların yüzde 15.9’u işe giriş sürecinde tamamen açık olduğunu beyan ediyor. Bu oran kamu sektöründen katılımcılar arasında ise yüzde 2.1’e düşüyor.

Kamuda ayrımcılık ve nefret söylemiyle karşılaşma riski daha fazla

* Bulgular, LGBTİ+ çalışanların ayrımcılık ve nefret söylemiyle karşılaşma riskinin kamuda özel sektörden çok daha yüksek olduğunu gösteriyor.

* Kamu çalışanı LGBTİ+’ların yüzde 95,6’sı görev yaptığı kurumda cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özellikleri konusunda tamamen açık davranamıyor.

* Özel sektörde çalıştığı kurumda cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özelliğine dayalı ayrımcılığı önlemeye yönelik kural veya kurullar olduğunu beyan eden katılımcıların oranı yüzde 10.8.

Özel sektörde her iki kişiden biri ayrımcılıkla karşılaşıyor

* Çalıştığı kurumda bizzat ayrımcılıkla karşılaşan özel sektör çalışanlarının oranı yüzde 50. Yani özel şirkette çalışanların her ikisinden biri ayrımcılıkla karşılaşıyor. Cinsel kimliğini kapalı yaşayanların varlığı ise bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.

* Kamuda ayrımcılıkla karşılaşmayanların oranı yüzde 11. Bu bireyler, durumun cinsel kimliklerini açık yaşamadıklarından kaynaklandığını düşünüyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirisiniz.

avatar
  Kaydol  
Bildir
13 Aralık 2019