Lübnan’da Kadınlar “Şiddetsiz Bir Devrim” İçin Ayakta

Lübnan’daki hükümet karşıtı protesto gösterilerinin ön saflarında yer alan kadınlar, dünyanın birçok yerinden kadına ilham olurken, birçok Arap medya kuruluşu, kadın göstericileri “nesneleştiren” haber dili nedeniyle eleştiriliyor.

Siyasilerin yolsuzluğuna karşı başlayan gösteriler Lübnan’da devam ederken binlerce kadın da yaşadıkları eşitsizliği kınamak protestoların ön saflarında yer alıyor.

Protestolara katılan kadınların bazıları başörtüsü takarken, bazıları takmıyor. Bu durum, Sünnilerin, Şiilerin, Dürzilerin ve Hıristiyanların yan yana yaşadığı kozmopolit Lübnan’da sürpriz bir durum değil. Ancak kadın protestocuların giydiği kıyafetler Arap dünyasında ateşli tartışmalara yol açmış durumda.

Mısırlı kadın hakları savunucusu Hend ElKholy, Lübnan’daki kadınların şort giyip taciz edilmeden bir grup erkekle birlikte yürüyebilmelerinin ilham verici olduğunu yazdı geçtiğimiz günlerde. “Erkekliğin ne olduğunu öğrenmek isteyen varsa, onu burada görebilirler. Kadınlar kendilerini güvende hissediyorlar. Tek bir erkek özgürlüğünü sınırlamayı veya onları taciz etmeyi düşünmüyor – ne sözlü ne de fiziksel olarak.”

ElKholy, Lübnan’daki durumu, Mısır’ın 2011 ayaklanmasına katılan kadınların güvenlik güçleri ve hatta erkek protestocular tarafından cinsel tacize uğramasıyla karşılaştırıyordu.

Mısır’daki bazı erkeklerin sosyal medya tepkisi ElKholy’nin yorumlarının haklılığını gösterir nitelikteydi.

Eski Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in oğlu, Alaa Mübarek sosyal medyadan Lübnanlı kadın protestocuları gösteren bir fotoğrafı, üzerindeki şu notla paylaştı: “Eğer bunun gibi kadınlar 25 Ocak’ta olsaydı, Alaa ve Gamal da meydanlara çıkıp babalarına küfrederdi.”

Alaa Mübarek, Arap Baharı halk isyanıyla Mübarek’in devrildiği Ocak 2011’deki olaylara atıfta ulunuyordu.

Mübarek rejiminin, devrimi bastırmak için başvurduğu baskı ve şiddet 800’den fazla protestocunun ölümüne yol açmış, kadına yönelik cinsel saldırı ayaklanma sırasında sıkça yaşanır haline gelmişti.

“Karım girer girmez kanalı değiştirdim”

Mısırlı iş adamı Naguib Sawires ise 24.000’den fazla beğeni toplayan bir tweetinde, “Oturmuş, Lübnan’daki gösterileri izliyordum. Karım içeri girer girmez kanalı değiştirdim ve Yemen’deki savaşı gösteren bir kanal açtım.”

Sawires’in yorumları hem Lübnan’daki protestoları hem de Yemen halkının çektiği acıları küçümsüyordu. Paylaşımı “Naguib Sawires’in aptalca şakasıyla yapmak istediği şey, Lübnan’daki olayları, kanalını değiştirmek zorunda olduğunuz bir porno filmi olarak göstermek, ” diye yorumladı bir Twitter kullanıcısı.

Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerinde de tablo pek iç açıcı değildi. Çoğunda Lübnan’daki hükümet karşıtı protestolara katılan kadınların görünüşünü yargılayan makale ve yorumlar yer aldı.

Kadınlar nesneleştiriliyor

Suudi Okaz gazetesi geçtiğimiz hafta, “Lübnanlı bebekler: Tüm güzel kadınlar devrimci” başlıklı bir manşetle yayına çıktı.

Makalede, sadece “çekici” ve “güzel” değil, aynı zamanda “devrimci” olarak nitelendirilen kadın protestocuların resimlerinin bir montajı yer alıyordu.

Lübnan medyası ve sosyal medya kullanıcıları gazeteyi eleştiri yağmuruna tuttu. Eleştirmenler, Okaz’ın profesyonel olmayan bir şekilde kadınları nesnelleştirdiğini ve Lübnan tarihinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilen hareketin önemini azaltma arayışında olduğunu ifade etti.

Kaynak: Alaraby.co.uk, Middle East Eye. DW

avatar
  Kaydol  
Bildir
1 Kasım 2019