Medyada Nefret Söylemi Artıyor

Hrant Dink Vakfı tarafından, “Medyada Nefret Söylemi ve Ayrımcı Söylem 2018 Raporu” yayımlandı.

Bianet

Hrant Dink Vakfı tarafından, ‘Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi’ araştırması kapsamında hazırlanan “Medyada Nefret Söylemi ve Ayrımcı Söylem 2018 Raporu” yayımlandı.

2018 yılına ait medya izleme verilerinin niteliksel ve niceliksel analizlerini ve yıl içinde öne çıkan iki konu seçilerek hazırlanan Türkiye Yazılı Basınında Çocukların Temsili- Haziran 2018 ve Türkiye Ulusal Basınında Cumartesi Anneleri/İnsanları- Mayıs 1995- Eylül 2018 başlıklı ayrımcı söylem raporlarını içeriyor.

Hrant Dink Vakfı, raporun ayrımcılıktan, ırkçılıktan ve şiddetten arınmış yeni bir dilin kurulmasına fayda sağlamasını amaçladıklarını belirtti.

I. Bölüm: 2018 yılı Türkiye yazılı basınında nefret söylemi

İki bölümden oluşan raporun ilk bölümünde yazılı basında yer alan nefret söylemleri incelendi. Yapılan bu incelmede 2018 yılında ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan 4839 köşe yazısı ve haber metni bulundu. 205 yayında, birden fazla gruba yönelik farklı kategorilerde nefret söylemi üretildiği için bu yazılar ele aldıkları grup/kategori sayısı kadar (birden fazla defa) incelenmiş oldu ve 5044 yazıya ulaşıldı. İncelenen tüm yazılarda 98 farklı grup hakkında 6517 adet nefret söylemi içeriği tespit edildi.

Bianet

Medyada en çok Yahudiler’e yönelik nefret söylemine yer verilmiş

İncelenen yazılarda nefret söyleminin hedef aldığı grupların başında 1133 yazı ile Yahudiler nefret söylemine en şiddetli şekilde maruz kalan grubun başında bulunuyorlar. Yahudiler, medyada çoğu kez çeşitli olayların ardındaki gizli güç olarak sunuldu ve Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak gösterildi.  Aynı zamanda Yahudiler, İsrail-Filistin çatışmaları ile Mescid-i Aksa’da yaşanan gerginlikleri konu alan haberlerle bir toplum olarak şiddetle özdeşleştirildi ve düşmanlaştırıldı.

Medyada nefret söylemine maruz kalan ikinci grup Ermeniler

Rapora göre, medyada nefret söylemi oluşturulan ikinci grup olarak 973 söylemle Ermeniler yer alıyor. Ermeniler medyada, Hocalı Katliamı’nı ve 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü’nü konu alan metinlerde şiddet ve katliamla ilişkilendirilerek düşmanlaştırıldı, PKK ve ASALA ile beraber anılarak terörle özdeşleştirildi. Aynı zamanda Ermeniler, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ihtilafa dair haber ve yorumlarda da hedef olarak gösterildi.

Suriyeliler de nefretin odağında

Medyada, 918 söylemle hakkında en çok nefret söylemi oluşturulan üçüncü grup olarak Suriyeli mülteciler yer alıyor. Medyada Suriyeliler, sistematik olarak cinayet, hırsızlık, taciz gibi adli olaylarla anıldı ve böylece potansiyel suçlu olarak yer aldı.

Güvenlik sorunları ve terörle özdeşleştirilen Suriyeli mülteciler Türkiye’nin olumsuz ekonomik gidişatın ve işsizliğin sorumlusu olarak gösterildi. Aynı zamanda Türkiye’nin demografik yapısına yönelik bir tehdit olarak görülen Suriyeliler, genel bir gerginlik sebebi olarak yaftalandı.

II. Bölüm: 2018 yılı ayrımcı söylem raporları

Raporun ikinci bölümünde, Türkiye’de yazılı basında çocuklarla ilgili hangi konularda haberler ve köşe yazıları üretildiği ve bu metinlerin nasıl sunulduğu incelendi. Raporun bu bölümünde, anahtar kelimeler esas alınarak bir yazılı basın taraması yapıldı. Bu taramada, ‘çocuk’ kelimesini ve ‘kelimenin eklerle ses değişimine uğramış hallerini’ içeren tüm gazete metinleri incelendi. Araştırma kapsamında, 2018 yılı haziran ayı boyunca sekiz gazetede (Birgün, Cumhuriyet, Hürriyet, Karar, Ortadoğu, Sabah, Sözcü, Yeni Şafak) yer almış, ‘çocuk’ kelimesini içeren 2459 haber metni ve köşe yazısı incelendi. Metinler, iki temel soruya, çocuklarla ilgili hangi konularda içerik üretildiği ve üretilen içeriğin nasıl aktarıldığına odaklanan bir incelemeye tabi tutuldu.

Çocuk haklarına saygılı bir medya için önerilere de yer verildi

Rapor, çocuk hakları alanında çalışan Ezgi Koman’ın, ‘çocuk’, ‘çocukluk’, ‘çocuk hakları’ kavramları ve çocuk-medya ilişkisi konusunda bir giriş sunan ‘Çocuk Hakları ve Medya’ başlıklı metniyle başlıyor. Tarama çalışması sonucunda elde edilen bulguların aktarıldığı yazılı basın analizi bölümünde, gazete metinlerinde çoğunlukla görülen konulara dair örnek oluşturabilecek metinlerin kurgularının ve söylem biçimlerinin ele alındığı analizler bulunuyor. Aynı zamanda rapor, çocukların yazılı basında temsil edilme biçimlerine dair analizin özetlendiği ve çocuk haklarına saygılı bir medya için önerilerin sunulduğu sonuç bölümüyle noktalanıyor.

Raporda Cumartesi Anneleri/İnsanları’na da yer verildi

Vakfı’n hazırlamış olduğu Türkiye ulusal basınında Cumartesi Anneleri/İnsanları- Mayıs 1995- Eylül 2018 raporunda, 24 yıllık bir dönemi kapsayan 50 haftalık bir örneklem çerçevesinde ele alındı ve medyanın bu konuda, değişen toplumsal ve siyasal gündeme bağlı olarak nasıl bir toplumsal hafıza anlatısı kurduğu sorgulandı.

Rapor, yazılı basında Cumartesi Anneleri/İnsanları hakkında incelenen haberlere ilişkin sayısal veriler ve analizlerle başlıyor. Daha sonra, Cumartesi Anneleri/İnsanları’na ait haberlerin nasıl kurgulandığı, eylemin ve grubun gazeteler tarafından nasıl adlandırıldığını ve konumlandırıldığını inceleyen başlıklarla devam ediyor. Son olarak rapor, Türkiye ulusal basınında Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın temsiline dair genel bir özet sunan sonuç bölümüyle noktalanıyor.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Kaynak: Hrant Dink Vakfı, Bianet

avatar
  Kaydol  
Bildir
27 Eylül 2019