Meksikalı Kadınlar Grevde: “Kadın Cinayetleri Devlet Suçudur”

8 Mart’ta Meksika’da eşitlik ve adalet için sokaklara çıkan milyonlara kadın, bugün de kadın cinayetlerine karşı ülke çapında grev yaptı.

Fotoğraf: Latino Rebels

Evrensel‘den Elif Görgü’nün haberine göre, Meksika Devrimci Halk Cephesi (FPR) yöneticilerinden Jeanette Estrada ve Elizabeth Mujica, feminist kolektiflerin yanı sıra hükümet kurumlarının, siyasi partilerin, üniversitelerin ve hatta ordu ve çokuluslu şirketlerin dahi grevi desteklediğini ve kadın çalışanlara grev için izin verdiklerini söylüyorlar.

“Sadece iş durdurmak ve ortadan kaybolmak yeterli değil” diyen kadınlar düşüncelerini şöyle dile getiriyorlar:

“Bu ülkede günde 10 kadın cinayeti işleniyor ve Latin Amerika’nın en uzun çalışma saatlerine sahip ülkesiyiz. Sadece iş durdurmak yetmez, kadınlar örgütlenmeye çağrılmalı, meclisler toplanmalı, kadınlar yönetici siyasi roller üstlenmeli; işyerlerinde de daha iyi çalışma koşulları, daha yüksek ücretler, daha kısa çalışma saatleri ile şiddet ve düşmanlığın sona erdirilmesini talep etmeli. Yani mücadele meclisleri, işyeri komiteleri aracılığıyla talepler yükseltilmeli ve harekete enternasyonal ve mücadeleci karakter kazandırılmalı. Bu nedenle kadınlara işyerlerinde örgütlenme çağrısı yapıyoruz; iş durdurmaları, emekçi kadınlar olarak taleplerini yükseltecekleri meclisler ve komite örgütlenmelerini yaygınlaştırmaları çağrısı yapıyoruz. Kadınlara grevin siyasi liderliğini üstlenmeleri; her gün maruz bırakıldığımız sömürü ve baskıyı durdurmak için örgütlü ve devrimci birimler oluşturmaları çağrısı yapıyoruz

“Kadın cinayetleri devlet suçu”

“Kadına yönelik şiddetin bir devlet suçu” olduğuna dikkat çeken Estrada ve Mujica, devletin güvenliği sağlamadığı gibi, cinayetlerin de üzerini örttüğünü ifade ediyor:

“Meksika’da oldukça ciddi bir şiddet dalgası var. 2019 en şiddetli yıl oldu. Ocak’tan Aralık 2019’a kadar sadece başkent Meksiko’da 128, eyalette ise 318 kadın öldürüldü. Latin Amerika’da en çok kadın cinayetinin meydana geldiği ülkeyiz. Günde 10’dan fazla kadın öldürülüyor. Ayrıca adalet de yok; yargılamalar süresince kadınlar için adaleti garanti altına almak oldukça zor, böylece devlet yetkilileri tarafından çifte mağdur ediliyorlar ve kadınların kaybedilmesi ya da öldürülmesinin gerekçeleri yaratılıyor. Öldürülen kadınların çocukları varsa bunlar korumasız kalıyorlar, devlet ne güvenliklerini ne de çocukların haklarına ulaşımını sağlıyor, kendileri de insani koşullarda geçinemeyen büyük anne-babalarının sorumluluğuna terk ediliyorlar. Bu nedenle kadın cinayetlerinin devletin işlediği bir suç olduğunu söylüyoruz, çünkü güvenliği sağlamadığı gibi devlet, cinayetlerin de üzerini örtüyor.”

Toplumsal şiddet, kadına yönelik şiddeti arttırıyor

Fotoğraf: Financial Times

Estrada ve Mujica’ya göre, ülkede yaygın olan organize suçun ve bunun yarattığı şiddetin de kadına yönelik şiddete etkisi var:

“Bazı gazetecilik araştırmaları, organize suçun ülkenin yaşadığı bu sorunun bir parçası olduğunu; eğitime, sağlığa, insana yakışır istihdama, barınmaya, yeşil alanlara sıfır erişim faktörlerinin sorunla birleştiğine işaret ediyor. Yani kadın cinayetlerinin nedeni sadece kadına yönelik nefret değil, haklara erişimi azaltan ve nüfusun büyük çoğunluğunu sömüren sistemdir de. Bütün bunlar kadınlar arasında hoşnutsuzluğu yaygınlaştırdı ve tek bir kadın daha öldürülmesin ve suçlular yargılansın diye protesto için sokaklara çıktılar. Kadınların öfkesine neden olan adaletin olmaması; suç duyurusunda bulunan kadınların ya da kurbanların ailelerinin seslerini duyurabilmeleri ve taleplerinin uygulanması için çok acılı ve yorucu bir süreci geçmeleri gerekiyor, fakat neredeyse her seferinde soruşturmalar rafta kalıyor.”

Meksika’da kadın hareketi radikalleşiyor

Estrada ve Mujica, kadınların protestolarının radikalleşmeyi sürdürüceğini belirtiyor, ancak hareketin bölünme riski taşıdığını da ekliyorlar:

“Erkeklere hayır diyen bir eğilim de mevcut harekette ve bu kadınları da bölme riskini içeriyor, çünkü sorunun kapitalist sistem değil sadece erkekler olduğu düşüncesini yaratıyor. Şiddetin sadece maçoluktan ve kadın düşmanlığından değil, bizi baskı altına alan ve hepimizi sömüren bu sistemden ve onun devletinin bir sonucu olduğuna dikkat çekilmesi gerekiyor.”

Kaynak: Evrensel

avatar
  Kaydol  
Bildir
9 Mart 2020