Mutlu Kaya: “O Kadar Çığlık Attım, Sanki Herkes Sağır”

5 yıl önce, birlikte olmayı reddettiği için Mutlu Kaya’yı başından vuran Veysi Ercan infaz yasası kapsamında açık cezaevine geçme hakkı kazandı. Yıllardır adalet mücadelesi veren Kaya, süreci Milliyet’ten Ceyda Ulukaya’ya anlattı: “Beni bu hale getiren adam, şimdi infaz paketiyle açık cezaevine çıkıyor. Adalet bu mu?”

Mutlu Kaya’yı bundan 5 yıl önce, henüz 20 yaşındayken Diyarbakır’dan katıldığı bir ses yarışmasıyla tanımıştık ki, kısa süre içinde, birlikte olmayı reddettiği erkek tarafından başından vurulduğu haberi geldi.

Uzun süre yoğun bakımda kalıp hayata dönse de maddi olarak karşılayamadığı için ihtiyaç duyduğu tedavi yarım kaldı. Elleri, ayakları tutmuyor, konuşmakta, yürümekte büyük güçlük çekmeye devam ediyor.

Mutlu Kaya’yı vuran ve toplamda 15 yıl hapis cezası alan Veysi Ercan ise geçen hafta yürürlüğe giren infaz yasası kapsamında açık cezaevine geçme hakkı kazandı. Bu durumu evine ulaşan bir belgeyle öğrenen Kaya, bir video yayınladı.

Kaya bu süreçte yaşadıklarını Milliyet’ten Ceyda Ulukaya’ya anlattı.

Bir video yayınlayıp infaz yasasıyla ilgili çağrıda bulundunuz. Neden buna ihtiyaç duydunuz?

Bana iki hafta önce bir kağıt geldi. Diyor ki, Veysi Ercan açık cezaevine çıkabilir mi? Beni sakat bırakmış, beni öldürmeye çalışmış bir adam için benden izin istiyorlar. Onaylanan İnfaz Paketi üzerine bu adam açık cezaevine çıkacak. Bu adam benim ellerimi aldı, ayaklarımı aldı, sesimi aldı. Okula gidiyordum, okulumu benden aldı. Ve aldığı ceza 15 yıl olsa da cezaevinde yatacağı süre 9 yıl. 9 yıl ne demek? Şimdi de bu yasayla açık cezaevine çıktı, yani 5 yıl sonra. Ben bu ülkenin gözünde bu kadar mı değersizim? Mücadele etmekten bıktım. O videoda birçok sanatçıyı, siyasetçiyi etiketledim. Ama kimse sesimi duymadı.

Ne söylemek istiyorsunuz?

5 yıl önce, o şahsı istemediğim için beni zorla kaçırmaya kalkıştı. Onu istemediğim için kafama kurşunlar yağdırdı. Yoğun bakımda gözümü bir açtım ki, bir kelime bile konuşamıyorum. O zaman sanıyordum ki, bu adam en az 30 yıl yer. Çünkü benim hayatımı çalmış. Bir de baktım ki sadece 15 yıl almış. Bu 15 yılın hepsini yatsa belki yine içim soğurdu. Sadece 9 yılını yatıyormuş. 5 yıl gitti, 4 yıl kaldı. Şimdi de bu yasayla açık cezaevine çıkıyor. Adalet bu mu?

Zaten aldığı cezanın da yetersiz olduğunu söylüyorsunuz…

Tabii ki! 9 yıl ne demek? Ben de gidip birini vurayım, 5 yıl yatıp çıkayım. Bu adama resmen tatil verildi. Tatil yapıp kafalarını dinleyip çıkıyorlar. Bense 5 yıldır mücadele ediyorum. Hep evde, kendi imkanlarımla bir şeyler yapmaya çalışıyorum, ailem sürekli bana bakıyor. Sadece iyileşmek istiyorum. Yürümek istiyorum, saçımı taramak, kendi yemeğimi kendim yemek istiyorum. Doktorlar çare var diyor ama kimse beni duymuyor. O kadar çığlık attım ki, sanki herkes sağır…

Bu yasayla, sizi vuran kişinin cezası yaklaşık 1 yıl kısalmış oluyor. Bir de koronavirüs nedeniyle 31 Mayıs’a kadar izinli olacak. Belki aynı şehirde bulunacaksınız. Koruma talep etmeyi düşünüyor musunuz?

Benim Allah’tan başka kimseden korkum yok. O şahıstan da korkmuyorum. Ama bu adamın ne yapacağı belli olmaz ki! Bana bunu yapan adamdan her şey beklenir. Nasıl güvenebilirim? Bu adam bir daha bir şey yaparsa devlet bana ne cevap verecek? Bana yapmasa bile başka kadınlara yapar. Bu infaz paketinden sonra artık kadın cinayetleri iyice artacak. Zaten ablamı da kaybettim. O da kadına şiddetin kurbanı oldu. Umarım ablama bunu yapan adam müebbet cezası alır. Hâlâ ablamın öldüğünü kabul edemiyorum. Geceleri uyku bana haram oldu. Tükendim.

Videonuzda “Beni vuran hak ettiği cezayı alsa belki bu kişi de ablamı öldüremeyecekti” diyorsunuz…

Sadece ablam için geçerli değil. Bana bunu yapan kişi, hak ettiği şekilde ceza alsaydı belki ablam için de, başka kadınlar için de farklı olurdu. Bu adamlar buna cesaret edemezdi. Bunu anlamaları için illa bu olayların başlarına mı gelmesi gerekiyor? Biraz vicdanlarını dinlesinler. Bu paketi onaylayanların, o 15 yılı veren hakimlerin hiç mi vicdanı yok?

Bundan sonra ne yapmak istiyorsunuz?

Ben o şahsın peşini bırakmayacağım. Hem ablamın hem benim hem de tüm kadınların davası bu. Gerekirse yeniden dava açacağım. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Tüm kadınlarımız sesimi duysun. Bugün bana yapılan yarın size yapılabilir.

Bir şarkı yarışmasında başarılı olmuştunuz. Yine şarkı söyleyebiliyor musunuz?

Söylemeye çalışıyorum ama eskisi gibi olmuyor. Tekrar şarkı söylemeyi çok isterdim. Hayalimdi. Çok seviyordum, çok istiyordum. O yarışmaya daha çok ailem için katıldım. Gelir kaynağımız yoktu. Kardeşimi okutmak zorundaydım. Devamını getiremedim. Bırakmadılar. O cani buna izin vermedi.

Sizin bu yarışmada ön plana çıkmanızı kabullenemediği için mi?

Bizim bir birlikteliğimiz yoktu. Ben onu istemiyordum. En son televizyona çıkınca bunu kabullenemedi, çıldırdı. Ne yaptıysam kurtulamadım. Her yolu denedim. Savcıya gittim, polise gittim. Derdimi herkese anlattım. Yine de kurtulamadım. Bana “Ya benimsin ya kara toprağın” diyordu. “Ölmesen de sakat bırakacağım” diyordu. Dediğini yaptı.

Sizce şu anda acınızı ne hafifletebilir?

Bir kendi yaşadıklarımı, bir de ablamın yaşadıklarını düşünüyorum. Nefes alamıyorum. Sonra bakıyorum, acıkıyorum yemek yiyemiyorum, susuyorum su içemiyorum. İyi değilim. Belki o şahıs hak ettiği cezayı alsaydı, şu an açık cezaevine çıkmasaydı yüreğim biraz olsun soğurdu. Ama onun hak ettiği cezayı alması için benim ölmem gerekiyormuş. Ben ölmediğim için 30 yıl verilmiyor. Hakim öyle söyledi. Öldürün o zaman, benim ölüden bir farkım yok ki… Yaşamak daha çok acı veriyor, çünkü mücadelem sonuç vermiyor.

Bu süreçte ne tür tedaviler gördünüz?

Yoğun bakımdan çıktıktan sonra bir iki ay tedavi gördüm ama yeterli gelmedi. Doktorlar demişti ki “Ciddi bir tedavi görürsen buradan koşarak çıkarsın.” 7-8 ay fizik tedavi görmem gerekiyormuş. Ücreti aylık 20 bin lira. Çok çabaladım ama destek göremedim. Yardım alıyor diye reklamımı yaptılar. Tedavi olsam niye bu halde olayım? Tek isteğim tedavi olmak.

Kaynak: Milliyet

avatar
  Kaydol  
Bildir
20 Nisan 2020