Politikada Cinsiyet Eşitliği:
Erkekler Daha Fazlasını Yapmak Zorunda

Hızlı bir şekilde yaygınlaşan ve pek çok kadının paylaşımlarıyla yükselttiği #MeToo hareketi ile cinsel şiddet ve taciz görünür olmuş, tartışmaya açılmıştır.  Ancak hala politikada yer alan kadınların yaşadıkları çok bilinmemektedir. Raporlar kadınların aktif olarak politika üretmek istediklerinde hem çevrimiçi ağlarda hem de kişisel olarak cinsel şiddet ve tacize maruz kaldıklarını göstermektedir. Bu durum şiddetin bireysel hak ihlali olmasının dışında, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin bir sonucu ve sürdüreni olduğunun bir göstergesidir. Aynı zamanda eşitsizlikten beslenen bu şiddet sağlıklı bir demokrasinin önünde engeldir. Oysa kadınlar politika yaptıklarında göz ardı edilen pek çok konuyu gündeme getirirler.

Erkekler de Taşın Altına Elini Koymalı

Dünyada politikada kadınların temsili artıyor olsa da istenilen düzeyde değildir. Bu düzeye gelinmesi için sadece kadınlar değil erkekler de taşın altına ellerini koymalıdır. Uluslararası kalkınma örgütleri değişim için erkeklerin aracı olması gerektiğini kabul etmektedir. Sadece Kanada’nın feminist dış politikasına baktığımızda “Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınlar ve kız çocukları tarafından ayrı ayrı elde edilemez” ve “Erkekler ve erkek çocukları aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini destekleyen ve sürdüren geleneklere karşı durmalıdır”  ifadelerinin yer aldığını görürüz.

Politik Eşitlik Hala Uzak

Politik eşitlik cinsiyet eşitliği ile ilgili bir kutucuğu işaretlemek ya da kamusal olarak bunu beyan etmenin çok daha ötesindedir. Sadece beyanlar ve işaretlenen kutucuklar kadınların siyasal katılımının ve temsiliyetinin önüne geçmek anlamına gelir. Bundan daha fazlası için erkekler diğer erkeklere rağmen zor da olsa bunun için sorumluluk almalılar.

Politikada eşitlik için erkekleri zorlamak, çoğu zaman erkek liderler için cinsiyet eşitliğine duyarlı eğitimlerin verilmesi önerisinin ötesine geçememiştir. Aynı zamanda kadınlar da politikadaki bu eşitsizliği aşmak için nadiren erkek elitlerle taktiksel işbirliği yürütebilmişlerdir. Her iki yaklaşım da cinsiyet eşitsizliğini aşacak, kurumsallaşmasının önüne geçecek uygulamalar değildir. Bu yaklaşımlar, erkeklerin kendi ayrıcalıklarının ve iktidarlarının kendi hayatlarında ve çalıştıkları alanlarda nasıl işlediklerini sorgulamalarını gerektirmez. Herhangi bir değişiklik ise yüzeyseldir.

Korkak Bezirgan Ne Kar Eder Ne Ziyan/ Risk Olmadan Kazanç Olmaz

Siyasette yapısal bir değişimi gerçekleştirmek elbette kolay olmayacaktır. Erkekler, kendi konumlarını ve statülerini tehlikeye atmak anlamına gelse bile, kadınların politik açıdan güçlenmesi için proaktif bir şekilde konuşmaya istekli olmalıdır. Bazen, kadınlar için alan yaratmak – sadece paylaşmamak – adına iktidarı bırakmaları gerekir. Son hedef olarak sadece kadınların “masada olmalarına” izin vermekle kalmamalı, aynı zamanda misilleme korkusu olmaksızın masayı kadınlara bırakmalıdırlar.

ABD’nin ilk kadın sekreteri Madeleine K. Albright’ın dediği gibi;

Politikadaki kadınlar diğerlerinin görmezden geldiği konuları,  karşı çıktıkları yasa tasarılarını geçirmeyi, fırsat vermedikleri projeler için alan yaratmayı ve yok sayılan istismarları durdurmayı gündeme getirirler.”

Eğer #MeToo ve beraberindeki hareketler mevcut cinsiyetçi normlarda değişikliği sağlamak ve eşit bir dünya arzumuzun gerçekleşmesi için gerçek bir işaret ise, çok daha fazla erkek iktidar ve ayrıcalıkların cinsiyetli doğasını ve bunun demokrasiye ve toplumlara verdiği zararları fark etmek zorundadır.

Kapak Görseli: UN Women/Ryan Brown

*Caroline Hubbard & Tim Shand’ın apolitical’da çıkan haberinden Aslı Aydemir tarafından türkçeleştirilmiştir. “To achieve gender equality in politics, men must do more” adıyla yayınlanan yazının orjinaline ulaşmak için tıklayınız.

avatar
  Kaydol  
Bildir
28 Mayıs 2018