Salgın Günlerinde Hamile Olmak

Tüm dünya salgın sebebiyle belirsizlik, kaos ve kaygı içinde savrulurken, bebeklerini birkaç hafta içinde kucaklarına almayı bekleyen kadınlar neler hissediyor? Huffington Post yazarı Victoria Richards, anne adaylarının deneyimlerini aktardı.

Görsel: HolaStudio / Instagram

Dünya koronavirüs salgınıyla sarsılıyor ve birçok insan evlerinde kendini izole etmeyi seçiyor ya da buna zorunda kalıyor. Önümüzdeki birkaç hafta içinde bebek bekleyen kadınlarınsa herkesten çok farklı bir deneyime sahip oldukları kesin.

Gebe kadınların koronavirüsün herkesten daha fazla etkilendiği veya virüsün gelişmekte olan bebeğinize geçebileceğine dair bir kanıt bulunmamasına rağmen, birçoğu zaten çalkantılı bir dönemde daha fazla endişe hissedebilir. Hiçbir şey annelerin endişelenmesini engelleyemez.

“Eşim benimle kalabilecek mi?”

“Bilmek istediğim en önemli şey, eşim benimle kalabilecek mi?” diyor bebek bekleyen Elly Branner. “Ziyaretçileri sınırlayabileceklerinden ve buna eşimin de dahil edilmesinden endişeliyim. Bugün 32. hafta kontrolüne gideceğiz. Dürüst olmak gerekirse, daha şaşırtıcı olan bilgi eksikliği. ‘En iyisini ummak’ yerine cesur olup kendimi en kötüsüne hazırlamayı tercih ederim.”

Bazıları ise evde doğum yapmayı düşünüyor. Zosia, doktoruyla alternatif doğum seçeneklerini konuşabileceğini umuyor. “Şu anda buna benzer sorularla meşgul olduklarını hayal edebiliyorum” diyor. “İlk kez anne olacağım, bu beklenmedik bir şekilde ekstra bir endişe veriyor.”

“Endişelenmek istediğiniz son şey salgın”

43 yaşındaki Victoria Cameron Glasgow’da yaşıyor ve 3 Nisan’da bebek bekliyor. “Tüp bebekle hamile kaldım. İyi durumdayım, ama doğum yapmaya çalışırken hasta olabileceğimi düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum – doğum süreci zaten endişe vericiyken bir de üzerine hasta olmamaya çalışmak eklendi.”

Cameron bunu hamileyken yaşamanın için “garip bir şey” olduğunu ifade ediyor: “Karnındakini korumaya çalışıyorsunuz ve bağışıklık sisteminiz de o kadar güçlü değil. Ve elbette, bebek geldiğinde, onların sağlıklı ve mutlu olmasını istiyorsunuz. Endişelenmek istediğiniz son şey bir salgın.”

“Virüs heyecanımı yok etti”

28 yaşındaki Hannah Whitten, virüsün heyecanını tamamen yok ettiğini ve yerini korku ve stresin aldığını söylüyor. “Kendimi daireyi sürekli temizlerken buluyorum. Hayatımın en güzel zamanlarını elimden aldı, ”diyor.

“Çok üzücü, çünkü bebek doğduğunda, eve ziyaretçilerin gelecek olması ve birlikte yürüyüş yapma fikri beni çok heyecanlandırırdı. Ama şimdi bizi evden çıkarken göremiyorum ve bir süredir ziyaretçilere izin vermiyorum. Her şey çok üzücü. ”

Kaynak: Huffington Post

avatar
  Kaydol  
Bildir
26 Mart 2020