Siyasette Daha Çok Kadın Daha Sağlıklı Toplum

Yerel seçimler yaklaşıyor. Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu olarak daha fazla kadının yerel seçimlerde aday gösterilmesini ve seçilmesini arzu ediyoruz. Peki neden kadınlar? Edwin Ng and Carles Muntaner’ın Business Insider Ocak 2019 sayısında yayımlanan yazısına göre, yapılan birçok araştırma kadınların siyasete katılımının artmasıyla kamu sağlığı arasında doğrudan bir ilişki olduğuna işaret ediyor.

Fotoğraf: Business Insider

Edwin Ng and Carles Muntaner

Kasım 2015’te, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ülke tarihinde ilk defa, cinsiyet dengesini eşit şekilde gözeten bir bakanlar kurulu kurdu. Kuruldaki toplam 30 kişiden 15’i kadınlardan oluşuyor.

Bu şekilde Kanada, devlet makamlarındaki kadın temsiline ilişkin sıralamada, tüm dünyada 20’nci sıradan 5’inci sıraya yükseldi. Muhabirler Trudeau’ya cinsiyet eşitliğinin neden önemli olduğunu sorduğunda, “2015 yılında olduğumuz için,” cevabını verdi. Trudeau’nun bu basit ama yerinde tepkisi, eşitlik, çeşitlilik ve katılım ilkelerini gözetenler arasında büyük yankı uyandırdı.

Kamu sağlığı araştırmacıları olarak, biz de şu soru üzerine kafa yormaya başladık: “İktidar mevkilerindeki kadın sayısını artırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yanı sıra nüfus sağlığını ve refahını da artırabilir mi?”

Yakın zamanda ‘SSM – Population Health’ dergisinde yayımlanan bulgularımız, devlet makamlarındaki kadın temsilinin nüfus sağlığını iyileştirdiği iddiasını destekliyor.

İktidar mevkilerinde daha fazla kadın, daha az ölüm

Önce erkek ve kadın politikacıların hangi açılardan farklılaşabileceğini görmek için bir literatür taraması yaptık.

Erkek meslektaşlarına kıyasla, kadın siyasetçilerin sol görüşü benimseme ve eşit ücret, kadına yönelik şiddet, sağlık hizmetleri ve aile politikası gibi alanlarda kadın haklarını daha ileri bir noktaya taşıma eğilimleri daha fazla.

Ayrıca araştırmalar, devlet makamlarındaki kadınların daha işbirlikçi ve iki taraflı şekilde çalışma eğiliminde olduğunu ve erkeklerin otokratik eğilimlerine kıyasla daha demokratik bir liderlik tarzını benimsediklerini gösteriyor. Kadınlar aynı zamanda koalisyon oluşturmada ve fikir birliğine varmada daha etkili.

Bir sonraki aşamada, Kanada’nın 10 şehrinde, yönetimdeki kadın temsil oranıyla nüfus sağlığı arasında tarihsel bir ilişki olup olmadığını inceledik.

1976 ve 2009 arasında, eyalet yönetimindeki kadınların oranı yüzde 4,2’den yüzde 25,9’a altı kat artarken, ölüm oranı yüzde 37,5 (1000 kişi başına yüzde 8,85’den yüzde 5,53’e) düşmüştür.

Eyalet seçim bürolarından ve İstatistik Kanada’dan aldığımız verilere göre, devlet makamlarındaki kadın oranının tarihsel olarak artışına paralel olarak genel ölüm oranlarının düştüğünü tespit ettik.

 Kadınlar sağlık ve eğitime fazla harcama yapıyor

Elbette ki, kadın temsilinin artmasıyla ölüm oranlarının düşmesi arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söyleyemeyiz.

Bunu değerlendirmek için, kadın oranıyla ölüm oranı ilişkisini hesaplarken, olası birçok karıştırıcı değişkeni kontrol ettik. Bulgularımız, devlet makamlarındaki kadınların nüfus sağlığını iyileştirdiği hipotezini destekliyor.

İlginçtir ki, Kanada hükümetindeki kadınlar, erkek ölüm oranlarını kadın ölüm oranlarından daha fazla etkilemiş (1.000 kişi başına 1.00 – 0.44 ölüm).

Ayrıca devlet makamlarındaki kadınları, nüfus sağlığını ve partizan siyasetin potansiyel rolünü birbirine bağlayan bir izlek bulduk. Daha önceki bir çalışmada, eyalet yönetimlerinde dört tip harcamanın ölüm oranlarını düşürdüğünü tespit ettik: Tıbbi bakım, önleyici bakım, diğer sosyal hizmetler ve ortaöğretim sonrası eğitim.

Devlet harcamalarını aracı değişken olarak test ettiğimizde, Kanada’da siyasi yönetim kadrolarındaki kadınların bu tür sağlık harcamalarına ağırlık vererek ölüm oranlarını düşürdüğünü tespit ettik.

Kadınlar işbirliğine dayalı çalışmaya yatkın

Ayrıca, kadınların siyasi eğilimleriyle (ister sol görüşlü, ister sağ görüşlü olsun) ölüm oranları arasında bir ilişki olmadığını tespit ettik.

Sosyal demokratlık (örneğin, Yeni Demokratik Parti-NDP), merkezcilik (örneğin Liberal Parti) ve muhafazakarlık (örneğin Muhafazakar Parti) gibi partiler arasındaki ideolojik farklılıkların, siyasette kadın temsilini artırmaya kıyasla ölüm oranlarına daha az etkisi olduğu görünüyor.

Bu bulgu, kadınların, erkek meslektaşlarına göre daha işbirlikçi ve iki taraflı bir şekilde çalışma eğiliminde olduğu fikrini desteklemekte.

Artık 2019’dayız ve hala önde gelen kamu sağlığı araştırmacıları, toplumsal cinsiyet politikaları gibi siyasi faktörlerin nüfus sağlığına etkilerini küçümseme eğiliminde. Bunun yerine, neredeyse sağlığın sadece bireysel ve sosyal faktörleri üzerine odaklanmayı tercih ediyorlar.

Cinsiyet politikasının kamu sağlığı açısından önemli olduğuna inanıyoruz çünkü “kimin neyi, ne zaman ve nasıl alacağını” belirlemeye yardımcı oluyor.

Devlet makamlarında daha fazla kadın olmasının, toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemenin yanı sıra demokratik kurumları güçlendirdiğini ve aynı zamanda devlet harcamalarına ve nüfus sağlığına önemli katkılar sağladığına inanıyoruz.

Devlette görev alan kadınların nüfus sağlığını arzu edilen şekilde değiştirebileceği göz önüne alındığında, kadınların siyasi alanı erkeklerle eşit derecede paylaşmasının yollarını aramalıyız.

avatar
  Kaydol  
Bildir
17 Ocak 2019