Size İlham Veren Kadınlar

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, eşitlik ve adalet mücadelesi yolunda size ilham veren kadınları #banailhamverenkadın etiketiyle paylaşmanızı istemiştik. Katılımınız için çok teşekkür ediyoruz. Biz de sizler için, kampanyamız boyunca paylaştığınız ilham verici kadınları derledik.

Türkan Saylan

Türkan Saylan tıp doktoru, eğitimci, yazar ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği eski genel başkanıdır.

13 Aralık 1935’te İstanbul’da doğan Türkan Saylan, Kandilli Kız Lisesi ve İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1968 yılında deri ve zührevi hastalıklar uzmanlığı alan Saylan, 1968 yılında da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başladı.

İngiltere ve Fransa’da çalışmalar yapan Saylan, 1977 yılında profesör oldu ve 1982-1987 yıllarında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981–2001 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürüttü. 1990 yılında kurulan İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin oluşumunda büyük rol oynadı. Dermatoloji Kliniği’nde öğretim görevlisi olarak 2002 yılının sonuna kadar görev alan Türkan Saylan 13 Aralık 2002 tarihinde emekliye ayrıldı.

1976 yılında lepra diğer bir adıyla cüzzam çalışmalarına başladı ve Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurdu. 1986’da Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülü”nü aldı. 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün lepra konusunda danışmanlığını yapan Saylan, aynı zamanda Uluslararası Lepra Birliği’nin (ILU) kurucu üyesi ve başkan yardımcısıydı.

Yaşamının son 17 yılında meme kanseri ile mücadele eden Türkan Saylan 18 Mayıs 2009 tarihinde yaşama gözlerini yumdu.

Simone de Beauvoir

1908 yılında Paris’te doğan Fransız yazar Simone de Beauvoir Sorbonne Üniversitesi’nde felsefe okudu. üniversiteyi bitirdiği yıl öğretmenliğe başladı. Rouen, Marsilya ve Paris’teki okul görevlerini yazarlığa daha fazla ağırlık verdiği 1943’te bıraktı.

İlk kitabı Konuk Kız 1943’te yayımlandı.  Les Temps modernes (Modern zamanlar) adlı derginin yayın kurulunda, Jean Paul Sartre, Raymond Aron ve Merleau-Ponty gibi isimlerle birlikte yer aldı.

Simone de Beauvoir’ın en önemli eseri ve feminizmin başucu kaynaklarından biri olarak kabul edilen İkinci Cins 1949’da yayımlandı. “Kadın doğulmaz kadın olunur” prensibini ortaya koyduğu İkinci Cins’te, kadınların “diğer” olarak tanımlanmasını ve mevcut sosyal konumunu, gördüğü baskının temeli olarak olarak nitelendirdi.

Simone de Beauvoir sonraki yıllarda felsefi makaleler, romanlar, oyunlar, seyahat günlükleri, hatırat ve gazete yazıları yazdı. Otobiyografik romanı Mandarinler (1954) ile Goncourt edebiyat ödülünü kazandı.

1986 yılında hayata gözlerini yumdu.

Bahriye Üçok

1919 yılında dünyaya gelen Bahriye Üçok,  Kandilli Kız Lisesi’ni bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Ortaçağ Türk-İslam Tarihi Bölümü’nden alırken, aynı zamanda Devlet Konservatuarı Opera Bölümü’ne de devam etti ve bu bölümü de bitirdi. Samsun ve Ankara’da on bir yıl lise öğretmenliği yaptı.

1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi oldu. Aynı zamanda bu fakültenin ilk kadın öğretim üyesidir.

1957 yılında doktor, 1964 yılında “İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar” adlı çalışmasıyla da doçent olmuştur.

1971 yılında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından kontenjandan senatör seçildi ve böylelikle aktif siyasi yaşama atılarak beş yıl boyunca Cumhuriyet Senatosu divan üyeliği yapmıştır. Siyasi tercihini Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) yana kullanan Üçok, 1977’de CHP’ye katıldı. 12 Eylül’den sonra açılan Halkçı Parti’nin 1983’te kurucu üyesi oldu. Daha sonra 1983 seçimlerinde de bu partiden Ordu milletvekili olarak TBMM’ye girdi. 1986’dan itibaren Sosyaldemokrat Halkçı Parti üyesi oldu ve 1990 Eylül’ünde bu partinin parti meclisi üyesi seçildi.

“İslam’da örtünmenin ve oruç tutmanın zorunlu olmadığı” iddialarına dayanan açıklamalarından sonra üzerine birçok tepki çekti ve tehditler almaya başladı. 1990 yılında bir suikast sonucu öldürüldü.

Behice Boran

1910 yılında doğan Behice Boran, Amerikan Kız Koleji’nin, yani şimdiki adıyla Robert Kolej’in, 1927’de orta, 1931’de lise kısmını birincilikle bitiren ilk Türk kız öğrenci oldu. Michigan Üniversitesi’nde sosyoloji doktorasını tamamladıktan sonra 1939’da Türkiye’ye döndü ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin (DTCF) sosyoloji bölümüne doçent olarak atandı.

1962’de Türkiye İşçi Partisi’ne üye olan Boran, 1965 seçimlerinde Urfa’dan milletvekili seçildi. Birkaç dönem Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’yi temsil etti.

1970 yılındaki parti kurultayında genel başkan seçildi. 12 Mart 1971 muhtırası ile birlikte tutuklandı ve partisi kapatıldı. Boran, 15 yıl hapis cezası aldı. 1974 yılında ilan edilen genel aftan yararlanarak serbest kaldı. 1975’te tekrar kurulan TİP’in genel başkanı seçildi. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından kısa süre ev hapsinde tutulan Boran, daha sonra yurtdışına çıktı. “Sosyalist doğulmaz, sosyalist yaşanır” sözüyle hafızalarda yer edindi.

Boran 1981 yılında vatandaşlıktan çıkarıldı ve 1987 yılında hayata veda etti.

Rosa Luxemburg

1871 yılında doğan Rosa Luxemburg, genç yaşlarında sosyalizmle tanıştı ve dönemin solcu gruplarında yer aldı. Daha 18 yaşındayken içinde bulunduğu gruplar ve politik görüşü yüzünden İsviçre’ye kaçmak zorunda kaldı. 1889’da Zürih Üniversitesi’ne girdi. Burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimi gördü, hayatında büyük etki bırakacak isimlerle tanıştı.

Okulu bitirdikten sonra, sosyalistlerin kitlesel hareketlilik içinde olduğu  Berlin’e yerleşti. Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) aktif üyesi oldu. 1904 ile 1906 yılları arasında siyasi faaliyetleri ve görüşleri yüzünden üç kez hapse girdi. SPD’nin eğitim merkezlerinde Ekonomi ve Marksizm öğretmeye başladı. Bu dönemde Sermaye Birikimi isimli kitabını kaleme aldı.

SPD’nin savaş bütçesi lehinde oy kullanmasına şiddetle karşı çıkan Lüksemburg, partiyle olan tüm ilişkisini kesti. 5 Ağustos 1914’de Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurdu. 1 Ocak 1916’da bu grubun adı Spartaküs Birliği oldu.

Luxemburg, Bolşevik önder Lenin’in I.Dünya Savaşı’na karşı çıkmasını destekleyerek tüm halkların emperyalist hükümetlerine kaşı mücadele etmesi gerektiğini savundu. Almanya’da Grubun devlete karşıt tutumu yüzünden 28 Haziran 1916’da Luxemburg hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı.

Şiddetle bastırılan Spartaküs ayaklanmasının ardından 15 Ocak 1919’da kolluk güçlerince öldürüldü.

Paylaşılan diğer isimler şöyle: Anneler, öğretmenler, Halide Edip Adıvar, Fatma Seher Erden ‘Kara Fatma’, Zübeyde Hanım, İlmiye Çığ, Sıdıka Avar, Duygu Asena, Frida, Ayşe Kulin, Oya Baydar, Nurhan Atasoy, Türkan Şoray, Mina Urgan, Meral Akşener, Betül Mardin, Sevil Atasoy, Şerife Işık, Agnes Varda, Greta Thunberg, Binnaz Toprak, Gültan Kışanak, Müjde Ar, Mehtap Ar, Fatmagül Berktay, Sena Kaleli, ve daha nicesi.)

avatar
  Kaydol  
Bildir
13 Mart 2019