Thunberg ve Ocasio-Cortez Bir Araya Geldi: “Umut Bulaşıcı Olabilir”

İngiltere’nin önde gelen gazetesi Guardian, ABD’de Temsilciler Meclisi’ne giren en genç üye sıfatına sahip, Demokrat partili Alexandria Ocasio-Cortez ve bugün dünyanın en etkili gençleri arasında gösterilen iklim aktivisti Greta Thunberg’ı bir araya getirdi. İkili, geleceğin ne derece karanlık bir tablo sunduğunu, iklim aktivistleri olarak hangi taktiklerin gerçekten işe yaradığını ve yaşadıkları zorlukları konuştu.

16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg, geçen yıl her Cuma günü İsveç parlamentosu önünde iklim krizi konusunda siyasi eylemsizliği protesto ederek, milyonlarca gencin içinde bulunduğu uluslararası bir hareket başlattı. Greta bugün dünyanın en etkili gençleri arasında gösteriliyor.

ABD’de New York eyaletinde yapılan ön seçimlerde, 10 dönemdir görevde olan Demokrat aday Joe Crowley’i saf dışı bırakan Alexandria Ocasio-Cortez ise New York 14. Seçim Bölgesi’nden Temsilciler Meclisi’ne girmeyi başardı. 29 yaşında olan Ocasio-Cortez Temsilciler Meclisi’ne giren en genç üye sıfatına sahip oldu. Bir yıldan kısa bir süredir görevde olan Ocasio-Cortez’in ABD siyasetinde yarattığı etki olağanüstü. Şubat ayında Ocasio-Cortez, Yeşil Yeni Anlaşma’yı ABD Temsilciler Meclisi’ne sundu.  Anlaşma diğer birçok talebin yanı sıra, sera gazı emiliminin on yıl içinde sıfıra düşürülmesi, fosil yakıt kullanımının tamamen bırakılması ve ABD’deki tüm binaların enerji verimli yeni standartlara uyacak şekilde güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor.

Yeşil Yeni Anlaşma teklifi, Demokrat başkan adayları Elizabeth Warren, Kamala Harris ve Amy Klobuchar’dan destek toplasa da, Senato’da Cumhuriyetçiler tarafından reddedildi. Bununla birlikte, Thunberg gibi, Ocasio-Cortez de sosyal medyada çok destek görüyor ve statüko yanlısı politikacıları tedirgin eden bir enerjiye sahip.

Guardian’ın bir araya getirdiği Ocasio-Cortez ve Thunberg, yaşları sebebiyle ciddiye alınmamanın nasıl bir şey olduğunu, geleceğin ne derece karanlık bir tablo sunduğunu ve bir aktivist olarak hangi taktiklerin gerçekten işe yaradığını tartıştı.

Alexandria Ocasio-Cortez Sizinle tanışmak ne büyük bir onur!

Greta Thunberg Sizinle de öyle!

AOC Teşekkürler. Bu sohbet için çok heyecanlıyım. İlk konuşmanızı birkaç ay önce duyduğumu hatırlıyorum. Harlem’de bir arkadaşımla birlikteydim ve bana, “Bu genç kadını dinledin mi?” diye sordu. Konuşmanızı duyunca çok heyecanlandım, çünkü ABD’de, adaylık dönemimde bile insanlar, bu tür bir aciliyeti [iklim hakkında] dillendirmenin gereği olmadığını söylüyorlar, çok radikal ve lüzumsuz buluyorlardı. Bunu dile getirdiğinizi duymak hem çok heyecan verici, hem de inandığım şeyleri doğrular nitelikteydi. Bu yüzden, çalışmalarınız ve savunuculuğunuz için teşekkür etmek istiyorum.

GT Ben de direndiğiniz ve birçok kişiye, hatta İsveç’tekile bile umut olduğunuz için teşekkür ederim.

AOC Çoğu zaman insanlar “Gençleri politize etmeyin” der. Bu konudaki fikrinizi merak ediyorum. Bu neredeyse bir tabu. Genç birinin siyasi bir pozisyona sahip olması manipülatif veya yanlış kabul ediliyor. Bu çağda, sahip olduğumuz bilgiye erişim düzeyi düşünüldüğünde, kendi düşüncelerimizi oluşturamayacağınızın ve savunuculuk yapamayamacağınızın söylenmesi bana küçümseyici geliyor. Buna nasıl yaklaştığınızı merak ediyorum. Hiç böyle bir yaklaşımla karşılaştınız mı?

GT Her zaman karşılaşıyorum. Aslında duyduğum tek şey bu. En sık aldığım eleştiri, manipüle edildiğim ve çocukları politikaya alet edilmemesi gerektiği yönünde. Çünkü onlara göre bu istismar ve kendi adıma düşünemiyorum. Ve bence bu çok sinir bozucu! Söz hakkına sahibim, neden kendi fikrimi oluşturamıyorum ve insanların fikrini değiştiremiyorum?

Ama bunu senin de çok duyduğuna eminim: “Çok genç ve tecrübesizsin.” Bunun için ne kadar düşmanlığa maruz kaldığını görünce, bu kadar güçlü kalmayı nasıl başardığına inanamıyorum açıkçası.

AOC Çevre hareketine dikkat çekmek için en etkili taktik nedir? Bu zamana kadar neler yaptınız ya da toplumu en çok harekete geçiren eylemler nelerdi?

GT Tek başıma parlamentonun önünde oturmamla başlayan hareketin bile tek başına çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum, çünkü insanlar gördü, etkilendi ve duygulandı. Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca çocuk, “Neden artık var olmayacak bir gelecek için çalışmalıyız?” diyerek ayaklandı. Bunu sadece ben değil, harekete dahil olan herkes soruyor.

AOC Size sormak istediğim bir başka soru da, birçok insanın İsveç ve diğer İskandinav ülkelerini esin kaynağı olarak görmesiyle ilgili. İnsanlar iklim kriziyle ilgili bu denli ileri bir tartışmanın, ABD’de asla gerçekleşemeyeceğini söylüyor, çünkü biz çok ırklı bir demokrasiyiz – İsveç ve diğer yerlerin daha homojen olması, toplumun birbiriyle daha iyi geçinmesi anlamına geliyor. Buradaki ırksal çeşitlilik, göçmenlikle ilgili sorunlar ve bunun gibi nedenlerle, iklim değişikliğine karşı mücadele etmek için bir araya gelmemize imkan olmadığı söyleniyor. Bununla ilgili ne düşünüyorsun?

GT Özellikle ABD’de, birçok insan, İsveç, Norveç veya Finlandiya gibi ülkeleri rol model olarak görüyor, temiz bir enerji sektörüne sahip olduğumuzu söylüyorlar. Bu doğru olabilir, ancak rol model değiliz. WWF’ye göre, İsveç en çok ekolojik ayak izine sahip dünyanın ilk 10 ülkesinden biri. Tüketici endeksini de hesaba katarsanız, bu konudaki en başarısız ülkelerden biriyiz.

İsveç’te, harekete geçmememiz gerektiği iddiasını meşru kılmaya çalışan en yaygın argüman, yalnızca 10 milyon nüfuslu küçük bir ülke olmamız. Bu düşünceye göre, diğer ülkelere daha fazla odaklanmalıyız. Bu inanılmaz derecede sinir bozucu. Neden, kimin değiştirmesi gerektiğini tartışmamız gerekiyor? Neden lider rolü üstlenmiyorsun?

AOC Burada da aynı argümanı duyuyoruz. Ve burası Amerika Birleşik Devletleri! İnsanlar, “Çin’in bir şeyler yapmasını beklemeliyiz,” diyorlar. “Önce Amerika” diyen bir siyasi kültür var: Bir yandan ABD’nin dünyanın en iyi ülkesi olduğunu düşüyorlar, bir yandan da, “Çin yapmıyor, neden biz yapalım?” diyorlar.

Ve bence yine aynı argüman: Biz yönlendirmeyi mi seçeceğiz yoksa seyirci mi kalacağız? Sanki tek kullanımlık plastiklerde, petrol tüketiminde bir numara olma konusunda gurur duyuyorlar. Ancak çevre konusunda veya çocuklarımıza öncülük etmekten gurur duymak istemiyorlar.

GT Evet. Yani, zengin ülkeler olduğumuz için İsveç veya ABD gibi ülkeler ilk önce hareket etmeli. Çünkü yoksul ülkelerdeki insanların yaşam standartlarını yükseltebilmeleri gerekiyor. Temelde her şeye sahip olduğumuzda, önderlik etme görevimiz var.

AOC Size neyin cesaret verdiğini merak ediyorum. Mücadeleye devam etmenizi ne sağlıyor?  Şöyle bir düşünce tarzı var – kişisel olarak buna katılmıyorum:  Eğer insanları [iklim hakkında] çok fazla eğitirseniz, her şey için çok geç olduğunu düşüneceklerini, çaresiz hissedeceklerini ve hiç hareket etmeyeceklerini söylüyorlar. Bu yüzden merak ediyorum, konunun ne kadar göz korkutucu olduğu göz önüne alındığında, neden her gün koltukta oturup  kıyameti bekleyecek denli umutsuzluğa kapılmadınız?

GT Okulu kırma eylemine başlamadan önce öyleydim. Çok moralim bozuktu ve hiçbir şey yapmak istemiyordum. Ancak cesaret verici bulduğum şey, insanların farklı cephelerde farklı şekillerde daha iyi bir gelecek yaratmak ve yıkıcı iklim krizini durdurmak için mücadele etmesi.

Okulda grev yapan çocukları görmek çok umut verici. İnsanların iklim krizinden hiç haberdar olmadıkları gerçeği de öyle. Demek istediğim şu, insanlar kötü oldukları ya da istemedikleri için bu şekilde yaşamaya ve hiçbir şey yapmamaya devam etmiyorlar. Bencil olduğumuz için biyosferi yok etmiyoruz. Bunu yapıyoruz çünkü farkında değiliz. Bunun çok umut verici olduğunu düşünüyorum, çünkü eğer bir kez bilgi sahibi olursak, farkına varırsak, o zaman değişir ve hareket ederiz.

AOC  Benim de benzer bir “bardağı taşıran son damlam” oldu. Fakat benimkisi daha çok gelir eşitsizliği ile ilgiliydi. Birçok insan, birkaç yıl önce bir restoranda çalıştığımı, üniversiteye gittiğimi ve çok fazla şey üzerinde çalıştığımı biliyor. Ama ailem çok fazla talihsizlik yaşadı. Babam hastalandı. Ve ben her gün restoranda çalışıyordum, çok depresyondaydım. Kendimi güçsüz hissettim ve sanki ABD’de işçi sınıfını yoksul bırakmak ve zenginleri daha zengin yapmak için tasarlanmış çok sayıda toplumsal yapıya etkili bir şekilde karşı koyabilecek hiçbir şey yoktu.

Bir süre umutsuzluğa kapılmış bir haldeydim. Ne yapmalıyım? Benim hayatım bu mu? Sadece kalkıp, çalışmak, işlerin zor olduğunu bilmek, sonra eve gidip tekrar aynı şeyleri yapmak. Ve sanırım beni özgürleştiren şey ilk eylemim oldu. Petrol boru hattının inşa edilmesine karşı Dakota’daki Standing Rock’a gittim. O zaman imkansız görünüyordu. Sadece normal insanlardı, boru hattının geçmesini engellemek için topraklarını savunuyorlardı. Ve bu beni son derece güçlü hissettirdi, maddi anlamda hiçbir şeyimiz olmamasına rağmen, dünyanın en güçlü şirketlerinden birine karşı durma eylemiydi bu.

Oradan, umudun sahip olunan bir şey olmadığını öğrendim. Umut, yaptıklarınla yarattığın bir şeydir. Umut, dünyaya göstermeniz gereken bir şeydir. Bir kişinin umudu olursa, bu bulaşıcı olabilir. Diğer insanlar da daha fazla umutla hareket etmeye başlar.

GT Kesinlikle, kendini umutsuz hisseden birçok insan tanıyorum ve bana “Ne yapmalıyım?” diye soruyorlar. Ben de “Bir şeyler yap” diyorum. Çünkü üzüntü ve depresyona karşı en iyi ilaç bu. İsveç parlamentosunun önünde okulu kırma eylemi yaptığım ilk günü hatırlıyorum. Kendimi çok yalnız hissetmiştim, çünkü insanlar beni fark etmeksizin önümden yürüyüp geçiyordu. Kimse bana bakmadı bile. Ama aynı zamanda umutluydum.

Kaynak: Guardian (Metin kısaltılarak Türkçeleştirilmiştir.)

Söyleşinin devamını buradan okuyabilirsiniz.

avatar
  Kaydol  
Bildir
2 Temmuz 2019