Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden COVID-19

BM Nüfus Fonu, cinsel sağlık, üreme sağlığı ve haklarının korunması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi için “Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden COVID-19” başlıklı bir bilgi notu yayınladı.

Salgın hastalıklar kadınlar ve kız çocukları ile, engelliler ve yoksullar gibi gruplara yönelik ayrımcılığı ve eşitsizlikleri daha da kötüleştirebilir. Bu yüzden toplum farklı kesimlerine dönük farklı önlemler alınmalıdır.

UNFPA’nın yayınladığı  Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden COVID-19″ başlıklı bilgi notuna göre, cinsel sağlık, üreme sağlı ve haklarının korunması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi için şu konulara dikkat edilmeli:

  • Salgın hastalıklar; kadınları ve erkekleri farklı şekillerde etkiler. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik mevcut eşitsizlikleri arttırmasının yanı sıra, engelliler ve aşırı yoksullar gibi dışlanmış gruplara karşı ayrımcılığı da pekiştirir. Kadınların ve erkeklerin teşhis ve tedavi hizmetlerine erişimini etkileyen çeşitli hususlar dikkate alınarak bunun göz önünde bulundurulması gerekir.
  • Kadınlar, tüm dünyada, sağlık ve sosyal hizmet sektörlerindeki işgücünün yüzde 70’ini oluşturur. Kadınların çalışma ortamları nedeniyle maruz kalabilecekleri ayrımcılık şekillerine özel bir dikkat göstermek gerekir. Bunun yanı sıra, sahadaki sağlık çalışanları olarak psikososyal destek, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri ile ilgili ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır.
  • Salgın dönemleri gibi kriz zamanlarında, kadınların ve kız çocuklarının, hanede artan gerilimler nedeniyle, partner şiddetine ve aile içi diğer şiddet türlerine maruz kalma riskleri artabilmektedir. Böyle dönemlerde toplumsal yapılar da dâhil olmak üzere, kadınları ve kız çocuklarını koruyan sistemler zayıflayabileceği veya bozulabileceği için, COVID-19’u nrisk dinamiklerini değiştirmesi nedeniyle, kadınları ve kız çocuklarını eş ve partner şiddeti riskinden korumaya yönelik özel önlemler alınmalıdır.
  • Cinsel sağlık, üreme sağlığı ve hakları ile ilgili hususlara salgınlar sırasında özel bir önem verilmelidir, zira bunlar halk sağlığını ilgilendiren önemli meselelerdir.
  • Hamileliklerin sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve doğumların güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlık sistemlerinin düzgün bir şekilde işlemesine ve enfeksiyonları önlemeye yönelik tedbirlere katı bir şekilde uyulmasına bağlıdır.
  • Aile planlaması, cinsel sağlık ve üreme sağlığı için gereken ürünler sağlanmalıdır. Menstrüasyon sağlığı için gereken ürünler de dâhil olmak üzere bu ürünler; kadınların sağlığı, güçlenmesi ve sürdürülebilir kalkınma açısından büyük bir önem taşır. Salgına yönelik müdahale nedeniyle tedarik zincirlerinin aksaması bu ürünlerin tedarikini etkileyebilmektedir.
  • Sağlık hizmetlerinin sürekliliği sağlanmalıdır. Üreme çağındaki kadınlar ve kız çocukları için sağlık kuruluşları tarafından sağlanan hizmetlerde ciddi bir kesinti veya erişimde başka bir aksaklık olması durumunda hizmet sürekliliğinin sağlanması önem taşır. Hizmet sürekliliğinin önündeki engellere müdahale edilmeli ve bariyerler ortadan kaldırılmalıdır. Başta şiddete maruz kalan veya karantinada şiddete maruz kalma riski bulunan kadınlar ve kız çocukları olmak üzere kadınların ve kız çocuklarının psikososyal destek hizmetleri de dâhil olmak üzere hizmetlere erişebilmeleri sağlanmalıdır.
  • Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakalarını yönlendirme yolları, hâlihazırda sağlık kuruluşlarındaki değişiklikleri yansıtacak şekilde güncellenmelidir. Belli başlı topluluklara ve hizmet sağlayıcılara güncellenmiş yönlendirme yolları hakkında bilgi verilmelidir.
  • Olumsuz sonuçların artma riski nedeniyle, solunum yolu hastalıkları olan hamile kadınların tedavisine öncelik verilmelidir. COVID-19 vakaları; doğum öncesi, yenidoğan ve anne sağlığı servislerinden ayrı bir yerde tutulmalıdır.
  • Gözetim ve müdahale sistemleri; cinsiyete, yaşa ve hamilelik durumuna göre ayrıştırılmalıdır.
  • Etkilenen bireylere, ailelere, topluluklara ve sağlık çalışanlarına ruh sağlığı hizmetleri ve psikososyal destek sağlanması, müdahalenin önemli bir parçasıdır.
  • COVID-19’a müdahale eden tüm sağlık çalışanları (kadınlar da dâhil olmak üzere) kişisel koruyucu ekipmana sahip olmalıdır.
  • Kadınların sahada topluluklarla doğrudan etkileşimde bulundukları ve bakımla ilgili faaliyetlerin önemli bir bölümünü üstlendikleri göz önünde bulundurulduğunda, kadınların hastalığa maruz kalma risklerinin daha yüksek olduğu açıkça görülmektedir. Toplulukla yakın bir temas halinde olan kadınlar; topluluğun katılımını, önleme faaliyetlerinin tasarlanmasını ve uygulanmasını olumlu yönde etkileyebilecek bir konumdadır.
  • İnsanların güvenliğini, onurunu ve haklarını korumak amacıyla doğru ve destekleyici bakım hizmetleri sağlanmalıdır.

UNFPA’nın tavsiyeleri ise şöyle:

  • İnsanların güvenliğini, saygınlığını ve haklarını korumak amacıyla doğru mesajlar iletin ve destekleyici sağlık hizmetleri sağlayın.
  • Müdahaleyle ilgili politikaların ve düzenlemelerin herkesin ihtiyaçlarına cevap vermesini sağlayın. Bu, sağlıkla ilgili acil bir durumun, farklı bireyler ve topluluklar üzerindeki birincil ve ikincil etkilerini anlamak açısından temel bir adımdır. Aynı zamanda, müdahale çabaları; kadınların ve kız çocuklarının korunma ihtiyaçlarına odaklanmalıdır.
  • COVID-19 salgınına yönelik müdahalenin zararlı toplumsal cinsiyet normlarını, ayrımcı uygulamaları ve eşitsizlikleri yeniden üretmediğinden veya sürdürmediğinden emin olun. Sosyal, kültürel ve toplumsal cinsiyet normlarının, toplumsal cinsiyet rollerinin ve ilişkilerinin kadınların ve erkeklerin enfeksiyon karşısında savunmasızlığını, enfeksiyona maruz kalma düzeylerini ve tedavilerini etkilediğini dikkate alın.
  • COVID-19 salgını sırasında cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri ve ilgili haklara özen gösterilmesini sağlayın. Bunların salgınlardan önemli ölçüde etkilenebileceğini unutmayın. Diğer tedbirlerin yanı sıra, gebeliklerin ve doğumların güvenliği için enfeksiyonun önlenmesine yönelik rehber ilkelere katı bir şekilde uyulmasını da sağlayın.
  • Bunların, kadın ve erkek grupları arasında ne tür farklılıklar gösterebileceğini göz önünde bulundurun. Özellikle de yoksullar, engelliler, yerli halklar, ülke içinde yerinden edilmiş kişiler veya mülteciler, LGBTIQ bireyler, birden fazla ve kesişen ayrımcılık türüyle karşı karşıya kalan kişiler de dâhil olmak üzere dışlanan gruplara odaklanın.
  • Karantina deneyiminin, kadınlar ve erkekler için farklı olabileceğini göz önünde bulundurun. Örneğin kadınların ve erkeklerin farklı fiziksel, kültürel ve sıhhi ihtiyaçlarının ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığını dikkate alın. Evin, bazı kadınlar için güvenli bir yer olmayabileceğini ve kadınların evde eş/partner şiddetine maruz kalma riskinin fiilen artabileceğini unutmayın.
  • Toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ilişkin yönlendirme yollarını güncelleyin ve güncellemelerin mevcut hizmetlerdeki değişiklikleri yansıtmasını sağlayın.
  • Topluluk içinde kadınların katılımına öncelik verin. Zira kadınlar, topluluk içindeki rolleri nedeniyle, genelde önleme faaliyetlerinin tasarlanmasını ve uygulanmasını olumlu yönde etkileyebilecek bir konumdadır. Yerel düzeyde yakınlıkları göz önüne alındığında, kadınların gözlemleri ve içgörüleri, bir salgının başladığının tespit edilmesine ve genel olarak sağlık durumunun iyileştirilmesine yardımcı olabilmektedir.
  • Salgın hazırlığı ve müdahalesine ilişkin karar alma sürecine kadınları dâhil edin ve kadınların COVID-19 ile ilgili ulusal ve yerel politika alanlarında temsil edilmesini sağlayın.
  • Mücadelenin ön saflarında yer alan kadınların görüşlerini müdahaleye dâhil edin. Sağlık çalışanları ve hastalıktan en çok etkilenen kişiler de dâhil olmak üzere kadınların, hazırlık ve müdahale politikalarını oluşturma çalışmalarında veya daha sonraki uygulamalarda yer almasını sağlayın.
  • Topluluk düzeyinde kadınların ve kız çocuklarının anlamlı katılımını destekleyin. Çabaların ve müdahalelerin, en büyük risk altında olan kişileri daha da dışlamasını veya onlara karşı ayrımcılık yapmasını önlemek için kadın ağları ve organizasyonları da dâhil olmak üzere, kadın ve kız çocuklarının topluluk içinde katılımını teşvik edin.
  • Devletlerin ve küresel sağlık kurumlarının salgının etkilerini analiz ederken COVID-19’un yaş, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini göz önünde bulundurmasını sağlayın.
  • COVID-19 virüsünün görülme yaygınlığı, eğilimler ve diğer önemli bilgiler açılarından bireyleri nasıl etkileyebileceğini anlamak amacıyla yaş ve cinsiyete göre ayrıştırılmış, doğru ve eksiksiz verilerin toplanmasına öncelik verin.

Bilgi notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

avatar
  Kaydol  
Bildir
26 Mart 2020