Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Araştırması: Kadınlar, kadın lider istiyor 

Bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın 2019 yılı sonuçları toplumdaki kadın algısına ilişkin birçok çarpıcı veri ortaya koyuyor. Özellikle, 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler atmosferinde, kadınların ve erkeklerin seçim kriterlerini değerlendirmek için de bir fırsat. Sonuçlara göre, kadınların çoğunluğu partilerinden kadın aday, erkeklerin çoğunluğu ise erkek aday istiyor.

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye genelinde kadınların en büyük sorunu yüzde 60 ile “şiddet” oldu. Kadınların yıllardır sorunu olan şiddet, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da ilk sırada yer alıyor. 2016 yılında araştırmaya katılanların yüzde 53’ü, 2017 yılında yüzde 55’i, 2018 yılında yüzde 62’si en büyük sorunu şiddet olarak görürken, bu yıl araştırmaya katılanların yüzde 60’ı kadınların toplumda yaşadığı en büyük sorunun şiddet olduğunu belirtiyor.

Şiddet Boşanma Sebebi Olarak Görülüyor 

“Boşanma ve Şiddet İlişkisi” araştırmada ortaya çıkan bir başka çarpıcı sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Yıllar içinde şiddetin boşanma için yeterli bir sebep olduğu, aile bütünlüğü ve düzeni için göz ardı edilecek bir durum olmadığı düşüncesine destek oranı artmış durumda. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si aile içi şiddetin, boşanmak için yeterli bir sebep olduğu konusunda fikir birliğine ulaşıyor.

Kadınlar, kadın lider istiyor 

Katılımcılar, “Kadın siyasetçiler kadın hakları/sorunları konularına öncelik vermelidir” ifadesini değerlendirirken yüzde 81’i ‘Evet’ cevabını verdi. Geçtiğimiz yıllara göre kadınlar, siyasi liderlikte kadın adayları destekleyeceklerini artan bir oranla belirtirken, erkeklerin kadın siyasi lider adaylarına aynı sıcaklıkta yaklaşmadığı ortaya çıkıyor.

“Oy vermeyi düşündüğünüz partinin büyükşehir belediye başkan adayı tercihinde söz hakkınız olsa partinizin ‘erkek’ aday göstermesini mi yoksa ‘kadın’ aday göstermesini mi tercih edersiniz?” sorusuna, erkek katılımcıların yüzde 61’i erkek aday cevabını verirken, kadın katılımcıların yüzde 68’i kadın aday istediğini belirtti. Aynı soruya yüzde 3’lük bir kitle ‘hangisi iyiyse’ cevabını verirken, yüzde 1’lik kitle ise ‘fark etmez’ dedi.

“Bir seçim sezonunda çok benzer özelliklere sahip bir erkek ve bir kadın cumhurbaşkanı adayı var hangisini tercih ederdiniz?” sorusuna ise kadınların %69’u, erkeklerin ise %35’i kadın adayı seçeceğini söylüyor.

Kadınlar ekonomi konusunda endişeli 

Bu yıl katılımcılara ilk kez sorulan “aile ve ülke ekonomisinin değerlendirilmesi” soruları ile genel bir ekonomik endişe durumu olduğu görülüyor. Kadınlar, hem aile hem de ülke ekonomisine karşı erkeklere kıyasla daha endişeli görünüyor. “Şu an Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna kadın katılımcıların yüzde 47’si çok kötü yanıtını verirken, erkek katılımcıların yüzde 44’ü çok kötü olduğunu belirtiyor. Aynı kategoride “Şu an ailenizin içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna kadın katılımcıların yüzde 44‘ü ‘çok veya biraz kötü’ cevabını verirken, erkek katılımcıların yüzde 36’si kötü olduğunu vurguluyor. Ancak her iki grup da hem ailesel hem de ülkenin genel ekonomik durumunu 1 yıl öncesine göre anlamlı düzeyde ‘daha kötü’ olarak değerlendiriyor.

Gençler, yaşlılara göre kadın-erkek eşitliğine daha çok önem veriyor

Araştırmaya göre, gençlerin yaşlılara göre kadın-erkek ilişkilerine daha eşitlikçi baktıkları ortaya çıkıyor. Ayrıca eğitim seviyesi yükseldikçe bireylerin toplumsal cinsiyet konularında daha eşitlikçi tutumlar sergilediği görülüyor. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre, babaların çocuklarının bakımında aktif olmalarının da eğitim düzeyi ile ilgili olduğu görülüyor. Genç, eğitim düzeyi lise ve altı seviyesinde olan babaların ise çocuklarının bakım ve hayatına daha fazla dahil olma taleplerinin olduğu görülüyor.

Yaş ve eğitim düzeyi aile kurma kararlarında etkili

18-35 yaş grubu diğerlerin göre daha az oranda aile aracılığı ile, daha yüksek oranda kendi ortamlarından eş buluyor. Eğitim düzeyi artıkça da aile aracılığı yerine kendi sosyal ortamlarından eş bulma oranı artıyor. Temizlik yapmak

18-35 yaş grubu diğerlerin göre daha az oranda aile kararı ile, daha yüksek oranda kendi kararları ile evleniyor. Eğitim düzeyi artıkça aile kararı yerine kendi kararı ile evlenme oranı artıyor.

Ev içi hayat paylaşımında roller cinsiyete göre keskin farklılıklar gösteriyor

Araştırmada, erkekler daha çok evdeki tamirat ve bakım işlerini ve ev için alışveriş yaptığını söylerken, çamaşır yıkamak, bulaşık yıkamak, yemek yapmak, evi toplamak, temizlik yapmak gibi görevlerin kadınlara kaldığı görülüyor.

Kadınların genel hayat memnuniyeti azalıyor

Araştırmaya göre, kadınların genel hayat memnuniyetinin 2017 yılından bu yana her yıl düşüş gösterdiği ve kadınların erkeklere kıyasla eş ve kayın ailelerinden daha az memnun oldukları görülüyor.

Feminizme karşı tutum değişiyor

Rapordaki bir diğer önemli sonuç ise, kadınlar arasında feminizm ve feministlere karşı olumsuz tutumlarda genel bir azalma eğilimi var. Erkeklerde feministlere karşı olmusuz tutumlarda azalma eğilimi olmasına rağmen feminizme karşı rahatsızlık artışı eğilimi görülüyor. Erkeklerin %41.8’i feminizm kadının üstünlüğünü savunduğunu ifade ederken, yüzde 36.8’si erkeklerin feminist olamayacağını savunuyor.

Eşitlikçi Toplumsal Cinsiyet Algısı Artıyor 

Sonuçlara göre toplumda kadın-erkek eşitliği giderek artıyor. Kadın ve erkeklerin kamusal ve özel hayatta eşit hak ve duruşlara sahip olmaları konusundaki tutumların ölçüldüğü araştırmada, hem kadın hem erkekler arasında “Eşitlikçi Toplumsal Cinsiyet” algısının güçlendiği gözlemleniyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

avatar
1 Toplam yorum
0 Yorumlara verilen cevaplar
1 Takipçiler
 
En çok cevap verilen yorum
En güncel tartışma
1 Yorum yapan yazar
Filiz Önay yeni yorum
  Kaydol  
En güncel En eski En çok oy alan
Bildir
Filiz Önay
Ziyaretçi
Filiz Önay

Mecliste kadın aday olmalıdır

14 Mart 2019