UNDP’den Toplumsal Cinsiyete Duyarlı İletişim Rehberi

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Ofisi, toplumsal cinsiyete duyarlı dil kullanımı ve cinsiyetçi kalıp yargıların kırılmasını sağlamak amacıyla ‘Toplumsal Cinsiyete Duyarlı İletişim Rehberi’ni yayımladı.

Toplumsal Cinsiyete Duyarlı İletişim Rehberi; ‘Neden toplumsal cinsiyete duyarlı iletişim?’, ‘Toplumsal cinsiyet eşitliği nedir?’, ‘Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları’ ve ‘Adam kelimesinin genel kullanımı’ gibi başlıklardan oluşuyor.

Toplumsal cinsiyet kalıp yargılarını “kadınların ve erkeklerin davranış biçimlerine dair basit varsayımlar ve fikirler” olarak tanımlayan rehber, bu kalıp yargıları, genel toplumsal cinsiyet algısının pratikteki karşılığı olduğunu ifade ediyor: “Her gün tekrarlanan bu varsayım ve fikirler bireylerin çok yönlü ve karmaşık yapısını sınırlandırarak algıları tek tipleştirir. İki cinsiyetli bir toplum yapısı olduğunu ve bir cinsin diğeri üzerine üstünlüğünü kabul ve empoze eder. Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları dile ve her türlü iletişime özellikle karakter, fiziksel özellikler, roller ve meslekler gibi alanlarda yansır.”

Erkek karakterlerin ağırlıklı olarak agresif, rekabetçi ve girişken olarak, kadınlarınsa pasif, işbirlikçi ve çekingen olarak temsil edildiği bu kalıp yargılara göre, erkek, aileyi ve evi geçindiren olarak konumlandırılırken, kadına ailenin bakımını sağlayan anne/eş olma rolü veriliyor.

Toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının dünyaya ve olanaklarına dair hatalı bir bakış ortaya koyduğunu ve kadınlık ve erkeklik durumlarını değersizleştirdiğini ifade eden rehber, düşünce ve davranışların değişiminin, iletişim dilinin değişimi ve kullanılan iletişim araçlarının içeriğinin yönetimiyle mümkün olduğunun altını çiziyor.

Rehberin en önemli özelliği, günlük yaşamda yeri olan hatalı kullanımları ortaya koyması ve doğru kullanımlarıyla karşılaştırıyor olması.

Örnekler

Rehberde günlük hayatta kullanılan kimi ifadelere de yer veriliyor.

Örneğin yönetici konumunda konuşan kişinin “Bu işi bizim kıza vereceğim” demesi yerine “Asistanımdan bu işi üstlenmesini rica edeceğim” cümlesini kullanması öneriliyor.

“Sıradan adam” demek yerine “sıradan insan”, “projeye adam almak” yerine “projeye insan/eleman almak”, “kız gibi” yerine “utangaç”, “çekingen”, “kızlar, çocuklar” yerine “arkadaşlar”, “kadın şoför kaza yaptı” yerine “şoför kaza yaptı” gibi örnekler de toplumsal cinsiyete duyarlı dile örnek olarak veriliyor.

Toplumsal cinsiyete duyarlı dil nasıl olur? 

*”Sevgili anneler, sınıf partimiz için kurabiye pişirmenizi rica ediyoruz” gibi dışlayıcı cümleler kurmaktan kaçının. Daha kapsayıcı alternatif cümleleri düşünün: “Sevgili aileler, sınıf partimiz için kurabiye pişirmenizi rica ediyoruz” gibi.

*Bazı iş ve görevler yalnızca erkeklere veya kadınlara uygunmuş gibi düşünmeyin. Örneğin; çiftçiler erkek olur veya ilkokul öğretmenleri kadın olur gibi. Bu durum toplumsal cinsiyet temelli varsayımlara neden olur. Bir iş veya görevden bahsederken, eğer o kişinin cinsiyeti belliyse, ancak o zaman toplumsal cinsiyete özgü bir zamir kullanın.

*Kadınlar ve erkekler hakkında hakkaniyetli olmayan varsayımlar yansıttığı için kişileri ve meslekleri adlandırırken unvan kullanmaktan kaçının. Toplumsal cinsiyet açısından adil bir dil, olanakları sınırlamak yerine onları genişletirken, kadınlar ve erkekler için hem daha kapsayıcı, hem de daha hakkaniyetli bir temsiliyeti mümkün kılar.

*Bazı mesleklerin sadece erkeklere özgü olduğu varsayımından hareketle, bu tür sözcüklerin önüne kadın sözcüğünü ekleyerek kadını ötekileştiren ifadelerden kaçının.

*Görsel iletişimde kadınların ve erkeklerin eşit temsil edilmesini sağlayın.

*Kadına ve erkeğe aynı davranışı gösterin.

*Nezaket içeren hitapları cinsiyet eşitliğini destekleyecek şekilde kullanın. Kadınları bir erkekle ilişkisiyle (yani evli olup olmamasıyla) etiketleyen nezaket içeren veya kadını bir erkeğin uzantısı olarak görerek önemsizleştiren ve görünmez kılan hitaplardan kaçının.

Rehberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: UNDP

avatar
  Kaydol  
Bildir
10 Ekim 2019