Yalnız Değiliz: Kadından Kadına Dayanışma Kampanyası

Türkiye’de mart ayında baş gösteren koronavirüs salgınının yarattığı sosyal ve ekonomik tahribat varolan ekonomik eşitsizleri daha da derinleştirerek kadınları içinden çıkılması zor bir noktaya getirdi.

Bu süreçte “Kadın Kadına Dayanışma” kampanyasını yürüterek, İstanbul’da yüzlerce kadına gıda ve temizlik malzemesi ulaştıran Gülseren Onanç, Servisimin Cömert ve Ayla Sevand ile kampanya sonuçlarını ve kadın dayanışmasının iyileştirici gücünü konuştuk.

Kampanya fikri nasıl ortaya çıktı? Kampanya için dayanışmaya ihtiyacı olan kadınları nasıl belirlediniz?

Servisimin Cömert: Tüm dünyayı tehdit eden ve her açıdan zorlayan koronavirüs salgınından dolayı, insanlık olarak zorlu günlerden geçtik, geçiyoruz. Modern dünyanın hazırlıksız olarak karşılaştığı bu zor dönemde kadın enerjisinin, becerilerinin fark yaratabileceğini ve kadın dayanışmasının her zamankinden daha önemli olduğunu düşündük.

Evlerimize kapandığımız bu günlerde kadınlar maalesef her açıdan çok olumsuz etkileniyorlar. Kültürel olarak kadının görevleri olarak kabul edilen ev işleri, çocuk ve yaşlı bakımı gibi konularda yükleri artarken, kadına karşı şiddet de yükseldi. Gündelik işlerde ve çoğu kayıt dışı çalışan emekçi kadınlar derin bir yoksulluk ile karşı karşıya kaldı.

Bu şartlarda yaşam savaşı veren kadınların yükünü bir nebze azaltmak ve bu dönemi biraz daha kolay atlatmalarına destek olmak amacıyla kendi aramızda Kadından Kadına Dayanışma Kampanyası düzenlemeye karar verdik. Yalnız yaşayan veya tek başına aile sorumluluğunu üstlenmiş olan kadınlara, dostlarımızın desteğiyle gıda ve temizlik malzemesi kolileri göndermeye karar verdik.

Bir grup arkadaş bir araya geldik. İçimizden 3 kişiyi bu operasyonu yönetmek için seçtik. Tüm grup üyeleri yakın arkadaşlarına ulaşarak zor durumda olan kadınlara destek olmak için onlara kampanyamızı anlattılar ve bütçelerine uygun sayıda koli almalarını sağladılar. Büyük bir market zincirinin toptan bölümüyle anlaştık. Koliye girecek malları, bir ailenin gıda ve temizlik ihtiyaçlarını gözeterek özenle tespit ettik ve sipariş verdik. Koliler market tarafından hazırlandı. Kampanyaya destek vermek isteyen bir dağıtım firmasıyla anlaşarak kolilerin aynı gün içinde adreslere ulaştırılmasını sağladık. Bu çalışma market, dağıtım şirketi, belediye ve kampanyaya destek verenler arasında etkin bir iletişimle çok şeffaf bir biçimde yönetildi.

Gülseren Onanç: Bu dönemde belediyelerden destek talep eden sayısının çok arttığını gözlemledik. Biz de belediyelere başvuran kadınlara yardımcı olabilmek için Şişli Belediyesi ile ortak çalıştık. Şişli Belediyesinden öncelikli olarak yalnız yaşayan, mülteci, yoksul kadınlara destek olmak istediğimiz söyledik ve onlardan bu kadınlara ulaşmak üzere destek rica ettik. Bu arada hem büyükşehir belediyesi hem de ilçe belediyelerinde sosyal işler, sağlık, iletişim gibi birimlerin başında kadınlar var, bu kadın yöneticilerin pandemi döneminde en çok çalışanlar olduklarını gözlemledik.

Şişli Belediyesi’nin yöneticileri kendilerine gelen başvurulardan bir ön eleme yaptı ve isim ve adreslerini bizimle paylaşacağı kişileri tek tek arayarak izin aldı. Daha sonra listeler bize ulaştırıldı.

Kampanya sayesinde, hangi bölgelerde kaç haneye ulaşıldı? Kadınlara nasıl bir destek sağlandı? Destek verdiğiniz kadınlarla daha sonra iletişime geçtiniz mi?

Servisimin Cömert: Kampanyamız yaklaşık 1,5 ay sürdü. Şişli ilçesi ve yakın çevresindeki ihtiyaç sahibi 325 kadına toplam 650 koli ulaştırıldı. Kampanyaya başlarken amacımız kampanyaya destek veren kadınlarla yardım alan kadınların birbirini tanıması ve manevi dayanışmayı karşılıklı devam ettirmeleri idi. Kolilerimizle birlikte yazılı kartpostallar da gönderdik. Kolilerimizi alan kadınlardan çok olumlu, samimi ve sıcak mesajlar almamıza rağmen, onların mahremiyetlerini koruma tercihlerine saygı duyarak bu amacımızdan vazgeçtik.

Kartpostal örneği

Gülseren Onanç: Bu süreçte gözlemlediğim dayanışma talebi ve destek olma heyecanı beni çok umutlandırdı. Ben destek için iletişime geçtiğim nerdeyse bütün arkadaşlarımdan irili ufaklı destek aldım. Bu dayanışma isteği geleceğe ilişkin umudumu arttırdı.

Salgın sürecinde kadın dayanışmasının neden önemli olduğunu düşünüyorsunuz?

Servisimin Cömert: Toplumsal cinsiyet rollerinin onlara yüklediği sorumluluklar ve buna karşı emeklerinin karşılığını almak konusunda kadınlar tüm dünyada ciddi mağduriyet yaşıyorlar. Bu durumu en iyi anlayan, yine aynı haksızlıklara yaşayan kadınlardır. Çözüm bulmak için kadın enerjisi ve dayanışmasının her zaman vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Covid döneminde yükü daha da artan, iş kaybına uğrayan, toplumda kayıt dışı çalışanların çoğunluğunu oluşturan kadınların acilen yardımına koşan yine kadınlar olmuştur.

Gülseren Onanç: Ben her türlü eşitsizlik ile örgütlenmek ve dayanışma ile mücadele edebileceğimize inanıyorum. Pandemi döneminden en çok etkilenen ve mağduriyetleri katlanan kadınların yaşama tutunmaları için sosyal devlet desteklerine ihtiyaç var. Ama bu dönemde gördük ki ne belediyelerimizin ne de devletin mağdur kesimlere aktaracağı bir kaynağı yok. Belediyeler bugüne kadar getirdikleri borç yükü altında kıpırdayamıyorlar. Merkez hükümetin de kaynağının tükendiğini ortada. İşte burada kadın dayanışması ile kadınlara umut olmayı ve yaşama tutunmalarına destek olmayı bireysel sorumluluk olarak görüyorum.

Salgın sürecinde birçok dayanışma ağı kuruldu. Deneyimlerinizden hareketle, bu tür bir ağı oluştururken ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bir dayanışmanın parçası olmak isteyen ama bunu ne şekilde yapacağını bilmeyen vatandaşlara nasıl bir tavsiyeniz olur?

 Gülseren Onanç: Bir toplumun en değerli varlığı aktif vatandaşlarıdır. Aktif vatandaş toplumsal sorunlara çözüm üretmek isteyen, devlet aygıtının insan yaşamını kısıtlamak yerine kendi yaşam alanını açan bireylerdir. Bizim gibi otoriter iktidarların olduğu ülkelerde aktif vatandaşlar istenmez. Hatta Osman Kavala gibi cezalandırılır. Bu süreçte de Cumhurbaşkanlığı “bir yardımlaşma yapılacaksa onu da ben yaparım” yaklaşımı ile süreci yönetti. Belediyelerin kendi yardımlaşma kampanyalarını engellemeye çalıştı. Sivil toplum örgütlerinin kampanya yapmasının önüne engeller koydu. Bu süreçten bir siyasi rant devşirmeye çalıştı. Biz de bize sağlanan daracık alan içinde her adımımızı hukuksal tabana oturtarak bu kampanyayı örgütledik.

Sadece pandemi dönemi değil, herhangi bir zamanda da kadından kadına destek yapılabiliriz. Kadın kadının yurdudur. Yardıma ihtiyacı olan bir kadına sadece ekonomik destek değil, onun ihtiyacı olan sosyal desteği de çok kolay sağlayabiliriz. İçinde bulunduğumuz kutuplaşmayı ancak başka mahallelerde yaşayanları anlayarak, onları sadece insan olduğumuz, kadın olduğumuz için dayanışmak gerektiğini gösterirsek, toplumsal güveni ve barışı sağlayabiliriz.

Bu kampanyayı daha sonra da devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?

 Gülseren Onanç: Evet bunu daha düzenli yapabileceğimiz dijital bir platform üzerinde çalışıyoruz.

avatar
  Kaydol  
Bildir
10 Haziran 2020