Yeni Sistem Eski Zihniyet: Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı

Sonuçları tartışmalı 16 Nisan Referandumu ile birlikte Türkiye’de yönetim rejimi parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçti. “Türkiye modeli başkanlık” denilen yeni rejimin ilk seçimi 24 Haziran’da yapıldı. AKP Genel Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, %52 oy çoğunluğu ile yeni sistemin ilk başkanı oldu. Bu yeni sistemin nasıl olacağına dair tartışmalar yürütülüyor ve nasıl işletileceğine dair muğlaklıklar devam ediyor olsa da,  9 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bakanlar kurulunu açıklamasıyla birlikte önümüzdeki resim biraz daha netlik kazandı.

Bir cumhurbaşkanı yardımcısı ve on altı bakandan oluşan kabinede yalnızca iki kadın bakan var. Bu AKP hükümetlerinin ortalaması gibi. Çalışma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birleştirilip Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı oldu. Zehra Zümrüt Selçuk Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı oldu.

Peki, Zehra Zümrüt Selçuk kimdir? Eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un kızı olan Selçuk, 1979 yılında Ordu’da doğdu. Selçuk, Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nin ardından Bilkent Üniversitesi’nde tam burslu ekonomi lisansı öğrenimi gördü. ABD’de Michigan Üniversitesi’nde ekonomi doktorasına başlayan Selçuk, Teksas Üniversitesi’nde işletme doktorasına devam ederken, aynı üniversitede muhasebe ve enformasyon yönetimi yüksek lisansı da yaptı. Selçuk, Teksas Üniversitesi’nde 2003-2007 yılları arasında araştırma asistanı, 2007’den itibaren İslam İş birliği Teşkilatı İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde (SESRIC) kıdemli araştırmacı olarak görev yaptı. Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Ankara Temsilcisi ve Kadın Birliği Platformu (KABİP) yönetim kurulu üyesi olarak görevlerde bulunmuş bir isim. KADEM ve KABİP, Ensar Vakfı ve Müftülük yasası gündemlerinde kadınlardan tepki toplayan kuruluşlar ve birçok kadın örgütü için iktidarın kadın meselesini yedeklediği ve toplumsal cinsiyet eşitlikçi olmayan politikaları güçlendiren bir çizgide duruyor.

Adında ve içinde “kadın” geçmeyen bakanlığın başına toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda derinlikli ve bağımsız bir yaklaşımı olmayan bir bakanın getirilmesi ne kadar şaşırtıcı olabilir? Söz konusu bakanlıkların birleştirilmesi gündeme geldiğinden bu yana, bu birleşim sivil alandan ve kadın örgütlerinden tepki almıştı ve kadınlar olarak bu durumun kadınları yok saymak olduğunu dillendirmiştik. Kadın Meclisleri ve kadın kuruluşları seçimler öncesi Kadın Bakanlığı kurulmasını talep etmişti.

Eşitlik ve adalet mücadelesini geliştirmek, dayanışmayı güçlendirmek amacı ile kurulan Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kaldırılması ve iki bakanlığın birleştirilmesini yıllardır toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi veren ama karar süreçlerine dahil edilmeyen kadın kuruluşu temsilcilerine ve aktivistlere sordu;

Aile Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığı’nın birleştirilmesini nasıl yorumluyorsunuz?

İki bakanlığın birleştirilmesi doğru formül mü? Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak açısından doğru bir formül nasıl olmalıdır?

Kadınların bu husustaki düşüncelerinin, dayanışma yoluyla cesareti artırması ve hep birlikte değişimi yaşamamız umuduyla cevapları sizlerle paylaşmak istiyoruz:

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu- Canan Güllü

Merkezi yönetimin kadın merkezli çalışmalardan daha da uzaklaşması demek olan Aile Bakanlığı’nın Çalışma Bakanlığı ile birleştirilmesine tanık olduk. Adından “kadın” çıkarılıp Aile Bakanlığı olduktan sonra kadın sorunları, şiddet, taciz istismar konularında da bir araştırması yoktur eski Aile Bakanlığının.  Adı sadece “KADIN” olan bir bakanlığı yeniden ihdas etmekten geçtiğini, hatta yanına Eşitlik ve Çocuk Bakanlığı da eklemek gerektiğini söylememize rağmen Çalışma Bakanlığı ile birleştirmek konuyu daha da değersiz görmenin yansıması olarak tarihte yerini almıştır. Kadınlar için zor bir süreç olacak, birlikte yaşayacağız. Her zaman olduğu üzere eleştirilerimizi tabii ki dile getireceğiz.

Kadın Meclisleri-Ayşen Ece Kavas

Türkiye artık resmen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetiliyor. Yeni sistem ise kadınlara yeni hiçbir şey vaat etmiyor. Her gün çocukların cansız bedenleri bulunuyor, kadın cinayetleri, şiddet, çocuk istismarı her geçen gün artıyor. Kadınların ve çocukların sorunlarının dağ gibi arttığı bu süreçte en temel çözüm çocuklar ve kadınlar için ayrı birer bakanlıktır. Biz ayrı bir bakanlık için mücadele ederken elimizde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bile başka bir bakanlıkla birleştirildi. Bu kadınlar ve çocuklar için politika üretmemeye karar vermektir. Ama biz böylesine zorlu süreçlerden çok geçtik ve mücadele ede ede erkeklerle hayatın içinde var olduk. Bu kadar zorlu dönemleri geride bırakmış kadınlar önemli bir mücadele deneyimine sahip. Ne çocukların, ne kadınların hayattan koparılmasına izin vereceğiz. Çünkü bu zamana kadar olduğu gibi mücadeleye daha sıkı sarılacağız.

Kadın Danışma Merkezi/Bandırma – Nalan Süzen

Aile Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı’nın ayrı olması daha iyi olurdu. Kadınlar çoğunlukla eşlerinden ayrılmak için iş sahası istiyorlar. Çocukları olan kadınlar maddi durumu olmadığı için evliliğe katlanmak zorunda kalıyorlar. Bu sorunların öncelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği- Gül Köylü

Kadın ve Aile Bakanlığı kendi başına ülkenin düzenini, iç dinamiklerini, geleceğini düzenleyen bir bakanlık olarak Çalışma Bakanlığı’ndan ayrı olarak çalışmalıdır. Başta çocuk istismarına, kadın cinayetlerine yönelik caydırıcı cezai hükümler ağırlaştırılarak yeniden düzenlenmeli, kadının çalışmada, iş ve üretimde yer almasının önü açılmalıdır. Eşit işe eşit ücret vermenin yanı sıra, çalışan kadının çocuğuna kreş hizmeti verilmelidir. Kadınların her alanda, siyaset dahil erkekle eşit konumda olduğunu belirten yasa ve kabullerle cinsiyet ayrımcılığına son verilmelidir.

Eşit Yaşam Derneği – Nevin Çağırgan

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kadının ve çocuğun korunması ile ilgili bir içeriğe sahip olması lazım. Çalışma Bakanlığı’nın ise işçi ölümleri, iş kazaları ve işsizliği önlemeye dair çalışmalar yapması lazım. İki bakanlığın birleştirilmesinin bizlere ne derece faydalı olacağına hemen karar vermek çok zor. Kadın çalışmalarına, insan haklarına ne kadar önem verecekler bunu zaman içinde göreceğiz. Bu bakanlıkların projeleri, yapmak istedikleri ne kadar onaylanacak? Veya Cumhurbaşkanlığı sisteminin neleri getireceğini kısa dönemde görmek mümkün değil. Kadın ve çocukların taleplerine cevap verilmesi gerekir.

KADER- Sabiha Çarmıklı

Aile bakanlığı ayrı olmalıdır. Eğitim aileden başlar. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Formül doğru değil. Doğrusu Aile ve Çocuk bakanlığı olmalıdır. Eğitim, sağlık, kültür ve sanat eğitimine ağırlık verilmeli. Toplumun gerici, tutucu ve eksik yanları, eğitime ve sanata ağırlık vererek düzeltilebilir.

*Kapak Görseli: “our work is everywhere”-Sarah Rosenblatt

 

avatar
1 Toplam yorum
0 Yorumlara verilen cevaplar
0 Takipçiler
 
En çok cevap verilen yorum
En güncel tartışma
1 Yorum yapan yazar
Vildan Şelale yeni yorum
  Kaydol  
En güncel En eski En çok oy alan
Bildir
Vildan Şelale
Ziyaretçi

Merhaba,

Dinci, yaşlı ve erkek siyaseti ile bu ülke hiçbir yere gidemez, gidemeyecektir…Monteigne , Platon okumamış siyasetçilerin ,ne bu ülkeye, ne de insanlığa kazandıracakları hiçbir şey yoktur… Bu ülkede siyaset ticaret yapmakla eşdeğer oldu, insanlık sevgisi, doğa sevgisi, vatan toprak sevgisi olmayan sadece rant için yaşayan ve çalışan zihniyetlerden kurtulmadıkça, ne insanlık ne de bu ülke huzur bulacak…
Kadın Bakanlığı…
Çocuk ve Aile Bakanlığı…
Yerel Yönetimler , Mahalli idareler Bakanlığı…

Bu üç bakanlık Türkiye’nin şifreleridir, üçü de ayrı ayrı tutulmalıdır…

Bırakın rant ve para için yaşamayı, insanlık için , gerçekten aydınlık Türkiye için siyaset yapın..

13 Temmuz 2018