Yerel Yönetimlerde Kadın

Yerel yönetimler; genel siyasetten farklı olarak tek bir merkeze sıkışmayan, sürekli halkla iç içe olmayı ve yüz yüze iletişim kurmayı gerektiren bir alandır. Bununla birlikte yerel yönetimler, eril sistemin egemen olduğu ve kendi cinsiyet normlarını dayattığı bir diğer iktidar alanıdır.

Öyle ki sadece seçilmişlerin değil, belediyede hizmet ve proje üretmekle yükümlü olan bürokratların dahi bir iktidar alanına sahip olma yarışına girdikleri görülür. Böylesi bir ortama sahip olan yerel yönetimlerde kadın olmak, kadın politikaları üretmek ve bunları hayata geçirmek oldukça zordur. Kadın mücadelesinin her alanında olduğu gibi. Buna karşın birlikte hareket etme pratiği ve dayanışma ile somut kazanımların elde edilebileceği bir alandır.

FOTO: Le Journal/SIPA/ Emin Ozmen

Belediyeler; nüfusuna göre belirlenmiş bir oranda iller bankasından ve maliye bakanlığından gelen bir bütçeye sahiptir. Bu bütçeye seçilmişlerden oluşan ‘Belediye Meclisi’ yön verir. Burada elbette belediyenin seçilmiş meclis üyeleri dışında bürokrat yöneticilerin bilgi ve yönlendirmesi de etkilidir. Mevcut durumda bu bürokrat ve seçilmişlerin büyük çoğunluğu erkeklerden oluşmaktadır. Ülkede birçok belediye binasında girdiğiniz anda bu eril sistemin hakimiyetini hissedersiniz. Tabi bu durum şehirlere de yansımıştır. Dünyada tek bir cins yaşıyormuş gibi kentlerin her bir tarafı erkeklerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiştir ve estetiğe çok az yerde rastlanmaktadır.

NELER YAPILMALI;

Kısa bir süre sonra yerel yönetimler seçimi gerçekleşecek. Siyasi partilerde ilk iş adayların belirlenmesi. Bu noktada her bir siyasi partinin kadın örgütü çok ciddi ve disiplinli çalışma yürütmesi seçilebilecek yerlerden kadın adayların gösterilmesi açısından oldukça önemli. Başkan adayının kadın veya erek olması fark etmeksizin her belediyede kadın meclis üyesi adaylarının sayılarının seçilebilecek sıralardan belediye meclisinde güçlü bir kadın grubu oluşturacak sayıda olması sağlanmalıdır. Hepsinden önemlisi Eşbaşkanlık sisteminin parti tüzüğüne geçirilmesi ve siyasi partilerin bu sistemin yasalaşması konusunda ısrarcı olması sağlanmalıdır. HDP’nin üzerinde bu kadar baskı varken; kadın mücadelesi alanında devrim niteliğinde olan Eşbaşkanlık sistemi yargılanma konusu yapılmışken; siyasi parti kimliği fark etmeksizin tüm kadınların eşitlik sağlayıcı bir uygulama olan Eşbaşkanlık uygulamasına sahip çıkması gerekmektedir.

Diyelim ki kadın adayların seçilmesi açısından güçlü bir seçim geçirdik, kadınların da yönetimde yer aldığı bir yerel yönetim neler yapabilir? Seçimlerden sonra belediye meclisi ihtisas komisyonları oluşturulur. Mutlaka ‘Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu’ ve ‘Kadın Komisyonu’ oluşturulmalı. Şehirle ilgili alınacak tüm kararlar bu iki komisyonun incelemesinden geçmeli.

Belediyede çalışan ve seçilmiş tüm kadınların içinde yer aldığı bir kadın meclisi oluşturulmalı, düzenli toplantılar yapılmalı. Böylece seçilmiş kadınlar belediyenin tüm birimlerinden doğrudan bilgi almış olur ve her çalışmada kadın bakış açısı yansıtılır. Bu kanallarla yaratılacak dayanışma ağları ile kadın çalışanlara yönelik muhtemel mobbing, taciz, ayrımcılık izlenmiş ve önlenmiş olur.

Yerel yönetimler ulaşılabilirlik açısından oldukça avantajlıdır. Burada her kesimden kadına ulaşmak mümkündür. Dolayısıyla bu konuda doğru politikalar üretmek ve sürdürülebilirliğini sağlamak oldukça önemlidir. Bu politikaların üretilebilmesi ve takip edilebilmesi için her belediyede niteliğine göre ‘Kadın Politikaları Daire Başkanlığı’ veya ‘Kadın Politikaları Şube Müdürlüğü’ oluşturulmalı. Bu birimde yeterli miktarda bütçe ve yeterli sayıda çalışan bulunması sağlanmalı. Böylece birçok kadına ulaşılabilir, kadınların ihtiyaçlarına cevap oluşturulabilir ve cinsiyet eşitliği sokaktan haneye varan bir ölçekte sağlanabilir.

Tüm bunları yaparken eril sistemin yıldırma politikalarıyla her alanda karşılaşılacak. Kadınların, özellikle seçilmiş kadınların kararlı duruşu, birlikte hareket etme pratikleri ve dayanışmasıyla bunun üstesinden gelinecektir.

DBP belediyeleri tüm bunların temelini attı ve sistemini oluşturdu. Fakat siyasi bir kararla iktidar tarafından atanan kayyumlar nedeniyle yerelde kadına dair ne varsa silindi. Şimdi daha güçlü ve kararlı bir şekilde biz kadınların yerel yönetimde kendine yer edinme zamanıdır.

 

avatar
  Kaydol  
Bildir
30 Ağustos 2018