Avrupa Birliği Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, 5-6 Şubat tarihlerinde Ankara’yı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Kos; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve iş dünyası ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, 5-6 Şubat tarihlerinde Ankara’yı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Kos; dışişleri bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve iş dünyası işle görüşmeler gerçekleştirdi.
Durgunlaşan ilişkilerin 2025’te yeniden hareketlendirilmesini takiben gerçekleşen bu ziyaret, tarafların Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerini farklı biçimde yorumladığı bir döneme işaret ediyor. Bu çerçevede önceki dönemlerden farklı olarak; aday ülke anlayışından ziyade stratejik ortaklık, bağlantısallık, güven inşası gibi kavramlar görüşmelerin merkezinde yer alıyor.
“Türkiye ve AB’nin İlişkilerini Düzenlemek İçin Yeni Bir Bakış Açısına İhtiyaç Var“
Marta Kos, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile bir araya geldi. Bakanlıkta gerçekleşen ikili görüşme ve heyetler arası toplantının ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Avrupa Yatırım Bankası (AYB) arasında “niyet beyanı” imzalandı. Bu kapsamda Türk Eximbank ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ’ye (TKYB) 100’er milyon avro AYB kredisi verilecek. 2019 yılında Doğu Akdeniz’deki gerilimler sonrasında, banka faaliyetlerine ara vermişti.
Görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuşan Marta Kos; imzalanan “niyet mektubu”nun sembolik bir anlam taşıdığını ve dünyanın öngörülemez hale geldiği bu dönemde Türkiye ve AB’nin ilişkilerini düzenlemek için yeni bir bakış açısına ihtiyacı olduğunu ifade etti.
“Bu dönemde Türkiye ile AB arasındaki daha yakın işbirliği artık bir tercih değil bir zorunluluktur.” diyerek Kos’un değerlendirmesini destekleyen Bakan Şimşek, “Avrupa Birliği’ne tam üyelik stratejik hedefimiz olmaya devam etmektedir. Avrupa Birliği’ni hem ekonomik hem de siyasi açıdan stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Ortak güvenliğimiz ve refahımız için yeniden güçlü bir bağ kurmamız gerekiyor.” dedi.
Şimşek niyet beyanı hakkında düşüncelerini “Türkiye ile AYB arasında yeşil dönüşüm projeleri, bağlantısallık ve dayanıklılık dahil olmak üzere daha geniş ve daha iddialı bir işbirliğinin önünü açmaktadır.” şeklinde ifade etti.
Türkiye’nin AB’nin 5. en büyük ticaret ortağı olduğuna işaret eden Şimşek, “Buna karşın Gümrük Birliği, hizmet ticareti, kamu alımları ve tarım ürünlerini kapsayan bir çerçeveden yoksun olup artık güncelliğini yitirmiştir. AB’nin Latin Amerika ve Hindistan’a uzanan açılım çabalarına saygı duyuyoruz ancak 5. en büyük ticaret ortağıyla daha derin bir entegrasyonun göz ardı edilmesi bize göre makul görünmüyor. Bu nedenle, karşılıklı fayda temelinde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi önceliklendirilmelidir.” dedi.
Marta Kos, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Görüştü
Marta Kos, Ankara ziyareti kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştü. Görüşmenin ardından Kos ve Fidan ortak yazılı açıklama gerçekleştirdi.
Açıklamada; taraflar, güvenlik ve bağlantılılık gibi ortak çıkar sağlayan konularda işbirliği sağlanmasının bölgede ve dünya çapındaki gelişmeler ışığında stratejik öneme sahip olduğunu vurgulandı. Türkiye – AB ilişkilerinin stratejik öneminin daha belirgin hale geldiği belirtildi.
Taraflar, özellikle Karadeniz, güney Kafkasya ve Orta Asya’daki istikrar, esneklik ve sürdürülebilir büyüme konularını kapsayan bölgesel bağlantısallık ajandasının şekillenmesinde AB ve Türkiye arasındaki yakın koordinasyonun önemini vurguladı.
Güvenlik ve enerji bağlamındaki stratejilk ortaklığın yanı sıra, açıklamada Türkiye – AB arasında ekonomik bütünleşmenin önemi teyit edildi. Bu bağlamda Hakan Fidan; “değişen küresel ticaret dinamikleri, artan jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, tedarik zinciri kırılganlıkları ile yeşil ve dijital dönüşümler ışığında gümrük birliği’nin güncellenmesinin giderek daha acil hale geldiğini” vurguladı. Gerçekleştirilen açıklamada, “Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesine yönelik angajmanın sürdürülmesi konusunda mutabık kalındığı” ve “Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun önünün açılması için çalışma iradesinin paylaşıldığı” belirtildi. Açıklamaya göre Kos, Bakan Fidan ile görüşmesinde, “hukukun üstünlüğü ve demokratik standartlara ilişkin diyaloğun AB-Türkiye ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu” da hatırlattı.
Marta Kos, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Beştepe’de Görüştü
Kos Ankara’da Bakan Fidan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi. Beştepe’de gerçekleşen görüşmede Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu da yer aldı.
Görüşme sonrasında Cevdet Yılmaz’ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşıma göre toplantıda; AB’ye tam üyelik süreci, gümrük birliğinin güncellenmesi, vize serbestisi ve yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılması konuları gündeme getirildi.
“Aday Ülke”den “Stratejik Ortaklık”a
Hem AB tarafı hem de Türkiye tarafı; bölgede ve dünyada gerçekleşen jeopolitik ve ekonomik değişimlerin ışığında Türkiye – AB ilişkilerini yeniden değerlendirmekte. Bu çerçevede enerji, Ukrayna Savaşı bağlamında gündeme gelen Karadeniz ve ABD Başkanı Donald Trump’ın izlediği öngörülemeyen ekonomi ve güvenlik politikalarının oluşturduğu tehditler önemli başlıklar olarak öne çıkıyor.
Avrupa Birliği’nin bahsedilen tehditlere yönelik geliştirdiği ve sanayi üretimini güçlendirmeyi amaçlayan “Made in Europe” stratejisinin gündemde olduğu bu dönemde Kos’un ziyaretinin gerçekleşmesi dikkatleri çekiyor. Marta Kos, Türkiye ziyareti öncesinde verdiği bir demeçte Made in Europe stratejisi kapsamına Türkiye’nin dahil edilip edilmeyeceği sorusu hakkında “Kimin ortağımız olduğunu ve hangi ortakla daha iyi bir kazan – kazan durumu elde edebileceğimizi görmeliyiz. Ekonomik ve jeopolitik mantığı birlikte ele alırsak, bu Türkiye’yi dışlayamaz.” şeklinde açıklama gerçekleştirmişti.
Ukrayna’da barış görüşmeleri ve savaş sonrası sürecin değerlendirilmesinde de Türkiye anahtar bir güç olarak görülüyor. Bu konuda Kos, Ankara ziyareti öncesi POLITICO’ya verdiği yazılı demeçte “Ukrayna barışı özellikle Karadeniz bölgesinde olmak üzere, Avrupa gerçekliğini değiştirecek; Türkiye bizim için çok önemli bir partner olacak. Avrupa için barış ve istikrar için hazırlanmak, Türkiye ile güçlü bir ortaklık için hazırlanmak anlamına geliyor.” diyerek önümüzdeki dönemde AB – Türkiye ortaklığının kazanacağı önemi vurguladı.
AB ve Türkiye ilişkilerinde, özellikle ekonomi ve güvenlik başlıklarında somutlaşan “stratejik ortaklık” anlayışının hakim olduğu yeni bir sürecin yaşandığını söylemek mümkün. Seçili alanlarda gerçekleşen bu işbirliğinin, ileride siyasi bir ortaklığa dönüşme ihtimalinin olup olmadığı ise bir soru işareti.
Avrupa Birliği Uzmanı Ayşe Yürekli, Kos’un ziyaretini değerlendirdiği yazısında; “Kos’un Ankara’da verdiği mesaj, aslında bu ihtimali yeniden masaya koyuyor: Türkiye ile AB arasındaki ticari ve ekonomik yakınlaşma, siyasal diyalog için yeniden alan açabilir.” değerlendirmesinde bulunuyor. Buna karşın; Türkiye’nin demokrasi, insan hakları, hukuk devleti normları konusunda yaşadığı siyasi sorunlar bu konuda kritik bir rol oynuyor. Güncel ilişkileri bu pencereden de değerlendiren Ayşe Yürekli “AB’nin bu noktada Kopenhag kriterlerinden vazgeçmesi söz konusu değil, ancak Türkiye’yle güncel gerçeklikleri inkâr etmeyen yeni bir oyun kurduğu da açık.” değerlendirmesinde bulundu.
“DEMOKRASİ AYIBI”
Marta Kos’un ziyaret programı muhalefet kanadından tepki çekti. CHP Eskişehir Milletvekili, TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi Utku Çakırözer: “Türkiye’de yüzlerce siyasi tutuklu, gazeteci, hak savunucusu aylardır ve yıllardır zindanlarda tutulurken, İstanbul’un Adana’nın, Antalya’nın seçilmiş büyükşehir belediye başkanları, ilçe belediye başkanları haksız ve hukuksuz yere cezaevindeyken, onlarca belediyeye hukuksuz kayyımlar atanmışken; AB’nin Genişlemeden Sorumlu en yüksek yetkilisinin ziyaretinde bunları yok sayması büyük bir demokrasi ayıbıdır.” diyerek Kos’u eleştirdi.
Utku Çakırözer sözlerine,“Kos, geçtiğimiz yıl Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak Antalya’daki bir etkinliğe katılmamıştı. Bu tavır ne kadar yerindeyse bugün yaptığı bir o kadar isabetsiz ve talihsizdir. Türkiye’nin birinci partisi CHP’yi, diğer muhalefet partilerini, insan hakları alanında, kadın hakları alanında, basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü alanında on yıllardır tüm baskılara rağmen çaba harcayan sivil toplum örgütlerini yok sayan, dinlemeyen böyle bir ziyaret programının örneği yoktur.” diyerek devam etti.
Utku Çakırözer AB – Türkiye ilişkilerini “Tabii ki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, enerji, savunma ve diğer alanlarda AB ile işbirliğinin süratle geliştirilmesinden yanayız. Ama bunu yaparken demokrasi ayıplarına, hukukun, adaletin katledilmesine göz yumulması, kulakların kapatılması kabul edilemez. AB süreci her şeyden önce Kopenhag Kriterleri, yani demokrasi, hak, hukuk, adalet demektir, Hem raporlarınızda ‘Türkiye’de demokratik geri gidiş var’ diyeceksiniz hem de kafanızı öteye çevireceksiniz. Bu, iki yüzlülüktür, çifte standarttır.” diyerek değerlendirdi.
Muhalefet tarafından; AB temsilciliğine getirilen eleştiri, AB’nin Türkiye’deki muhalefete yaklaşımının değiştiğine dair bir tespiti barındırıyor. AB’nin Türkiye’deki sivil topluma ve muhalefete karşı tavrının değiştiği yönündeki tespit; Türkiye – AB ilişkilerinin değerlendirilmesinde gerçekleşen değişim ile beraber değerlendirilebilir. İlişkilere bakışta aday ülke ve katılım süreci ekseninden pragmatik stratejik ortaklık eksenine kayan anlayış; AB’nin sivil toplum ve muhalefetle ilişki kurmaya yönelik tutumda da bir değişim gerçekleştirmiş gibi görünüyor.
