Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2026 Şubat raporu yayınlandı. Rapora göre Şubat ayında 23 kadın öldürüldü, 29 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti.

Kadın cinayetleri Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Resmi kurumların, kadın cinayetlerine dair verileri kamuoyuyla paylaşmaması sebebiyle, kadın cinayetlerinin yıllar içerisindeki seyrine dair yorum yapmak oldukça zor. Buna karşın verilerin toplanması ve yorumlanması, kadın cinayetleri ile mücadelede kritik önem taşıyor.
Kadın cinayetlerinin hangi koşullarda arttığını ya da azaldığını bilmek, şiddetle mücadele için gerçekleştirilmesi gereken politikaların tespiti ve bu politikaların çıktılarının değerlendirilmesi için veriler elzem bir kaynak. Bu bağlamda kadın cinayetlerine dair resmi verilerin açıklanmaması yalnızca bir eksiklik değil, aynı zamanda politik bir tercih olarak değerlendirilebilir.
“Şubat Ayında 23 Kadın Öldürüldü 29 Kadın Şüpheli Şekilde Hayatını Kaybetti.”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2010 yılından itibaren, veri ihtiyacına yönelik bir girişimle kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin verilerini informal bir biçimde toplayarak kamuoyu ile paylaşıyor.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2026 Şubat Raporuna göre; Şubat ayında 23 kadın cinayeti işlendi, 29 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Rapora göre öldürülen 23 kadından 6’sı hayatına dair karar almak istediği için, 2’si ekonomik bahanelerle, 1’i ise diğer bahanelerle öldürüldü. 14’ünün hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
“Kadınların %43’ü Evli Olduğu Erkek Tarafından Öldürüldü”
Rapora göre; Şubat ayında öldürülen 23 kadından 10’u evli olduğu erkek, 4’ü birlikte olduğu erkek, 3’ü eskiden evli olduğu erkek, 1’i tanıdığı biri, 1’i oğlu, 1’i kardeşi, 1’i babası tarafından öldürüldü. 2 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların %43’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
“Kadınların %65’i Evlerinde Öldürüldü”
Kadınların 15’i evinde, 4’ü sokakta, 2’si araba içerisinde, 1’i diğer kamusal alanlarda öldürüldü. 1 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %65’i evlerinde öldürüldü.
Bu tabloda kadınların evde güvende olacağı propagandası gerçeklik engeline takılıyor. Veriler, kadınların yıllardır dile getirdiği bir gerçeği doğruluyor: Kadın cinayetleri büyük ölçüde özel alanda gerçekleşen partner şiddeti biçiminde ortaya çıkıyor. Kadın haklarını aşındıran ve kadını aileye ve eve sıkıştıran politikalar sürdükçe, kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından, çoğu zaman kendi evlerinde öldürülmeye devam ediyor. İktidar ve yargının şiddete, tacize ve cinayetlere kayıtsızlığı erkek şiddetini cesaretlendiriyor.
Bu çerçevede Türkiye’nin kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası ve ulusal hukuk mekanizmalarını etkin biçimde uygulaması hayati önem taşımaktadır. İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmeli ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun etkin şekilde uygulanmalıdır.
Kadın cinayetleri bireysel vakalar değil, yapısal bir şiddet sorunudur. Kamusal politikalarla doğrudan ilişkili bir toplumsal sorun olarak ele alınması gerekmektedir. Şiddetin ortaya çıkmasına neden olan sosyolojik ve ekonomik düzlemden, son aşamada kadının koruma talep ettiği veya suçun gerçekleştiği durumdaki yasal düzenlemelere kadar bütüncül bir politika izlenmelidir. Kadını yalnızca ailenin bir parçası, anne ya da eş olarak değil bağımsız bir birey olarak gören ve kadın haklarını önceleyen bir sosyal politika anlayışı benimsenmedikçe, devletin kadınları erkek şiddetine karşı koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi mümkün değildir.
