Geçtiğimiz günlerde Fransız Ulusal Meclisi, cinsel ilişkiyi “evlilik görevi” olmaktan çıkaran yeni bir yasa tasarısını kabul etti.

Evlilikteki ilişkiler de dahil olmak üzere tüm cinsel eylemler için “rıza” kavramını temel prensip olarak ele alan yasa; düzenli cinsel ilişkinin “evlilik görevi” olduğu düşüncesine karşı çıkıyor.
Yeşiller Partisi Milletvekili Marie-Charlotte Garin ve Horizons grup başkanı Paul Christophe tarafından sunulan yasa önerisi yüz yirmiden fazla vekil tarafından desteklenerek mecliste kabul edildi.
Yasa tasarısının mimarı Marie-Charlotte Garin bu konudaki duruşunu “Evlilik, cinsel rızanın kesin ve ömür boyu geçerli sayıldığı bir fanus olamaz” diyerek ifade etti.
Fransız Medeni Kanunu bu konuda net bir hüküm getirmiyor ancak yasadaki belirsizlik nedeniyle oluşan yargı kararları ve toplumsal normlar cinselliği “görev” kabul ediyor. Bu bağlamda yeni yasa önerisi yasadaki boşluğu gidererek, cinsel ilişkinin bir görev olmadığını ve rıza prensibini bir hükme bağlıyor.
Fransız medeni kanununa göre evlilik dört gerekliliğe dayandırıyor: saygı, sadakat, destek ve yaşam ortaklığı. Yaşam ortaklığı kavramı, tanımındaki belirsizlik nedeniyle anlaşmazlıklara ve tartışmalara yol açıyor. Kavramın zaman zaman “yatak ortaklığı” olarak da yorumlanması ve dolayısıyla evlilik içinde cinsel ilişkinin yükümlülük olarak ele alınması kanunun bugüne kadar eleştirilen ana noktası oldu. Yeni kabul edilen yasa; medeni kanunun 215. Maddesinde; yaşam ortaklığı kavramının eşlere cinsel ilişkide bulunma yükümlülüğü yaratmadığını hükme bağladı ve dolayısıyla kanundaki belirsizlik giderildi. Euronews ile yaptığı bir röportajda Marie-Charlotte Garin amaçlarının “yaşam ortaklığının, yatak ortaklığı olarak yorumlanmasına ve dolayısıyla hukukta ve toplumda varlığını sürdüren bu evlilik görevi anlayışına son vermek” olduğunu ifade etti.
Yeni yasa düzenlemesi aynı zamanda cinsel ilişkinin olmamasının kusura dayalı boşanmalarda gerekçe olarak kullanılmasını da engelliyor. 7 Kasım 2019’da Versay Temyiz Mahkemesi tarafından alınan karar bu konuda gündeme oturan bir örnek olmuştu. Söz konusu kararda, eşin her türlü yakın ilişkiyi ‘sürekli olarak reddetmesi’, birlikte yaşamayı çekilmez hâle getiren evliliğin görev ve yükümlülüklerinin ‘ciddi ve tekrarlanan bir ihlali’ olarak tanımlanmıştı.
Kusurlu bulunan kadın davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı ve 23 Ocak 2025’te mahkeme, Fransa aleyhine karar verdi. 69 yaşındak kadının başvurusu üzerine mahkeme, cinsel ilişkiye girmeyi reddetmesi gerekçesiyle kusura dayalı boşanma kararı verilmesinin, kadının temel haklarının ihlali anlamına geldiğine hükmetti. Bu karar kadın hakları savunucuları tarafından bir dönüm noktası olarak yorumlandı.
11 Eylül 2025’te yayımlanan bir IFOP araştırmasına göre, kadınların %57’si evlilik içinde istemeden cinsel ilişki yaşadığını belirtirken, bu oran erkeklerde %39.
Marie-Charlotte Garin’e göre bu veriler, yasal düzenlemeye duyulan acil ihtiyacı açıklıyor. “Bu, kültürel olarak çok derinlere işlemiş bir kavram ve bugün Fransa’da her iki kişiden biri, bir ilişki bağlamında istemeden cinsel ilişki yaşamış durumda.”
Ulusal Meclis tarafından kabul edilen yasa tasarısı, önümüzdeki günlerde Senato tarafından incelenecek; metin onaylandığı takdirde yasalaşacak.
