2019 Yerel Seçimlerine Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden Bakmak

Kadın Adayları Desteleme Derneği (KA.DER) tarafından yayımlanan “2019 Yerel Seçimlerine Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden Bakmak” araştırma raporu, yerel yönetim ve siyaset ilişkisi, yerel yönetimlerde kadın temsili, siyasi partilerin seçim beyannamelerinde yerel yönetimler konularına odaklanıyor.

 

Ayşe Kaşıkırık Hilal Dokuzcan İrem Ece Akpınar Nuray Karaoğlu yazdığı, “2019 Yerel Seçimlerine Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Perspektifinden Bakmak” isimli araştırma raporu KA.DER tarafından yayımlandı.

2019 Yerel Seçimleri’ni toplumsal cinsiyet eşitliği açısından analiz etmek için hazırlanan rapor kapsamında partilerin 31 Mart aday listeleri ve seçim beyannameleri incelendi.

Aynı zamanda seçilmiş kadın belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve muhtarlarla birebir görüşmeler yapılarak, seçim döneminde kadın aday olarak yaşamış oldukları zorluklar ve deneyimler aktarıldı.

Rapor, yerel yönetim ve siyaset ilişkisi, yerel yönetimlerde kadın temsili, siyasi partilerin seçim beyannamelerinde yerel yönetimler konuları derinlemesine irdeleniyor.

Raporda öne çıkan bulgular şöyle:

* Türkiye’de kadınlar, 1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile yerel ve genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur. O günden bu yana geçen süre içinde kadınlar yerel ve genel yönetimlerde çok az temsil edildiler. Cumhuriyet tarihi boyunca 31 bin erkek belediye başkanı seçilmişken, kadın belediye başkanı sayısı 119’da kaldı.

* Köy ve mahallelerden başlayarak kadınların muhtarlıklarda ve yerel yönetimlerde temsil edilmesi, gerçek demokrasinin oluşturulmasında en önemli basamaklarından biridir. 1999, 2004, 2009 ve 2014 yerel seçim sonuçlarına göre Türkiye’de kadınlar, belediye meclis üyeliğinde en fazla %10,72, belediye başkanlığında %2,86 ve il genel meclis üyeliğinde ise %4,79 oranında yer alabilmiştir.

* Aynı zamanda, Türkiye’de 31.963 mahalle, 18.329 köy olmak üzere toplam 50.292 muhtar bulunmaktadır. Kadın muhtar sayısı sadece 674’ken, 2019 yerel seçim sonuçlarına göre yalnızca 43 kadın belediye başkanı ve 1071 kadın muhtar seçilmiştir.Böylece, tüm belediye başkanlıklarının yalnızca %3,09’unda ve tüm muhtarlıkların sadece %2,14’ünde kadınlar yer alabilmiştir.

* Yerel yönetimler halka en yakın olan yönetim birimleri olması dolayısıyla halkın
ulusal yönetim birimlerine oranla yerel yönetimlere ulaşabilmesi daha kolaydır.
Bu nedenle kadınların yerel yönetimlerde yer alması hem siyasal hem de idari açıdan yönetime katılmasında yeni imkânlar sunmaktadır.

* Kadınların aktif siyasette yer alabilmesi için gerekli olan tecrübe, bilgi, para,
güç, siyasi bağlantılar gibi faktörlere sahip olmaları gerekmektedir. Kadın adaylara partilerinde yer veren birçok siyasi partinin de asıl hedefi kadınlardan oy alabilmektir. Kadının özel hayatındaki görevleri ve toplum tarafından kendisine verilen geleneksel rolleri sebebiyle çoğu zaman siyasetten uzak kaldığı bilinmektedir.

* Partiler seçim beyannamelerinde kadının biyolojik olarak farklı olmasından ziyade ona yüklenen rolün sınırlarına vurgu yapmalıdırlar.

* Kadınların meclis üyesi olmalarındaki sürece bakıldığında önemli etkenin ataerkil toplum bakış açısı olduğunu söyleyebiliriz. Kadınların genel olarak siyasette düşük oranda temsil edilmelerinin en temel nedenleri, ataerkil toplum yapısı, siyasetin erkek egemen bir yapıya sahip olması, kadınların ekonomik açıdan özgür olmamalarıdır. Bu nedenle yerel yönetimlerin her alanında kadınların görünür kılınması için desteklenmesi gerekmektedir. Seçime giren siyasi partilerin programları, tüzükleri ve seçim beyannamelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle daha çok kadın söylemi yer almalıdır.

* Kadınların parlamentoya oranla yerel düzeyde temsil oranının oldukça alt sınırlarda kalmasının en önemli nedeni ise yerel düzeyde geleneksel ataerkil değerlerin toplumda baskın olmasıdır. Geleneksel ataerkil değerlerin yerel düzeyde daha baskın olması katılımı zorlaştırmaktadır. Yerel düzeydeki bu baskın ataerkil yapının kırılması gerekmektedir.

* Siyasi parti teşkilatları yeniden düzenlenmelidir. Parti teşkilatlanmalarında kadınlar sayısal olarak fazla olsa da bu durum yerel siyasete yansımamaktadır. Türkiye’de kadınların siyasal katılımlarını artırmak için gerekli hukuksal düzenlemeler yapılmalıdır. Yerel yönetim birimleri kadın sorunlarıyla ilgili çalışmalar yapmalıdır. Kadınlara birinci elden ulaşıp çözüm odaklı projeler sunmalıdır.

avatar
  Kaydol  
Bildir
5 Şubat 2020