Fransa, 15 Mart Pazar günü yerel yönetimlerin geleceğini belirlemek üzere sandık başına gitti. Yaklaşık 35 bin belediyede gerçekleşen seçimler, sadece bir yerel oylama değil, aynı zamanda ülkenin genel siyasi kimliğinin yeniden tanımlandığı bir süreç oldu. Başkent Paris’te on yılı aşkın süredir devam eden, sosyal ve çevreci poltikalar uygulayan Anne Hidalgo döneminin ardından, Parislilerin seçimi ne olacak? Sosyal Paris mi, Güvenlikli Paris mi?

Ülke genelinde yerel yönetimlerin büyük bir kısmında düğüm ilk turda çözüldü. Fransa’daki belediyelerin yaklaşık %96’sında seçim süreci tamamlanmış durumda. Halen görevde olan belediye başkanlarının büyük bir çoğunluğu tek başlarına veya tek bir rakibe karşı yarışarak büyük bir sürprize yer bırakmadan kazandılar.
Ancak Paris, Lyon ve Marsilya gibi sembolik önemi yüksek büyükşehirlerde hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamadı. Bu durum, 22 Mart Pazar günü yapılacak ikinci turu bir “siyasi final” sahnesine dönüştürdü.
İkinci Turun Seçim Matematiği: Paris’te İttifaklar Savaşı
Başkent Paris’te ilk tur sonuçları, seçimin kaderinin sandığa giden oylardan ziyade, sandık sonrası kurulacak masalarda belirleneceğini gösteriyor. Sol koalisyonun adayı Emmanuel Grégoire %38 ile yarışı açık ara önde tamamlarken, muhafazakâr rakibi Rachida Dati %25,5’te kaldı. Ancak ikinci tur için saflar şimdiden sıkılaşıyor:
Sağın “Birlik” Hamlesi: Dati, merkez sağ ve merkez oyların sahibi Pierre-Yves Bournazel (%11,7) ile bir “birlik listesi” oluşturmak üzere harekete geçti. Dati ayrıca, aşırı sağcı aday Sarah Knafo‘nun (%10,4) oylarını da yanına çekmek için diyalog kapısını açtı. Bu blokların birleşmesi, sağın toplam gücünü %47,6 seviyesine taşıyarak solun liderliğini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Üçüncü sıradaki radikal sol aday Sophia Chikirou (%11,7), Grégoire’a birleşme teklifi götürdü. Eğer bu iki liste ortaklık kurarsa, sol blok %49,7 ile galibiyete bir adım yaklaşmış olacak.
“Belediye Sosyalizmi” Direniyor mu?
Le Monde’un analizine göre, Sosyalist Parti (PS) genel seçimlerdeki zayıflığının aksine, yerel düzeyde hala güçlü bir direnç gösteriyor. Paris, Montpellier ve Nantes gibi şehirlerde solun aldığı yüksek oylar, “belediye sosyalizminin” hala Fransız seçmeni için güvenli bir liman olduğunu kanıtlıyor. Ancak bu başarı, Yeşiller ve Radikal Sol (LFI) ile yapılan stratejik ittifaklara göbekten bağlı durumda.
İki Farklı Siyasi Söylem: Hidalgo’nun Mirası vs. Dati Paradoksu
Paris’teki yarışta iki kadın figürü üzerinden kristalize olan fark, aslında iki toplum modelinin çatışmasının göstergesi şeklinde
- Hidalgo Çizgisi: Sosyalist Parti geleneği, kenti yayalaştırmayı ve ekolojik dönüşümü merkeze alırken; dar gelirliler için konut hakkını ve toplumsal dayanışmayı önceliyor.
- Dati Çizgisi: Cumhuriyetçiler (LR) vizyonu, araç trafiği kısıtlamalarına karşı çıkan, “güvenlik merkezli” ve disipliner bir şehir portresi çiziyor. Dati’nin, göçmen bir aileden gelip sistemin en sert savunucusu haline gelmesi, onu Fransız siyasetinde temsilin sınırlarını zorlayan bir “paradoks” haline getiriyor.

22 Mart Karar Günü
22 Mart’taki ikinci tur, Paris’in sadece belediye başkanını seçmeyecek; aynı zamanda kentin sosyal ve kapsayıcı bir vizyonla mı yoksa güvenlikçi ve statükocu bir çizgilerle mi yönetileceğine karar verecek. Koalisyonların matematiksel gücü, Paris’i çeyrek asır sonra yeniden sağ yönetime teslim etme potansiyeli taşırken, solun bu yükselişe karşı sergileyeceği “cumhuriyetçi cephe” dayanışması belirleyici olacak.
