Avrupa Komisyonu, yeni Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2026-2030’u kamuoyuyla paylaştı. Strateji, toplumsal cinsiyet eşitliğini eğitimden sağlığa, istihdamdan kamusal yaşama kadar her alanda yerleştirmeyi hedefliyor; siber şiddet ve yapay zekâ riskleri gibi modern tehditleri de kapsıyor. Strateji belgesinde yenilikler olsa da AB sivil toplum temsilcilerinin önerileri ve eleştirileri var.

Avrupa Komisyonu, 5 Mart 2026’da yeni Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2026-2030′u kamuoyuyla paylaştı. Strateji, toplumsal cinsiyet eşitliğini çevrim içi ve çevrim dışı yaşamın her alanına — eğitimden sağlığa, istihdamdan kamusal yaşama — yerleştirmeyi hedefliyor; siber şiddet ve yapay zekâ riskleri gibi modern tehditleri de kapsıyor. (Kaynak: European Commission Press Corner, 5 Mart 2026)
Stratejinin Kapsamı
Strateji, 7 Mart 2025’te Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilen ve aynı yıl tüm üye devletlerce onaylanan Kadın Hakları Yol Haritası‘nı somut eylemlere dönüştürmeyi amaçlıyor. Yol Haritası, toplumsal cinsiyet eşit bir toplum için ilkeler bildirgesi içeren uzun vadeli bir çerçeve sunuyor ve hükümetler, kurumlar ile sivil toplum için yol gösterici bir pusula olmayı hedefliyor. Kesişimsel bir perspektif benimseyerek toplumsal cinsiyet ana akımlaştırmasını hedefli eylemlerle birleştiriyor; toplumsal cinsiyet karşıtı söylemleri ve kazanılmış haklara yönelik geri adımları da doğrudan ele alıyor. (Kaynak: European Commission — Gender Equality Strategy)
Beş temel alanda yoğunlaşıyor:
1. Toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve siber şiddet
2. Eşit ücret ve iş-yaşam dengesi
3. Kadın sağlığı
4. Yapay zekâ riskleri ve çevrim içi platformlar
5. Karar alma mekanizmalarında, sporda ve kültürde toplumsal cinsiyet dengesi.
İlk Kez: Sağlık Bağımsız Politika Alanı
2026-2030 stratejisi, bir AB toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde ilk kez sağlığı bağımsız bir politika alanı olarak ele aldı. Komisyon, kadın sağlığının kalitesini ve erişilebilirliğini artırmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ile ortak bir girişim başlatmayı planlıyor. Avrupa İlaç Ajansı ile işbirliği yapılarak ilaçların geliştirilmesi ve onaylanması süreçlerinde cinsiyet duyarlılığının sistematik biçimde değerlendirilebilmesi incelenecek. (Kaynak: European Commission — Gender Equality Strategy)
Strateji ayrıca yapay zekânın kadınlar üzerindeki risklerini — işe alım süreçlerindeki cinsiyet önyargısı ve cinsel içerikli sahte görüntülerin yayılması dahil — doğrudan ele aldı.
“My Voice, My Choice”: 1,1 Milyon İmzanın Kazanımı
2026-2030 stratejisinin hazırlanma sürecinde AB gündemini doğrudan etkileyen önemli bir vatandaş hareketi gündeme geldi: “My Voice, My Choice: Güvenli ve Erişilebilir Kürtaj İçin“ başlıklı Avrupa Vatandaşlık Girişimi, 27 üye devletten 1.124.513 geçerli imza toplayarak ve 19 ülkede gerekli eşiği aşarak Komisyon’a sunuldu.
300’den fazla Avrupalı örgütün desteğiyle yürütülen kampanya, Avrupa Vatandaşlık Girişimi mekanizmasının işleyişini de örnekledi: Bir girişim en az yedi ülkeden bir milyon imzaya ulaştığında, Avrupa Parlamentosu konuyu görüşmek zorunda kalıyor; Komisyon ise altı ay içinde yasal ya da yasal olmayan adımlarını açıklamakla yükümlü oluyor.
Avrupa Parlamentosu, 17 Aralık 2025’te 358 lehte, 202 aleyhte ve 79 çekimser oyla girişimi destekleyen bir karar aldı. Kararda AB’de pek çok kadının güvenli ve yasal kürtaja tam erişiminin bulunmadığı, bunun yalnızca fiziksel sağlık risklerine değil ciddi ekonomik ve psikolojik yüklere de yol açtığı vurgulandı. Parlamenterler üye devletleri kürtaj mevzuatını uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu hale getirmeye çağırırken kürtaj hakkının AB Temel Haklar Şartı’na eklenmesini de talep etti.
Komisyon, 26 Şubat 2026’da girişime verdiği yanıtta AB’nin bu alandaki yetki sınırlarına dikkat çekerek üye devletlerin mevcut AB araçlarına — özellikle Avrupa Sosyal Fonu Artı’ya (ESF+) — dayanarak yasal ve güvenli kürtaj hizmetlerine erişimi iyileştirebileceğini açıkladı. ESF+ programı, üye devletlerin kendi ulusal mevzuatları doğrultusunda ve gönüllülük esasıyla kürtaj hizmetlerini desteklemek amacıyla kullanılabilecek. Komisyon Eşitlik Komiseri Hadja Lahbib, mekanizmanın “seyahat etmesi gereken kadınları, kendi ülkesindeki kadınları, uzak bölgelerdeki kadınları ve maddi imkânı olmayan kadınları destekleyeceğini” belirtti.
Girişimin 5 Mart 2026’da Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2026-2030’a dahil edilmesiyle birlikte bu mesele artık salt bir vatandaş talebi olmaktan çıkıp resmi bir AB politika ekseni haline geldi.
Eşitlik İçin 50 Yıla İhtiyaç Var
Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü’nün (EIGE) verilerine göre mevcut ilerleme hızıyla AB’nin tam anlamıyla toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşması 50 yıl alacak. Strateji bu gerçeklikten hareketle hazırlandı ve üye devletler arasındaki eşitsizliklerin sürdüğünü de vurguladı. (Kaynak: EIGE — Gender Equality Index 2025)
Stratejinin bağlamını ortaya koyan veriler çarpıcı: Dünyada hiçbir ülke 2030’a kadar tam cinsiyet eşitliğine ulaşma yolunda değil. Dünya genelinde kadınların üçte biri fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmış; 200 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu kadın sünneti uygulamasından etkileniyor. (Kaynak: European Commission Gender Equality Strategy 2026-2030, tam metin)
Avrupa Parlamentosu: Bağlayıcı Önlemler Talebi
Avrupa Parlamentosu, Kasım 2025’te 310 lehte, 222 aleyhte ve 68 çekimser oyla kabul ettiği raporda Komisyon’dan somut yasal ve yasal olmayan önlemleri kapsayan iddialı bir strateji sunmasını talep etmişti. Parlamenterler toplumsal cinsiyet temelli şiddetin sınır ötesi boyutu olan ciddi bir AB suçu olarak tanınmasını, tecavüz için rıza temelli bir tanımın AB mevzuatına eklenmesini ve güvenli ve yasal kürtaj hakkının AB Temel Haklar Şartı’na dahil edilmesini istedi. (Kaynak: European Parliament Press Room, Kasım 2025)
AP üyesi Nicolae Ștefănuță önceki stratejinin uygulamada yetersiz kaldığını vurguladı: “Genel ilerleme istediğimden daha yavaş. Ne yazık ki önceki strateji uygulama açısından eksik kaldı.” Eşitlik organları ve sivil toplum kuruluşlarının yetersiz finansman alması halinde ilerlemenin durabileceğini de uyardı. (Kaynak: EIGE — “To deliver a gender-equal Europe, act more, talk less”)
Avrupa Kadın Lobisi: “Bağlayıcı Olmadan Kim Uygulayacak?”
Avrupa Kadın Lobisi (EWL), stratejiyi memnuniyetle karşılarken temel çekincesini net biçimde dile getirdi: Belge bağlayıcı takip önlemleri öngörmüyor, uygulamayı büyük ölçüde gönüllülük esasına bırakıyor. EWL, stratejinin İstanbul Sözleşmesi’nin ve Kadına Yönelik Şiddet Direktifi’nin uygulanmasına destek taahhüdünü, siber şiddete artan ilgiyi ve ücret şeffaflığı ile bakım emeğine ilişkin girişimleri olumlu buldu.
EWL Genel Sekreteri Mary Collins: “Bu çalkantılı dünyada dümende daha fazla kadına ihtiyacımız var. Avrupa kadın hakları güvencesi olmaya devam etmeli. Bugün zorluklar muazzam ve yol uzun. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak çözümün ta kendisi. Cinsiyet Eşitliği Stratejisi yol boyunca bir rehber olacak; ancak daha cesur, iddialı ve bağlayıcı önlemlere ihtiyacımız var.” (Kaynak: EWL — womenlobby.org, 5 Mart 2026)
WAVE: Şiddetle Mücadelede Adımlar Var, Ama Tablo Ağır
Avrupa’nın şiddet mağduru kadın örgütleri ağı WAVE, stratejinin 2024 tarihli AB Kadına Yönelik Şiddet Direktifi’nin üye devletlerce hayata geçirilmesine destek taahhüdünü ve 2026 GREVIO taban değerlendirmesine bağlanan hesap verebilirlik mekanizmasını olumlu karşıladı. AB’nin 2023’te İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olmasını ise önceki strateji döneminin en kritik kazanımı olarak değerlendirdi. Bununla birlikte WAVE, stratejinin hazırlandığı tablonun ağırlığına dikkat çekti: AB’de her hafta 18 kadın öldürülüyor; kadın hakları örgütlerine yönelik finansman kesintileri hem Avrupa hem uluslararası kaynaklardan geliyor. (Kaynak: WAVE — wave-network.org, Mart 2026)
ENAR: Kesişimsellik Söylemde Kaldı
Avrupa Irkçılık Karşıtı Ağı ENAR, belgenin temel sorununu şöyle tanımladı: İkili çerçeve — “kadın ve kızlar ile erkek ve erkek çocuklar” — tüm sütunlarda korunarak trans ve cinsiyetleri farklı bireyleri istihdam, şiddet önleme, sağlık hizmetleri ve adalete erişim alanlarından yapısal olarak dışlıyor. Irk, etnik köken veya göç statüsüne göre veri ayrıştırması için zorunluluk öngörülmemesi ise ırksal ayrımcılığa maruz kalan, göçmen ve belgesiz kadınları görünmez kılıyor. ENAR bu gerekçeyle stratejinin kesişimselliği operasyonel değil retorik düzeyde bıraktığını vurguladı. (Kaynak: ENAR — enar-eu.org, 26 Mart 2026)
EIGE: “Daha Az Konuş, Daha Çok Hareket Et”
AB’nin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki bağımsız izleme ve araştırma kuruluşu olan Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü direktörü Carlien Scheele, önceki stratejinin bağlayıcı kotalar ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Direktifi gibi somut kazanımlar sağladığını, ancak EIGE’nin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nin ilerlemenin hâlâ çok yavaş olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Scheele teknoloji şirketlerine yönelik mesajını da netti: “Büyük teknoloji şirketlerinin Avrupa’da hesap vermesi şart. Güvenlik sonradan düşünülen bir şey ya da halkla ilişkiler egzersizi olamaz; tasarım, kullanıma sunma ve yönetişimin içine inşa edilmesi gerekiyor.” (Kaynak: EIGE — eige.europa.eu, 6 Mart 2026)
