Close Menu
  • Eşitlik
  • Barış ve Güvenlik
  • Siyaset
  • Adalet
  • Emek
  • Kültür-Sanat
  • Ekoloji
  • Bülten Üyeliği
  • Podcast
  • english
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok Telegram
Hakkımızda
SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok Telegram
  • Eşitlik

    Nafaka Tartışmasının Ötesinde: Boşanma Sonrası Kadın Yoksulluğu ve Sosyal Devletin Sorumluluğu

    8 Haziran 2026

    AYM Süresiz Nafaka Düzenlemesini İptal Etti: Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

    7 Haziran 2026

    Kameranın Arkasındaki Eşitsizlik: Spor Fotoğrafçılığında Kadınlar Nerede?

    20 Mayıs 2026

    AB Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2026-2030: Taahhütler, Yenilikler ve Tartışmalar

    18 Mayıs 2026

    Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi: Kadın Politikası Üzerinden Bir Seçim Kampanyası

    17 Mayıs 2026
  • Barış ve Güvenlik

    Emperyal Dönüşümün Kıskacında Türkiye

    3 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    Pınar Selek’ten Yasaklanan Hafızanın Geri Dönüşü:Başkaldırmak

    14 Mayıs 2026

    Levantlı Bir Aktivist’in Hüznü: Batı’nın Yanılgısı ve Ortadoğu’nun Şehrine Sahip Çıkan Kadınları

    23 Mart 2026

    Savaşın Görünmeyen Cephesi: Kadınlar

    19 Mart 2026
  • Siyaset

    Otokratlara Karşı Macaristan’dan Dersler

    5 Haziran 2026

    Emperyal Dönüşümün Kıskacında Türkiye

    3 Haziran 2026

    Anne Hidalgo Sonrası Paris’in Seçimi Ne Olacak?

    17 Mart 2026

    Venezuela Muhalefetinin Kutuplaştırıcı Yüzü: María Corina Machado

    29 Ocak 2026

    Venezuela Krizi: Müdahale, Tepkiler ve Türkiye

    6 Ocak 2026
  • Adalet

    Çıplak Arama İnsan Onurunu Zedeler, Asla Kabul Edilemez

    15 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    EŞİK: “Yargı ve Yasama Eliyle Hayatlarımız ve Haklarımız Elimizden Alınıyor”

    11 Şubat 2026

    Pınar Selek:Feminizm Olmadan Faşizmi Aşamayız

    3 Şubat 2025

    AİHM’den Fransa’ya Kınama: Seks Evlilik Yükümlülüğü Değildir

    27 Ocak 2025
  • Emek

    Ankara’daki Öğretmen Eylemlerinde Ne Yaşanıyor? Gözaltılar, Açlık Grevi ve Ayrımcılık

    17 Haziran 2026

    Maden İşçilerinin Yürüyüşü Ankara’ya Ulaştı: Açlık Grevine Başlayan 110 İşçi Gözaltına Alındı

    21 Nisan 2026

    Depo İşçileri Direnişte: Kadın İşçilerden Kadın Örgütlerine Açık Çağrı

    6 Şubat 2026

    Türkiye: Çalışan Kadınlar İçin En Kötü Ülke

    24 Nisan 2025

    DİSK:Greve Çıkalım. Hayatı durduralım.

    9 Mart 2025
  • Kültür-Sanat

    Soft Girl’den Tradwife’a: Estetiğin Ardındaki İdeoloji

    17 Haziran 2026

    “Persepolis’in Ötesinde: Edebiyat, Sinema ve Siyasal Aktivizmle Örülü Bir Kariyer”

    10 Haziran 2026

    Elif Şafak, İngiliz Kraliyet Edebiyat Cemiyeti’nin Yeni Başkanı Seçildi

    11 Aralık 2025

    Dünyaca Ünlü Kemancı Ayla Erduran’ın Ardından

    12 Ocak 2025

    Çin’de Feminist Komedi: “Her Story” ve Kadınların Mücadelesi

    5 Ocak 2025
  • Ekoloji
  • Podcast
  • English
Hakkımızda
SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu

Meksika Başkanı Claudia Sheinbaum Nasıl En Popüler Liderlerden Biri Haline Geldi ?

22 Haziran 2026 Kadın Liderliği
Facebook Twitter WhatsApp Email

Meksika Başkanı Claudia Sheinbaum, dünyada demokratik yollarla seçilmiş liderler arasında en yüksek popülerlik oranlarından birine sahip. Görev onay oranı yüzde 70 civarında seyrediyor ve son yıllarda Amerika kıtasında seçilen muhafazakâr ve aşırı sağ liderler dalgası içinde dikkat çekici bir istisna oluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde Rachel Nolan’ın kaleme aldığı ve Guardian’da yayınlanan yazı, Sheinbaum’un geçmişten bugüne politik serüvenini ve karşılaştığı zorlukları kaleme alıyor.

Mexico City’nin güneyinde işçi sınıfı bir muhitte Başkan’ın terzisi Olivia Trujillo evinde başkanın imza kıyafetlerini dikiyor.  Claudia Sheinbaum’ın Meksika’da üretilen mütevazı kumaşlardan özel olarak dikilen ve yerli halklara ait motifler taşıyan kıyafetleri; yönetiminin “Herkesin iyiliği için, önce yoksullar.” sloganını vücuda büründürüyor. Sheinbaum, Trujillo’yu ilk kez, bundan on yıldan fazla bir süre önce hâlâ Mexico City belediye başkanıyken tavsiyeler sayesinde duymuştu.

Olivia Trujillo gibi pek çok işçi sınıfından vatandaş Sheinbaum’ın partisi Morena’nın sosyal yardım harcamalarına önem vermesini ve daha cömert emekli maaşları sağlamasını takdir ediyordu. Bu yılın başlarında Sheinbaum, ülkedeki 133 milyon vatandaşın tamamı için evrensel sağlık hizmeti uygulanmasını kararlaştırdı; böylece iş durumuna ya da sigorta kapsamına bakılmaksızın ücretsiz sağlık hizmeti sunulmaya başlandı. Morena, Meksika’nın yoksul ve yerli kökenli vatandaşları arasında geniş bir desteğe sahip olduğu için, muhalifleri bazen partiye ‘Morenaco’ şeklinde hitap ediyor. Bu terim, sınıfsal ve ırksal küçümsemeyi ifade ediyor. ‘Naco’, alt sınıftan, görgüsüz ya da zevksiz olarak görülen kişiler için kullanılan aşağılayıcı bir argo sözcük. Meksika’nın seçkin kesimleri geleneksel olarak pahalı yabancı tasarımcıları tercih ederken, orta sınıf bir aileden gelen Sheinbaum, daha çok işçi sınıfı tarafından giyilen geleneksel Meksika el işlerini ve zanaat ürünlerini kıyafetlerine dahil etmeyi tercih ediyor.

“Ayrıntılara Takıntılı Mikro Yönetici”

Başkan Claudia Sheinbaum, dünyada demokratik yollarla seçilmiş liderler arasında en yüksek popülerlik oranlarından birine sahip. Görev onay oranı yüzde 70 civarında seyrediyor ve son yıllarda Amerika kıtasında seçilen muhafazakâr ve aşırı sağ liderler dalgası içinde dikkat çekici bir istisna oluşturuyor. Dünyanın birçok yerindeki solcular için bir ilham kaynağı olarak görülüyor. Zohran Mamdani birçok kez Sheinbaum’a duyduğu hayranlığı dile getirerek, onun ‘mücadele etmeye istekli olduğunuzda nelerin kazanılabileceğini gösterdiğini’ söyledi.

Sheinbaum, ülkesinin en zor ve en önemli ilişkisi, kuzeydeki komşusu ABD ile olan ilişkisini yönetme biçimi nedeniyle de övgü topladı. Geçen yıl Donald Trump ile yürütülen gümrük tarifesi müzakerelerinde zamanı ustalıkla kullanarak süreci yönetmesi, onun kendi ifadesiyle cabeza fría dediği baskı altında soğukkanlılığını koruma yaklaşımının bir örneğiydi. 

Enerji mühendisliği doktoru iklim bilimci Sheinbaum, akademik yönünü politik çalışmalarına da yansıtıyor. Rachel Nolan’ın, Sheinbaum ile çalışan kişilerle yaptığı görüşmelerden aktardığı üzere; başkan toplantılarında ayrıntılı kaynaklar, sunumlar, grafikler ve ince detayları çalışma arkadaşlarıyla paylaşıyor. Rachel Nolan Sheinbaum’un ayrıntılara takınılı bir mikro yönetici olduğu konusunda neredeyse herkes hemfikir olduğunu ifade ediyor. Sheinbaum’un sabah 4’te uyanarak kıdemli danışmanlarından daha alt düzey bürokratlara ve devlet birimlerinde çalışan memurlara kadar birçok kişiye mesaj göndermeye başladığı ifade ediliyor.

Maço Ülkenin Kadın Lideri

Birçok kişinin de belirttiği gibi, Sheinbaum son derece maço bir ülkede liderlik yapan bir kadın.  Ülkenin önde gelen feministlerinden biri olan Marta Lamas bu durumu, erkeklerin ‘ceplerine göre oy verebilmek için maço tutumlarını bir kenara bırakmaları’ şeklinde açıklıyor. Ancak Sheinbaum’un başkan seçilmesi ülke genelindeki toplumsal cinsiyet ilişkilerini bir anda dönüştürmüş değil. Geçen yıl, başkanın sokakta sarhoş bir adam tarafından elle tacize uğradığını gösteren bir video uluslararası ölçekte büyük tepki çekti.

Lamas, Sheinbaum’ı yıllardır tanıyor ve kendisini onun bir ‘hayranı’ olarak tanımlıyor. Ancak başkanın “soldan geldiğini ancak feminist hareketin içerisinden gelmediğini” özellikle vurguluyor.

Sheinbaum, kadınlara yönelik özel politikaları açıkça ön plana çıkarmaktan ziyade, evrensel sağlık hizmeti, evde yaşlı bakımı ve erken çocukluk eğitim merkezleri gibi geniş kapsamlı sosyal hizmetler çerçevesinde düşünme eğiliminde. Bununla birlikte, seçilmesinin temsil ettiği sembolik zaferin de farkında. 2023 yılında bir röportajda Sheinbaum’a neden cumhurbaşkanı olmak istediğini sorulduğunda, verdiği ilk cevap şu olmuştu: ‘Ülkemizde ilk kadın cumhurbaşkanı olmak tarihî bir olay olurdu.’ İkinci cevabı ise şöyleydi: ‘Andrés Manuel López Obrador’un politikalarını sürdürmek için.’

Sheinbaum, önceki cumhurbaşkanı Andrés Manuel López Obrador (Amlo)’nun siyasi himayesinde yetişmiş bir isimdi. Amlo yoksul ve yerli halkların Meksika’daki merkezi rolünü vurgulayarak, batılılaşmış seçkinlere karşı çıkan bir siyaset anlayışıyla Tabasco eyaletinden yükseldi. Buna karşılık Sheinbaum, zengin olmaktan uzak olsa da başkentin kültürel seçkinleri arasında sayılabilecek bir aileden geliyordu.

2024 seçimlerinde Sheinbaum rakibini 32 puan farkla ezici bir şekilde mağlup etti. Seçimden sonra basına konuşurken şöyle dedi: “Birçok köşe yazarı benim bir kişiliğim olmadığını söylüyor. Başkan Andrés Manuel López Obrador’un bana ne yapacağımı söylediğini, ben cumhurbaşkanı olduğumda da her gün telefon açıp talimat vereceğini iddia ediyorlar.” Ardından esprili bir şekilde, lisans fizik tezini onun yazdığını, doktora yaparken ne yapacağını ona söylediğini ya da Mexico City belediye başkanı olduğu dönemde de onu yönlendirdiğini söyleyerek bu iddialarla dalga geçti.

Gerçekten de ilk seçildiğinde, AMLO’nun perde arkasından ipleri çekeceğine dair açıkça cinsiyetçi yorumlar oldukça yaygındı. Muhalefetin bazı üyeleri Sheinbaum’a, İspanyolcada ‘cumhurbaşkanı’ (presidenta/presidente) ve ‘hizmetçi’ (sirvienta) kelimelerini birleştirerek oluşturdukları aşağılayıcı ‘presirvienta’ lakabını takmışlardı.

‘68 Kuşağı Çocuğu’

Başkan ile Amlo arasındaki en dikkat çekici farklardan biri, siyasette izledikleri farklı yollar. Amlo, Institutional Revolutionary Party içinde yer aldı. Bu parti, Mexica Devriminden, 2000 yılında yapılan ilk gerçek anlamda açık seçimlere kadar ülkeye tek parti yönetimiyle hâkim olmuştu. Dolayısıyla Amlo devletin içinden yetişerek yükseldi. Sheinbaum ise devletin içinden değil, devlete karşı yürütülen toplumsal mücadelelerin içinden gelen bir aktivist olarak yükseldi. Hatta cumhurbaşkanı olduktan sonra bile hayat hikâyesinin bu yönünü vurgulamayı sürdürüyor.

Sheinbaum kendisini sık sık ‘68 kuşağının çocuğu’ olarak tanımlıyor.

Meksika, güneyindeki birçok komşusu gibi hiçbir zaman askerî bir diktatörlüğün yönetimine girmemiş olsa da, devlet Soğuk Savaş döneminde benzer baskı yöntemlerine başvurdu. Bu dönemin ağır olaylarından biri olan Tlatelolco katliamı sırasında, askerî keskin nişancılar başkentteki bir öğrenci gösterisine ateş açtı. Tlatelolco Meydanı’nda 300’e kadar insanın öldüğü, binden fazla kişinin ise siyasi mahkûm olarak hapse götürüldüğü tahmin ediliyor. Bu süreçte Sheinbaum’un annesi, altı yaşındaki Claudia’yı, aile dostları olan bir siyasi tutukluyu ziyaret etmek için ‘Kara Saray’ lakabı Lecumberri hapishanesine götürmüştür. Sheinbaum, söz konusu aile dostu Raúl Álvarez Garín’i kendi ‘siyasi akıl hocası’ olarak nitelendirmiştir.

Kayıp insanların akıbeti, Sheinbaum’un erken dönem aktivizminin merkezinde yer alıyordu. Oğlu komünist bir gruba mensup olduğu için gözaltına alınan ve kaybolan annelerden biri Rosario Ibarra de Piedra 1977 yılında çocukları kayıp anneleri bir araya getiren ilk ulusal derneği kurdu. Bir yıl sonra ise genç Sheinbaum, bu annelere destek amacıyla kurulan bir protesto kampından Meksika polisi tarafından zorla çıkarıldı ve kamptan tahliye edildi

Üniversitede Fizik okurken Sheinbaum özelleştirme ve kemer sıkma politikalarına karşı protestolara katılarak aktivizme devam etti. Bu dönemde gerçekleştirdiği bir röportajda Sheinbaum ücretsiz kamusal eğitimi savunuyordu. Bu görüş Sheinbaum’un söyleminde günümüze kadar etkili oldu. Kariyeri boyunca pek çok kez “Eğitimin bir emtia değil, hak” olduğunu dile getirdi.

Kurumsal Siyasete Giriş

Öğrenci hareketi içerisinde tanıştığı Carlos İmaz ile ilk evliliğini gerçekleştiren Sheinbaum 1988’de kızı Mariana’yı doğurdu. Kaliforniya üniversitesinde doktorasını tamamlamasının ardından ABD’de eğitmen kariyerine devam etmek yerine ülkesine dönerek kendisinin de okuduğu kamu üniversitesine katıldı. Sheinbaum Hayatının bu dönemi geçimini sağlamayabilmek için ekstra çalıştığı, başkentin dış çeperinde mütevazi bir evde yaşadığı ve tüm bu karmaşada çocukları okuldan zamanında almaya çalıştığı sıkışık bir zaman olarak hatırlıyor.

Sheinbaum, Amlo ile 1999 yılında Amlo Mexico City belediye başkanı olmak için yarışırken tanıştı. 2000 yılında başkan olarak seçilmesinin ardından Amlo, şehrin hava kirlilik sorununa çözüm bulmasını talep ederek Sheinbaum’a çevre sekreterliğini teklif etti. Teklifi kabul eden Sheinbaum, büyük ölçüde sözünü de yerine getirdi.

Bununla birlikte, cumhurbaşkanı olarak Sheinbaum ‘enerji egemenliği’ politikasını ağırlıklı olarak devlet kontrolündeki petrol şirketi Pemex üzerinden yürütmeyi tercih eetmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik vermemesi sebebiyle çevreciler tarafından eleştirildi.

#EsCLAUDIA

Amlo 2006 seçimlerini yalnızca yarım puanlık bir farkla kaybettikten sonra Sheinbaum, aslında seçimi Amlo’nun kazandığını açıklamayı amaçlayan bir soruşturmanın başına getirildi. Amlo destekçileri yeniden sayım talep etmek amacıyla Mexico City’nin ana ulaşım arterlerinden biri olan Paseo de la Reforma’yı 48 gün boyunca trafiğe kapattılar. Talepleri sonuçsuz kaldı ve rakibi Felipe Calderón resmen göreve başladığında, Amlo taraftarları onun için paralel bir yemin töreni düzenledi.  Bu törene yaklaşık 100 bin kişilik bir kalabalık toplandı. Başkanlık kuşağı, 1977’de zorla kaybedilenlerin anneleri derneğini kuran insan hakları aktivisti Rosario Ibarra de Piedra tarafından Amlo’ya takdim edildi.

Amlo, yıllar süren siyasi kampanyaları boyunca özellikle ülkenin yoksul ve tarıma dayalı güney bölgelerinde, çoğunluğu yerli halklardan oluşan kesimler arasında güçlü bir taban oluşturmuştu. 2011 yılında AMLO, yeni siyasi partisi olan Ulusal Yeniden Doğuş Hareketini (Morena) tanıtmak için ülkeyi dolaşıp kapı kapı çalışırken, Sheinbaum da onun yanındaydı. 2015 yılında Sheinbaum ilk kez bir siyasi göreve aday oldu ve Mexico City’nin en güneyindeki ilçesi olan Tlalpan belediye başkanlığını kazandı. Terzisinin de yaşadığı yer burasıydı. 2018 yılında ise Sheinbaum, Mexico City belediye başkanı seçilirken, AMLO cumhurbaşkanı seçildi. Meksika’da cumhurbaşkanları yalnızca bir kez, altı yıllık tek bir dönem için görev yapabildiğinden, Amlo birkaç yıl sonra bir halefi desteklemek zorunda kaldı.

2022 yılında, Sheinbaum’un meşhur atkuyruğu saç modeliyle siluetini tasvir eden grafitiler ülkenin dört bir yanında görünmeye başladı. Bu grafitilerde #EsClaudia (“Claudia’dır” ya da “İşte Claudia”) etiketi yer alıyordu. Bu slogan, AMLO’nun seçtiği halefin zaferinin kaçınılmaz olduğu ve sıradaki kişinin Claudia olduğu mesajını taşıyordu.

Karteller, Trump ve Egemenlik

Rachel Nolan, Sheinbaum’un Başkan olarak karşılaştığı zorlukları, aslında birbirinin içine geçmiş iki başlık altında değerlendiriyor. Nolan’a göre Sheinbaum’un karşılaştığı en büyük zorluklardan biri “uyuşturucuya karşı savaş” nosyonu iken ikincisi ise Meksika’nın kuzey komşusu ile özellikle Trump ile ilişkilerin yönetilmesi.

Ocak ayında Donald Trump, Fox News’e verdiği bir röportajda kartelleri de gündeme getirerek ABD güçlerinin yakında Meksika’ya gönderileceğini dillendirdi. Ertesi ay, bazı kişilerin Trump’ı yatıştırma ya da olası bir ABD müdahalesini önceden engelleme girişimi olarak yorumladığı bir adımla, Sheinbaum ülkenin en çok aranan kartel liderlerinden biri olan Nemesio Oseguera Cervantes’in yakalanması için bir operasyon emri verdi. ‘El Mencho’ lakabıyla tanınan Oseguera Cervantes operasyon sırasında öldürüldü. Onun liderliğini yaptığı kartel buna şiddetle karşılık verdi; yaşanan silahlı çatışmalarda, yaklaşık 25’i Meksika Ulusal Muhafızları mensubu olmak üzere 70’ten fazla kişi hayatını kaybetti. El Mencho’nun ölümünün ardından, ABD’nin bu operasyonlardaki rolüne ilişkin kaygılar, devletin egemenliğine ilişkin bazı tartışmaları gündeme getirdi.

Kuzeydeki komşusu tarafından pek çok kez işgal edilmiş olan Meksika’da “egemenlik” halk için oldukça hassas bir konu olarak karşımıza çıkıyor.Trump yönetimi, bazı Meksika kartellerini ‘yabancı terör örgütleri’ olarak tanımladı. Bu karar, ABD’nin olası askerî operasyonlar düzenlemesinin önünü açabilecek bir adım olarak değerlendirildi. Buna karşın Sheinbaum, ‘Ülkemizin egemenliği asla pazarlık konusu olamaz,’ diyerek Meksika’nın kendi topraklarında tek taraflı yabancı müdahalelere izin vermeyeceğini vurguladı.

Ancak Central Intelligence Agency’ya bağlı iki görevlinin, Chihuahua’daki bir uyuşturucu laboratuvarına düzenlenen baskının ardından ölü bulunmasıyla birlikte tartışmalar yeniden gündeme geldi. Sheinbaum, bu kişilerin Meksika’da faaliyet göstermeleri için ‘yetkilendirilmediklerini’ söyledi. Bu durum iki olasılığı gündeme getiriyordu. Ya Sheinbaum daha önce onay verdiği bir operasyondan geri adım atıyordu ya da ABD personelinin Meksika topraklarında faaliyet gösterdiğinden habersizdi. Metnin yazarına göre, bu iki ihtimalden hiçbiri onun açısından olumlu görünmüyordu.

Başkan olarak Amlo, uyuşturucu bağlantılı şiddeti azaltmak için yeni bir yaklaşım benimsemişti. Amlo, kartellere karşı askerî operasyonları azalttı ve gençleri suç faaliyetlerinden uzaklaştırmayı amaçlayan sosyal programları artırdı. Aynı zamanda, birçok kişiyi şaşırtacak şekilde, silahlı kuvvetlerin sivil hayattaki rolünü genişletti.

Sheinbaum bu yaklaşımı daha da ileri taşıdı; 2019’da kurulan bir güvenlik gücü olan Ulusal Muhafızlar’ı (National Guard) 2025’te doğrudan Sedena’nın (Savunma Bakanlığı) bünyesine entegre etti. Morena’nın ülkenin askerîleştirilmesine yönelik politikası uluslararası kuruluşlar tarafından geniş çapta eleştirildi. Önde gelen Meksikalı gazeteci Marcela Turati, ordunun daha geniş bir şekilde sahada bulunmasının aslında şiddeti artırdığını savunuyor. Turati’nin liderliğini yaptığı bir araştırmacı gazeteciler ekibi, devlet güçlerinin, yalnızca sıradan suçluların değil kayıplara karışma vakalarında sorumluluk taşıdığı olayları kapsamlı biçimde belgeledi.

Kaybolan kişilerin aileleriyle çalışan bir insan hakları kuruluşu olan Centro Prodh’un direktörü María Luisa Aguilar Rodríguez, Ayotzinapa ailelerinin Sheinbaum ile düzenli olarak görüşmeye devam ettiğini belirtiyor. Ona göre Sheinbaum “aktivist geçmişini” ve “kökenini” her zaman vurguluyor. Amlo ile yapılan görüşmeler, onun “orduya sonuna kadar sahip çıkmaya” fazlasıyla odaklanması nedeniyle “büyük bir sürtüşme” yaşamaya başlamışken, Sheinbaum ile yapılan ilk görüşmeler daha umut vericiydi. Kendine özgü bir hamleyle, soruşturmaları yeni teknolojiler ve yeni bilimsel kanıtlarla yeniden canlandırmaktan söz etti.

Morena’nın kayıp vakaları konusunda ilerleme sağlayamaması, partinin popülaritesini azaltmadı. Birçok seçmen için, çözümsüz görünen bir soruna odaklanmak yerine, Morena renkleriyle boyanmış bir kamyonun uzak bir kasabaya gelip ücretsiz güneş panelleri kurmasına dikkat etmek daha anlamlı geliyor. Ya da eskiden yalnızca başarılı öğrencilere verilen, ancak Morena’nın tüm devlet okulu öğrencilerine genişlettiği ve okul malzemelerini almalarına yardımcı olmak için her iki ayda bir verilen desteği kullanmak.

İlgili Makaleler

Barselona’dan Yükselen Kadın Direnişi: “Kazanırsın ya da Öğrenirsin, Asla Kaybetmezsin”

25 Mayıs 2026

Hannah Spencer: Manchester’lı İşçi Bir Kadın Britanya’nın En Çok Konuşulan Seçimini Kazandı

5 Mart 2026

Depo İşçileri Direnişte: Kadın İşçilerden Kadın Örgütlerine Açık Çağrı

6 Şubat 2026

Elif Şafak, İngiliz Kraliyet Edebiyat Cemiyeti’nin Yeni Başkanı Seçildi

11 Aralık 2025

Comments are closed.

© 2026 Her Hakkı Saklıdır.
  • Eşitlik

    Nafaka Tartışmasının Ötesinde: Boşanma Sonrası Kadın Yoksulluğu ve Sosyal Devletin Sorumluluğu

    8 Haziran 2026

    AYM Süresiz Nafaka Düzenlemesini İptal Etti: Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

    7 Haziran 2026

    Kameranın Arkasındaki Eşitsizlik: Spor Fotoğrafçılığında Kadınlar Nerede?

    20 Mayıs 2026

    AB Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2026-2030: Taahhütler, Yenilikler ve Tartışmalar

    18 Mayıs 2026

    Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi: Kadın Politikası Üzerinden Bir Seçim Kampanyası

    17 Mayıs 2026
  • Barış ve Güvenlik

    Emperyal Dönüşümün Kıskacında Türkiye

    3 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    Pınar Selek’ten Yasaklanan Hafızanın Geri Dönüşü:Başkaldırmak

    14 Mayıs 2026

    Levantlı Bir Aktivist’in Hüznü: Batı’nın Yanılgısı ve Ortadoğu’nun Şehrine Sahip Çıkan Kadınları

    23 Mart 2026

    Savaşın Görünmeyen Cephesi: Kadınlar

    19 Mart 2026
  • Siyaset

    Otokratlara Karşı Macaristan’dan Dersler

    5 Haziran 2026

    Emperyal Dönüşümün Kıskacında Türkiye

    3 Haziran 2026

    Anne Hidalgo Sonrası Paris’in Seçimi Ne Olacak?

    17 Mart 2026

    Venezuela Muhalefetinin Kutuplaştırıcı Yüzü: María Corina Machado

    29 Ocak 2026

    Venezuela Krizi: Müdahale, Tepkiler ve Türkiye

    6 Ocak 2026
  • Adalet

    Çıplak Arama İnsan Onurunu Zedeler, Asla Kabul Edilemez

    15 Haziran 2026

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    EŞİK: “Yargı ve Yasama Eliyle Hayatlarımız ve Haklarımız Elimizden Alınıyor”

    11 Şubat 2026

    Pınar Selek:Feminizm Olmadan Faşizmi Aşamayız

    3 Şubat 2025

    AİHM’den Fransa’ya Kınama: Seks Evlilik Yükümlülüğü Değildir

    27 Ocak 2025
  • Emek

    Ankara’daki Öğretmen Eylemlerinde Ne Yaşanıyor? Gözaltılar, Açlık Grevi ve Ayrımcılık

    17 Haziran 2026

    Maden İşçilerinin Yürüyüşü Ankara’ya Ulaştı: Açlık Grevine Başlayan 110 İşçi Gözaltına Alındı

    21 Nisan 2026

    Depo İşçileri Direnişte: Kadın İşçilerden Kadın Örgütlerine Açık Çağrı

    6 Şubat 2026

    Türkiye: Çalışan Kadınlar İçin En Kötü Ülke

    24 Nisan 2025

    DİSK:Greve Çıkalım. Hayatı durduralım.

    9 Mart 2025
  • Kültür-Sanat

    Soft Girl’den Tradwife’a: Estetiğin Ardındaki İdeoloji

    17 Haziran 2026

    “Persepolis’in Ötesinde: Edebiyat, Sinema ve Siyasal Aktivizmle Örülü Bir Kariyer”

    10 Haziran 2026

    Elif Şafak, İngiliz Kraliyet Edebiyat Cemiyeti’nin Yeni Başkanı Seçildi

    11 Aralık 2025

    Dünyaca Ünlü Kemancı Ayla Erduran’ın Ardından

    12 Ocak 2025

    Çin’de Feminist Komedi: “Her Story” ve Kadınların Mücadelesi

    5 Ocak 2025
  • Ekoloji
  • Podcast
  • English

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.