2025 yılının Ocak ayında Donald Trump yeniden Beyaz Saray’a döndüğünden beri dünyada pek çok şey değişti. Ama en sessiz, en görünmez yıkım başta Afrikalı olmak üzere kadın örgütlerinin mücadelesine yapıldı.

Bir bütçe, bir hükümetin neye değer verdiğini söyler. Trump yönetiminin bütçesi çok net konuşuyor.
Trump yönetimi 2027 yılı için 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talep etti, mevcut harcamanın yüzde 42 fazlası, ABD tarihinin en büyük savunma bütçesi. Füze kalkanına 18 milyar dolar. Uzay kuvvetlerine 71 milyar dolar. İnsansız hava araçlarına 74 milyar dolar.
Aynı bütçede ne var? Aile planlaması programlarına sıfır dolar. Üreme sağlığı kliniklerine sıfır dolar. 41 ülkede 47,6 milyon kadına hizmet veren programlara sıfır dolar.
Bu bir öncelik meselesi değil. Bu bir tercih.
Trump yönetimi, anne ve çocuk sağlığı ile aile planlaması alanındaki USAID destekli programların yüzde doksanından fazlasını kesti. Bu fonlar, 41 ülkede 47,6 milyon kadına modern doğum kontrol yöntemi sağlıyor, 17 milyon istenmeyen hamileliği ve 34 bin gebeliğe bağlı ölümü önlüyordu.
“İnsanı Yüceltme” Adına Kadınları Susturmak
Trump bu politikalarını “Global Gag Rule” yani Küresel Susturma Kuralı‘na dayandırıyor. Ocak 2026’da Trump yönetim bu kuralı genişletti. Trump yönetimi “Protecting Human Flourishing” yani “İnsanın Gelişimini Koruma” amacıyla sunulan politika ile, yönetim yabancı sivil toplum kuruluşları, BM ajansları ve yabancı hükümetler dahil olmak üzere yaklaşık 39,8 milyar dolarlık tüm ABD sivil yardımlarını sonlandırdı.
Politikanın uygulama alanına bakıldığında tablo net: kürtaj bilgisi vermek yasak, cinsiyet eşitliği programları yasak, LGBTİ+ bireylere hizmet vermek yasak.
Bu muğlak tanımlar nedeniyle pek çok örgüt, kendi ulusal yasaları izin verse bile kadın haklarını savunmaktan, trans bireylere hizmet vermekten vazgeçmek zorunda kalıyor.
Domino Etkisi: Avrupa da Geri Çekiliyor
Bu tablo yalnızca ABD politikasının sonucu değil. Bond UK’in Ocak 2026 tarihli raporuna göre Almanya, Fransa, Kanada ve Birleşik Krallık’tan gelen kesintiler, ABD’nin USAID’i kapatmasıyla birleşerek küresel yardım miktarının 2024’e kıyasla yüzde 17 oranında düşmesine yol açtı. Avrupa hükümetleri savunma harcamalarını artırmak için baskıyla karşı karşıya; NATO’ya milyarlar aktarılırken kadın sağlık programları ilk kesilen kalemler arasında yer alıyor.
Human Right Watch’nin 4 Mayıs 2026 tarihli analizine göre bu geri çekilmenin sonuçları ağır: Dünya Sağlık Örgütü, kesintilerin anne ölümlerini azaltma hedeflerini neredeyse ulaşılamaz hale getirdiği uyarısında bulundu. Savaş bölgelerindeki tecavüz mağdurlarına acil tıbbi bakım sağlayan kliniklerin bir kısmı kapılarını kapatmak zorunda kaldı.
Refugees International’ın Şubat 2026 raporu ise tablonun cinsiyetçi boyutunu gözler önüne seriyor: Yardım kesintileri kadın ve kız çocuklarını orantısız biçimde vuruyor. Toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadele programları, güvenli barınma, psikososyal destek ve üreme sağlığı hizmetleri, insani yardım örgütleri önceliklerini yeniden belirlerken ilk kesilen programlar arasında yer alıyor.
Türkiye Bağlantısı: Uluslararası Baskı Zayıflarken
Bu tablo Türkiye için de kritik bir bağlam sunuyor. Türkiye 2021’de İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. O dönemde uluslararası baskı süreci doğrudan etkiledi. Ancak bugün küresel kadın hakları mimarisi sarsılıyor. ABD çekiliyor, Avrupa kısıtlıyor, BM mekanizmaları zayıflıyor. Bu boşlukta Türkiye’deki kadın örgütleri giderek daha yalnız bir mücadele veriyor. uluslararası fon mekanizmaları çökmüş durumda.
Direniş: Hem Sokakta Hem Kongre’de
Ama tablo yalnızca yıkımdan ibaret değil. Women’s Refugee Commission’ın Şubat 2026 raporuna göre 45 kadın ve feminist fon toplam 65,3 milyon dolarlık kayıp bildirdi. Ancak bu örgütlerin önemli bir kısmı kapılarını kapatmak yerine alternatif finansman modelleri arıyor, yerel dayanışma ağlarını güçlendiriyor.
Direniş yalnızca sahada değil. 5 Mayıs 2026’da ABD’li iki Demokrat senatör Jacky Rosen ve Jeanne Shaheen, Trump yönetiminin Küresel Susturma Kuralı’nı geçersiz kılmak için Kongre’ye yasa tasarısı sundu. Tasarı, yardım fonlarının ideolojik koşullara bağlanmasını yasaklıyor.
Kadın ve Kız Çocukları Trump Düzeninin Kurbanları
HRW Kadın Hakları Direktörü Heather Barr’ın 4 Mayıs 2026 tarihli analizinde ifade ettiği gibi Trump, “kadın ve kızların ilk kurban olduğu zalim bir yeni dünya düzeninin öncüsü.” Bu bir kaza değil, koordineli bir politika. “Aile değerleri,” “hayatı koruma,” “insanı yüceltme” söylemiyle paketleniyor ama bu dilin arkasında somut bir gerçek var: kadınlar daha az sağlık hizmetine, daha az hukuki korumaya, daha az örgütlenme kapasitesine sahip hale geliyor.“
Buna koordineli bir yanıt gerekiyor. Fon mekanizmalarını çeşitlendirmek, yerel örgütleri güçlendirmek ve uluslararası dayanışma ağlarını yeniden kurmak, bu bir seçenek değil, zorunluluk.
KAYNAKLAR
1. Human Rights Watch, 4 Mayıs 2026 — Trump Spurs Global Rollback on the Rights of Women and Girls: hrw.org
2. NPR, 29 Nisan 2026 — Trump’s Team Cuts Aid to Family Planning Programs Abroad: npr.org
3. Guttmacher Institute, Mart 2026 — Weaponizing US Foreign Aid: Trump’s New 2026 Global Gag Rule: guttmacher.org
4. Women’s Refugee Commission, Şubat 2026 — Far from Flourishing: womensrefugeecommission.org
5. Refugees International, Şubat 2026 — A Generational Collapse: refugeesinternational.org
6. Bond UK, Ocak 2026 — One Year on from Trump’s USAID Freeze: bond.org.uk
7. ABD Senatosu, 5 Mayıs 2026 — Rosen, Shaheen Introduce Bill to Overturn Trump Administration Block on Foreign Aid: rosen.senate.gov
