Close Menu
  • Eşitlik
  • Barış ve Güvenlik
  • Siyaset
  • Adalet
  • Emek
  • Kültür-Sanat
  • Ekoloji
  • Bülten Üyeliği
  • Podcast
  • english
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok Telegram
Hakkımızda
SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok Telegram
  • Eşitlik

    Kameranın Arkasındaki Eşitsizlik: Spor Fotoğrafçılığında Kadınlar Nerede?

    20 Mayıs 2026

    AB Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2026-2030: Taahhütler, Yenilikler ve Tartışmalar

    18 Mayıs 2026

    Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi: Kadın Politikası Üzerinden Bir Seçim Kampanyası

    17 Mayıs 2026

    Patriyarkanın Krizi: Erkekliğin Uyum Sorunu

    6 Mayıs 2026

    Silaha Evet, Kadına Hayır: Trump’ın Küresel Tercihi

    6 Mayıs 2026
  • Barış ve Güvenlik

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    Pınar Selek’ten Yasaklanan Hafızanın Geri Dönüşü:Başkaldırmak

    14 Mayıs 2026

    Levantlı Bir Aktivist’in Hüznü: Batı’nın Yanılgısı ve Ortadoğu’nun Şehrine Sahip Çıkan Kadınları

    23 Mart 2026

    Savaşın Görünmeyen Cephesi: Kadınlar

    19 Mart 2026

    Barış Savunucuları Rojava’da Kapsayıcı ve Barış Odaklı bir Politika İçin Israr Ediyor

    29 Ocak 2026
  • Siyaset

    Anne Hidalgo Sonrası Paris’in Seçimi Ne Olacak?

    17 Mart 2026

    Venezuela Muhalefetinin Kutuplaştırıcı Yüzü: María Corina Machado

    29 Ocak 2026

    Venezuela Krizi: Müdahale, Tepkiler ve Türkiye

    6 Ocak 2026

    Yerel Demokrasi İçin İş Birliği Çağrısı

    12 Ocak 2025

    Bakanlık: Kreşleri Kapatın CHP: Hodri Meydan; Gelin Kapatın

    26 Kasım 2024
  • Adalet

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    EŞİK: “Yargı ve Yasama Eliyle Hayatlarımız ve Haklarımız Elimizden Alınıyor”

    11 Şubat 2026

    Pınar Selek:Feminizm Olmadan Faşizmi Aşamayız

    3 Şubat 2025

    AİHM’den Fransa’ya Kınama: Seks Evlilik Yükümlülüğü Değildir

    27 Ocak 2025

    Gisèle Pelicot: Kimin Utanması Gerektiğini Dünyaya Gösteren Kadın

    24 Aralık 2024
  • Emek

    Maden İşçilerinin Yürüyüşü Ankara’ya Ulaştı: Açlık Grevine Başlayan 110 İşçi Gözaltına Alındı

    21 Nisan 2026

    Depo İşçileri Direnişte: Kadın İşçilerden Kadın Örgütlerine Açık Çağrı

    6 Şubat 2026

    Türkiye: Çalışan Kadınlar İçin En Kötü Ülke

    24 Nisan 2025

    DİSK:Greve Çıkalım. Hayatı durduralım.

    9 Mart 2025

    Yasaklamalara Rağmen Kadınlar Bizi Feminist Gece Yürüyüşü’ne Çağırıyor

    8 Mart 2025
  • Kültür-Sanat

    Elif Şafak, İngiliz Kraliyet Edebiyat Cemiyeti’nin Yeni Başkanı Seçildi

    11 Aralık 2025

    Dünyaca Ünlü Kemancı Ayla Erduran’ın Ardından

    12 Ocak 2025

    Çin’de Feminist Komedi: “Her Story” ve Kadınların Mücadelesi

    5 Ocak 2025

    Viyana Filarmoni İlk Kez Bir Kadının Bestesine Yer Verdi

    5 Ocak 2025

    Demet Değil Mehmet Olsaydım İşim Daha Kolay Olacaktı

    9 Aralık 2024
  • Ekoloji
  • Podcast
  • English
Hakkımızda
SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu

Geç Olmadan; Umudumuzu, Onurumuzu ve Demokrasiyi Savunmak 

23 Mayıs 2026 Bir Aktivistin Gözünden
Facebook Twitter WhatsApp Email

CHP için alınan Mutlak Butlan kararı sonrası üzerimize çözen umutsuzluk üzerine düşünüp yazdım. Aslında keyifli bir bayram yazısı yazmayı planlamıştım. İkisinin karışımı “Bir Aktivistin Gözünden“yazısı oldu.

Urfa Mozaik Müzesinde Ktisis tanrıçası, Yunan mitolojisinde kentlerin ve yapıların kurucu ve koruyucusu olarak bilinen bir tanrıçadır. Mozaik, Ktisis’in kentin refahını ve gelişimini simgelediği düşünülüyor. Fotoğrafı müzeyi ziyaret ettiğimde ben çektim ve bu yazıma en uygun sembol olduğunu düşündüm.

 Kendimi sürekli ısınan suyun içindeki kurbağa gibi hissediyorum.

Şu meşhur hikayede anlatıldığı gibi su bir anda kaynatılırsa kurbağa refleks gösterir ve dışarı sıçrar. Ama su yavaş yavaş ısıtılırsa, yaklaşan ölümü fark etmeden hareketsizleşir. Tehlikeyi yeni normal sanır. Sonunda ise artık sıçrayacak gücü kalmaz. 

İşte bu sonun başlagıcında olan kurbağa gibi hissediyorum

Gezi hareketinden beri memleketin suyu kontrollü bir şekilde sürekli ısıtılıyor ve biz bu ülkenin bütün vatandaşları, hikayedeki kurbağa gibi, giderek yavaşlıyoruz, aksiyon alma yetimizi kaybediyoruz, umutlarımızı kendimizden çok bir kişi ve kuruma bağlıyoruz. O kişi ve kurum da elimizden alınınca kaybettiğimizi anlıyoruz, kahroluyuz, umutsuz oluyoruz. 

“Biz bir birey olarak ne yapabiliriz ki?” diye düşünüyoruz, ve sıçramadan izlemeye devam ediyoruz. 

On yıl önce muhalif siyasetçiler Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi parti başkanlığı yapmış kişilerin hapse atılmasıyla başlayan süreçte, Gezi’nin hesabını sormak üzere Osman Kavala 8 yıldır içeride tutuluyor. Ardından diğer Gezi tutukluları Çiğdem, Mine, Can, Tayfun dört yıldır tutuklu. Seçilmiş belediye başkanlarına kayyumlar atandı. Onlarca muhalif gazeteci tutuklandı, muhalif kanallar kapatıldı veya kayyum atandı. Bir gecede kadına yönelik şiddetin hukuksal dayanağı olan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldı. Boğaziçi Üniversitesi hedefe kondu, kayyum rektör atandı ve bir kurumun içi boşaltıldı. İki gün önce 30 yıllık bir Bilgi Üniversitesi iki satırlık bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kapatıldı.

Ve toplum yavaş yavaş bütün bunlara alıştı.

Her yeni hukuksuzluk bir sonrakini mümkün hale getirdi.

Ana muhalefet partisi bütün bu koşullara rağmen yerel seçimlerde iktidara karşı başarı kazanabildi. Ama bu başarı iktidarı kaybetmeye yol açmasın diye muhalefet partisinin iktidarı en rahatsız eden siyasetçisi Ekrem İmamoğlu’nun önce 30 yıllık diploması iptal edildi, sonra asılsız iftiralar ile tutuklandı. CHP’nin değişimini sağlayan diğer lideri Özgür Özel mücadeleye devam edince bu kez Türkiye’nin en eski politik kurumu olan 100 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmak veya yönetimi işlevsiz hale getirilmek üzere siyasallaşmış bir yargı mekanizması devreye sokuldu.

Otoriterlik de yeni bir aşamaya gelindi. 

Bu saldırılar ile toplumun otoriter Erdoğan iktidarına karşı en büyük umudu elinden alınmaya çalışılıyor. Otoriterlik de yeni bir aşamaya gelindi. 

Sanırım artık suyun kaynama noktasına en yakın yerdeyiz.

Eğer şimdi bu otoriterleşme döngüsünün dışına birlikte sıçrayamazsak, yalnızca CHP’yi değil; toplumun demokrasiye, eşit yurttaşlığa ve onurlu yaşama dair son inancını da kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.

Erdoğan’ın yargıyı siyasi bir aparat olarak kullanarak CHP’ye yaptığı siyasi darbe sadece CHP’ye değil, Türkiye’de onurlu yaşamak isteyen herkese yapıldı.

Bu darbe; demokratik ve özgür bir ülkede yaşamak isteyen gençlere, eşitlik talep eden, şiddetsiz bir hayat talep eden kadınlara, hayat tarzına müdahale edilmeden yaşamak isteyen LGBTQ+ bireylere, güvenceli bir gelecek isteyen emekçilere, farklı kimliklerin birlikte yaşayabileceği demokratik bir ülkeye inanan barış talep eden Kürtlere, özgürce yazmak, söylemek, konuşmak isteyen gazetecilere, özgürce eğitim vermek isteyen akademisyenlere de yapıldı.

Otoriter rejimlerin hedefinin yalnızca muhalefeti zayıflatmak olmadığını, toplumun en küçük umudu bile yeşertme kapasitesini de zayıflatmak istediğini biliyoruz ve bunu bizzat yaşıyoruz.

Diğer otoriterler gibi Erdoğan da insanların siyasetten uzaklaşmasını, korkmasını, kendilerini yalnız ve zayıf hissetmesini istiyor. Politikaya, desteklediğimiz partiye, desteklediğimiz siyasetçiye güvenimizin azalmasını hedefliyor.

Utanarak Söylüyorum; Korkuyorum

Sadece muhalefeti değil, sivil toplumu ve toplumsal dayanışma ağlarını da etkisiz hale getirmek istiyor. Korku yoluyla sivil hareket alanını daraltmaya çalışıyor. En küçük bir eleştiri yapan Türkiye’nin en büyük iş dünyası örgütlerinin nasıl susturulduğunu gördük. Ses çıkaran sanatçıların nasıl sistematik itibarsızlaştırma kampanyalarına maruz bırakıldığını biliyoruz.

Ve belki de en acısı şu: Bizler de sivil toplumun içinde insanlar olarak artık bazen yazarken bile çekiniyoruz. Yazmaya utansam, korkmayı kendime yakıştırmasam bile itiraf edeyim korkuyorum. 

Kendisi kaybederken bize de kaybettirmek istiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne yapmak istiyor sorusuna cevabım net; kendisi kaybederken bize de kaybettirmek istiyor. Memleketimizin geleceğine olan güvenimizi, umudumuzu elimizden almak istiyor.

Belki de Erdoğan bizden daha çok korkuyor.

Umudumuzu Hala Elimizden Alamadılar

Ama biz Türkiye toplumu olarak hâlâ bütünüyle teslim olmadık. Suyun ısındığının farkında olsak da umudumuzu hâlâ elimizden alamadılar.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından on binlerce insanın sokaklara çıktığı, gençlerin protestolarda ön safta yer aldığı, toplumun geniş kesimlerinin adalet talebini sürdürdüğü bir Türkiye hâlâ var. Yapılan kamuoyu yoklamalarında Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi iki politikacının Recep Tayyip Erdoğan’ı sandıkta yenebileceğinin görülmesi de toplumdaki direnişin önemli bir göstergesi. 

İşte bunu gören Erdoğan bu direnişi kaynağından bitirmek istiyor. 

Memlekette önümüzdeki hafta Kurban Bayramı var.  Bu topraklarda bayramlar insanların yaşamı birlikte kutlandığı zamanlardır. Küslerin barıştığı, toplumsal huzurun yaşandığı bayramlara bu yıl küskün ve umutsuz giriyoruz. 

Ama öte tarafta ihtiyacımız olan güveni ve cesareti bu bayramda bulma şansımız da var. Durup düşünme, ailemizden, sevdiklerimizden alacağımız sevgi ve şefkat ile küskünlüğümüzü atabilir, umudumuzu yeniden yeşertebiliriz. 

Bu ülkenin aktif vatandaşları olarak güvenimizi toplamalıyız. 

Sivil itirazımızı örgütlü bir şekilde yükseltmenin yollarını bulmalı, hepimiz birer demokrasi savunucu olmalıyız. 

Yoksa hikayedeki Kurbağa gibi bütün hislerimizi kaybedip öldüğümüzü bile anlamadan yaşıyor gibi yapacağız.

İyi bayramlar 

Gülseren Onanç

İlgili Makaleler

Ayla Öğretmenin Kanatları ve Ergen Erkek Şiddetinin Temeli 

22 Nisan 2026

Birlikte Yürüyen Kadınlar, Daha Güvenli Şehir

9 Nisan 2026

“This Country Needs Unity and Love”: A Woman’s Language of Peace Following an Assassination

8 Nisan 2026

Levantlı Bir Aktivist’in Hüznü: Batı’nın Yanılgısı ve Ortadoğu’nun Şehrine Sahip Çıkan Kadınları

23 Mart 2026

Comments are closed.

© 2026 Her Hakkı Saklıdır.
  • Eşitlik

    Kameranın Arkasındaki Eşitsizlik: Spor Fotoğrafçılığında Kadınlar Nerede?

    20 Mayıs 2026

    AB Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi 2026-2030: Taahhütler, Yenilikler ve Tartışmalar

    18 Mayıs 2026

    Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi: Kadın Politikası Üzerinden Bir Seçim Kampanyası

    17 Mayıs 2026

    Patriyarkanın Krizi: Erkekliğin Uyum Sorunu

    6 Mayıs 2026

    Silaha Evet, Kadına Hayır: Trump’ın Küresel Tercihi

    6 Mayıs 2026
  • Barış ve Güvenlik

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    Pınar Selek’ten Yasaklanan Hafızanın Geri Dönüşü:Başkaldırmak

    14 Mayıs 2026

    Levantlı Bir Aktivist’in Hüznü: Batı’nın Yanılgısı ve Ortadoğu’nun Şehrine Sahip Çıkan Kadınları

    23 Mart 2026

    Savaşın Görünmeyen Cephesi: Kadınlar

    19 Mart 2026

    Barış Savunucuları Rojava’da Kapsayıcı ve Barış Odaklı bir Politika İçin Israr Ediyor

    29 Ocak 2026
  • Siyaset

    Anne Hidalgo Sonrası Paris’in Seçimi Ne Olacak?

    17 Mart 2026

    Venezuela Muhalefetinin Kutuplaştırıcı Yüzü: María Corina Machado

    29 Ocak 2026

    Venezuela Krizi: Müdahale, Tepkiler ve Türkiye

    6 Ocak 2026

    Yerel Demokrasi İçin İş Birliği Çağrısı

    12 Ocak 2025

    Bakanlık: Kreşleri Kapatın CHP: Hodri Meydan; Gelin Kapatın

    26 Kasım 2024
  • Adalet

    Denizde Filistin İçin Direniş: Filistin Özgür Olmadan Kimse Özgür Değildir

    19 Mayıs 2026

    EŞİK: “Yargı ve Yasama Eliyle Hayatlarımız ve Haklarımız Elimizden Alınıyor”

    11 Şubat 2026

    Pınar Selek:Feminizm Olmadan Faşizmi Aşamayız

    3 Şubat 2025

    AİHM’den Fransa’ya Kınama: Seks Evlilik Yükümlülüğü Değildir

    27 Ocak 2025

    Gisèle Pelicot: Kimin Utanması Gerektiğini Dünyaya Gösteren Kadın

    24 Aralık 2024
  • Emek

    Maden İşçilerinin Yürüyüşü Ankara’ya Ulaştı: Açlık Grevine Başlayan 110 İşçi Gözaltına Alındı

    21 Nisan 2026

    Depo İşçileri Direnişte: Kadın İşçilerden Kadın Örgütlerine Açık Çağrı

    6 Şubat 2026

    Türkiye: Çalışan Kadınlar İçin En Kötü Ülke

    24 Nisan 2025

    DİSK:Greve Çıkalım. Hayatı durduralım.

    9 Mart 2025

    Yasaklamalara Rağmen Kadınlar Bizi Feminist Gece Yürüyüşü’ne Çağırıyor

    8 Mart 2025
  • Kültür-Sanat

    Elif Şafak, İngiliz Kraliyet Edebiyat Cemiyeti’nin Yeni Başkanı Seçildi

    11 Aralık 2025

    Dünyaca Ünlü Kemancı Ayla Erduran’ın Ardından

    12 Ocak 2025

    Çin’de Feminist Komedi: “Her Story” ve Kadınların Mücadelesi

    5 Ocak 2025

    Viyana Filarmoni İlk Kez Bir Kadının Bestesine Yer Verdi

    5 Ocak 2025

    Demet Değil Mehmet Olsaydım İşim Daha Kolay Olacaktı

    9 Aralık 2024
  • Ekoloji
  • Podcast
  • English

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.